Mesut Fidançiçek
Mesut Fidançiçek yazdı; Sur'daki soruna neşter; İdare-i maslahattan kesin çözüme
Diyarbakır Suriçi, uzunca bir süredir kentsel bir kaosun; "kaldırım hakkı gaspının" kuşatması altında.
Geçen yıl görünür olan, her geçen gün büyüyen ve geçtiğimiz Kurban Bayramı’nda doruk noktasına ulaşarak kenti yürünemez hale getiren kaldırım işgalleri meselesi yerel basının ısrarlı yaklaşımıyla görünür oldu.
Nihayet, hareketliliğin arttığı bayram öncesi ve sırasında zirveye ulaşan o büyük kentsel felajetin ardından Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanları Serra Bucak ve Doğan Hatun ile Sur Belediyesi Eşbaşkanları, Cemil Paşa Konağı’nda kameraların karşısına geçerek bir basın toplantısı düzenlediler.
Öncesinde eşbaşkanların alana inerek esnaflarla yaptıkları birebir görüşmelerin ardından yapılan basın açıklaması önemliydi.
Toplantının özet başlığı, "Ortak yaşamı koruma çalışması, kamusal alanları yayalara açmak” oldu. "Diyalog", "uzlaşı", "ortak akıl" gibi klişe kelimelerin altını dolduran bir bilgilendirme yapılmaya çalışıldı.
Eşbaşkan Bucak, toplantıda maelen şu ifadeyi kullandı: "Geçen seneden bu yana sürdürülebilir ikna çalışmaları yapıyorduk. Ancak bayramda yaşanan büyük kaosu hep birlikte görünce herkes hemfikir oldu."
İşte tam bu noktada sormak gerekiyor: Yerel yönetim, kentteki yasaları ve kaldırım hakkını uygulamak için esnafın ya da seyyar satıcının "ikna olmasını" mı bekler, yoksa kamusal alanın hukukunu tavizsiz bir şekilde korur mu?
Geçen yıldan beri süren bu "ikna" turları, aslında sorunu çözmek yerine zamana yaymaktan, tabiri caizse "idare-i maslahat" yapmaktan başka işe yaramadı.
Kent, binlerce turisti ağırlarken bayramda kendi insanına ve ziyaretçilere dar edildi.
Belediye, şimdi sahaya zabıta ekipleri sürdüğünü ve iki vardiya halinde sürekli bir denetim yaptığını/yapacağını söylüyor. Ayrıca muhtarlardan, meclis üyelerinden ve parti örgütlerinden oluşan 8 kişilik bir "Ortak Komisyon" kurulduğu söyleniyor.
Ancak anladığımız kadarıyla bu çalışmanın içinde Diyarbakır Esnaf Sanatkar Odaları Birliği bileşenleri ile Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası yok. (Şeyhmus Diken’in dikkatiyle)
Esnafın temsiliyetinde önemli iki çatı örgütü neden yok?
Böylesi bir sorun sadece belediyenin değil. Tüm partilerin, iş odaklı iki sivil toplum örgütü ve kamu kurumlarının da olaya müdahil olması; meseleyi idari bir denetim olmaktan çıkarıp toplumsal bir mütabakat zeminine çeker.
Serra Başkanın dediği gibi kent yoksulluğundan kaynaklı hassasiyetler de olsa; yapılanların "kırıp dökmemek" adına yapılıyor olması, ne yazık ki kentin disiplinini yok ediyor.
Yazıyı uzatmamak adına Feridun Çelik döneminde Sur diplerindeki işyerlerinin boşaltılması gibi tarihi bir kararı hatırlatayım.
Mesut Fidançiçek yazdı; Diyarbakır'da şiddet sıradanlaşıyor
26 Temmuz 2026 Pazar 18:12Mesut Fidançiçek Yazdı | DEDAŞ’ın Reklam Filmi; Gözümüz Gerçekten Aydın mı?
25 Temmuz 2026 Cumartesi 01:31Mesut Fidançiçek Yazdı | Yer Diyarbakır; Adalet ve Akçeli İşler
19 Temmuz 2026 Pazar 01:39Mesut Fidançiçek yazdı | Kaçak suyun peşinde; DİSKİ’den ihbar çağrısı
16 Temmuz 2026 Perşembe 00:18Mesut Fidançiçek yazdı | Bu ne yaman çelişki anne? Beştepe’de ‘Kum Gibi’, Bursa’da tehdit!
13 Temmuz 2026 Pazartesi 00:26Mesut Fidançiçek yazdı | Yine eksildik; Kadir Abi Gitti…
27 Haziran 2026 Cumartesi 23:39Mesut Fidançiçek yazdı | Suyun akışını değiştiren rant: Diyarbakır nereye gidiyor?
22 Haziran 2026 Pazartesi 00:09Mesut Fidançiçek yazdı: Diyarbakır’ın tefecilik belası ve Resul Koluman vakası
10 Haziran 2026 Çarşamba 17:20Mesut Fidançiçek yazdı | Rahmi Koç; Bir fıkranın ardındaki karanlık
07 Haziran 2026 Pazar 00:25Mesut Fidançiçek yazdı; Diyarbakır’da çürümüşlüğün ayak izleri
03 Haziran 2026 Çarşamba 01:09
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.