Mesut Fidançiçek
Mesut Fidançiçek yazdı | Yine eksildik; Kadir Abi Gitti…
Bazı insanlar ölmez; biz eksiliriz aslında.
Dün Ahmet Kaya, Edip Akbayram, bugün Kadir İnanır…
Kahramanlarımıza kendimizde olmayan anlamlar yükleriz.
Kadir İnanır'ın ardından günlerdir herkes bir şeyler söylüyor. Kimi siyasetini konuşuyor, kimi Akil İnsanlar sürecini, kimi hangi mahalleye daha yakın durduğuna dem vuruyor…
Bense, haksızlığa uğrayan bir adamın sonunda ayağa kalkacağını bildiğim zalimi susturan, mazlumu cesaretlendiren o sahneleri hatırladım.
Kadir İnanır yalnızca filmlerdeki karekterleri oynamadı, onlara ruh verdi, kişiliğini yükledi.
Belki de bir kuşağın adalet duygusunu, aşkı, ezilmişliği anlattı.
Onu hiçbir zaman sadece Tatar Ramazan olarak sevmedik.
Bazen bir işçiydi, bazen toprağını vermeyen bir köylü, bazen sevdiği için kendinden vazgeçen Cemşitdi…
Ama hepsinde değişmeyen tek şey vardı.
Hep güçsüzün yanındaydı; hep haksızlığa karşı ayağa kalkan adamdı.
Belki de bu yüzden yalnızca ideolojik kodlara rağmen solcuların, ülkücülerin, muhafazakârların, Kürtlerin, Türklerin de "Kadir Abi"si oldu.
Çünkü insanlar ideolojileri değil, ahlakı, vicdanı, insanca duruşu hatırlar.
Müsavat Dervişoğlu'nun cenaze sonrası kurduğu cümle bu yüzden memleketi anlatan bir itiraftı belki de.
Bazı insanlar ideolojik, inançsal kimliklerinden önce duruşlarıyla hayatımıza dokunurlar.
Kadir İnanır onlardan biriydi.
Bugün arkasından milyonlarca insanın üzülmesinin nedeni sadece büyük bir oyuncunun ölümü değil.
Onurlu duruşun yavaş yavaş aramızdan çekildiğini hissetmemizdir belki de.
Eskiden filmlerde kötüler güçlüydü ama sonunda mutlaka kaybettikleri romantik bir son vardı. Kendimizi kandırdığımız bir yalan dünya senfonisi…
Bugün yine kötüler kazanıyor diye değil, iyilerin azaldığını düşündüğümüz için hüzünlüyüz.
Belki de Kadir İnanır'ın ardından en çok bunun için ağlıyoruz.
Çünkü onun filmlerinde, ne olursa olsun bir gün mutlaka biri çıkacak ve "Ben bu oyunu bozarım." diyecekti.
Şimdi o ses de sustu.
Mesut Fidançiçek yazdı | Suyun akışını değiştiren rant: Diyarbakır nereye gidiyor?
22 Haziran 2026 Pazartesi 00:09Mesut Fidançiçek yazdı; Sur'daki soruna neşter; İdare-i maslahattan kesin çözüme
13 Haziran 2026 Cumartesi 01:42Mesut Fidançiçek yazdı: Diyarbakır’ın tefecilik belası ve Resul Koluman vakası
10 Haziran 2026 Çarşamba 17:20Mesut Fidançiçek yazdı | Rahmi Koç; Bir fıkranın ardındaki karanlık
07 Haziran 2026 Pazar 00:25Mesut Fidançiçek yazdı; Diyarbakır’da çürümüşlüğün ayak izleri
03 Haziran 2026 Çarşamba 01:09Mesut Fidançiçek yazdı | Caddeler, kaldırımlar kimin? Diyarbakır’da "yaya" olabilme mücadelesi
01 Haziran 2026 Pazartesi 05:06Mesut Fidançiçek yazdı | Bir aidiyet meselesi; Trabzonspor mu, Amedspor mu?
25 Mayıs 2026 Pazartesi 17:42Mesut Fidançiçek yazdı | Mem Ararat ve Kom Müzik gerilimi; Kim haklı?
21 Mayıs 2026 Perşembe 19:00Mesut Fidançiçek yazdı: Amedspor ve toplumun normalleşmesi
05 Mayıs 2026 Salı 17:01Mesut Fidançiçek yazdı: Şehrin heyulası ve geçkin acılar
26 Ekim 2022 Çarşamba 01:00
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.