Mesut Fidançiçek

Mesut Fidançiçek

Mesut Fidançiçek Yazdı | DEDAŞ’ın Reklam Filmi; Gözümüz Gerçekten Aydın mı?

DEDAŞ, geçtiğimiz günlerde Türk futbolunun renkli ismi Yılmaz Vural’ın başrolünde yer aldığı "Gözün Aydın" başlıklı yeni reklam kampanyasını duyurdu. Senaryoya göre, (bir dönem Diyarbakırspor teknik direktörlüğü yapan) Yılmaz Vural, gece vakti Diyarbakır’a geliyor; sokakların o kadar parlak ve "aydınlık" olduğunu görüyor ki gözü kamaşmasın diye güneş gözlüğü takmak zorunda kalıyor. Kebapçıdan düğün meydanına kadar herkesin güneş gözlüğü taktığı neşeli, ışıltılı ve lüks prodüksiyonlu bir görsel şölen izliyoruz.

Ancak ekranı kapatıp gözümüzü alan gerçekliğine çevirdiğimizde karşılaştığımız tablo, o ışıltılı dünyayla ne kadar örtüşüyor?

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, sosyal medya hesabından tam da bu çelişkiye parmak basan manidar bir paylaşım yaptı. Akça, reklam filmindeki neşeli seslendirmeyi alıp Diyarbakır’ın zifiri karanlık sokaklarının görüntüsü üzerine bindirdi. Tek bir kurgu hamlesiyle, sahadaki acı gerçeklik ile halkla ilişkiler illüzyonu arasındaki uçurumu gözler önüne serdi.

Nitekim Sur ilçesinde gerçekleştirilen basın açıklaması da durumun münferit bir sosyal medya eleştirisinden ibaret olmadığını kanıtlar nitelikteydi. DEM Parti İl Örgütü, kentin milletvekilleri ve mahalle muhtarlarının katılımıyla yapılan açıklamada altı çizilen husus son derece hayatiydi: Elektrik kesintileri ve yetersiz sokak aydınlatmaları yalnızca teknik bir altyapı aksaklığı değil; doğrudan güvenlik, halk sağlığı ve yaşam kalitesi meselesidir. Karanlığa mahkûm edilen sokaklarda esnaf kepenk kapatmakta, kadınlar ve çocuklar akşam saatlerinde sokağa çıkmaya çekinmekte, yaşlılar ve hastalar mağdur olmaktadır.

Şirketin algı yönetimi ile saha gerçekliği arasındaki çelişki elbette sadece kent merkezleriyle de sınırlı değil. Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde üretimin ve yaşamın can damarı olan çiftçiler; yıllardır süregelen elektrik kesintileri, yüksek faturalar ve tam sulama dönemlerine denk gelen kısıtlamalarla mücadele ediyor.

Üstelik devlet, şirket rahat çalışsın diye tüm imkânlarını seferber etmiş durumda. Dar gelirli vatandaşlara sunulan elektrik sübvansiyonlarının yanı sıra; Bölgesel Yatırım Teşvik Sistemi (6. Bölge) kapsamındaki KDV istisnası, SGK primi desteği, indirimli kurumlar vergisi, altyapı ekipmanları ve sayaçlardaki gümrük vergisi muafiyetleriyle adeta tüm kapılar DEDAŞ’a açılıyor. Fakat böylesine desteklenen bir yapının, asli yükümlülüklerini bize bir "velinimet" gibi sunması anlaşılır gibi değil.

Bölgedeki yatırımları için her alanda kollanan bir kurumun; Yılmaz Vural gibi bir isme bu reklam filmi için ne kadar telif ve oyunculuk ücreti ödediğini ve böyle bir imaj tazelemesine neden ihtiyaç duyduğunu şahsen merak ediyorum.

Görkemli lansmanlar, şaşaalı galalar ve kurulan gösterişli "deneyim alanları" için harcanan bütçe tam olarak ne kadardır? Şebeke yenileme, kesintisiz enerji sağlama ve altyapıyı güçlendirme yatırımları dururken; bu kaynakların PR kampanyalarına aktarılması ne kadar rasyoneldir?

Aydınlatma yatırımlarının yapılması ve enerji verimliliği yüksek LED sistemlere geçilmesi elbette kıymetlidir; ancak bu zaten bölgeden kazanç sağlayan bir şirketin en temel görevidir. Aydınlatma; sadece göz alıcı reklam filmlerinde ya da protokol güzergâhlarında değil, kentin en ücra sokağında, çiftçinin tarlasında ve mutfaktaki lambada hissedildiği zaman bir anlam kazanır.

Bölgeden yüksek kazançlar elde etmesine rağmen adı sürekli aksaklıklarla anılan bir şirketin, asli görevini kamuoyuna büyük bir lütuf gibi sunması ve sahadaki gerçeklerle tezat oluşturan bu yaklaşımı akıl alır gibi değildir.

Şirketlerin asıl "göz aydınlatacak" başarısı, yüksek bütçeli reklam kampanyalarında değil; kendi kâr marjlarından fedakârlık ederek adil, kesintisiz ve kaliteli elektrik hizmeti sundukları gün tescillenecektir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mesut Fidançiçek Arşivi