Mesut Fidançiçek
Mesut Fidançiçek yazdı; Diyarbakır'da şiddet sıradanlaşıyor
Diyarbakır'da yine silahlar konuştu.
Bu kez sadece husumetin tarafları değil, olayla hiçbir ilgisi olmayan bir gazeteci de kurşunların hedefi oldu. Gazeteci ve yazar Mürsel Acay, tesadüfen bulunduğu noktada kendisine isabet eden kurşunla yaralandı ve ameliyata alındı.
Aslında olayın en çarpıcı tarafı da tam burada.
Çünkü mesele artık yalnızca iki kişi arasındaki kavga, birilerinin hesaplaşması ya da polisiye bir vaka olmaktan çıkıyor. Sokaktan geçen, işine giden, alışveriş yapan, herkes kendisini bir anda silahların ortasında bulabiliyor.
Son yıllarda Diyarbakır'da silahlı saldırılar neredeyse sıradan haberler haline geldi. Bir kafede, bir düğünde, bir iş yerinde, caddenin ortasında ya da trafikte, sokakta...
Olayların adresi değişiyor ama sonuç değişmiyor. Yaralanan, hayatını kaybeden masum insanlar ve ortaya çıkan güvensizlik hali.
Daha da düşündürücü olan ise toplumun buna alışmaya başlaması.
Bir silahlı saldırı haberi artık birkaç saat konuşuluyor, ardından yenisi geliyor. Oysa her olay, kentin güvenlik algısından bir parça daha eksiltiyor.
Bugün yaralanan bir gazeteci oldu; Yarın aynı noktada bir öğrenci, bir çocuk, bir sağlık çalışanı ya da otobüs bekleyen herhangi bir vatandaş olabilir.
İnsanların aklındaki soru çok basit: "Ben sokağa çıktığımda gerçekten güvende miyim?"
Elbette güvenlik güçleri olayların faillerini yakalamak için çalışma yürütüyor. Ancak toplumun beklentisi yalnızca saldırganların olaydan sonra yakalanması değil; bu saldırıların yaşanmaması, ruhsatsız silahların dolaşımının engellenmesi ve insanların kendilerini güvende hissedebilecekleri bir şehir ortamının oluşturulması.
Diyarbakır, son yıllarda turizmde, kültürde ve ekonomide yeniden ayağa kalkmaya çalışan bir kent. Sokaklarında turistlerin dolaştığı, kafelerin dolduğu, gençlerin umut kurduğu bir şehirden söz ediyoruz.
Fakat silah sesleri bu umutların en büyük düşmanı.
Bir kentin gelişmesi yalnızca yeni yatırımlarla olmaz. İnsanların korkmadan yürüyebildiği, çocuklarını endişe duymadan sokağa gönderebildiği bir güven ortamı da en az ekonomik kalkınma kadar önemlidir.
Gazeteci Mürsel Acay'ın yaralanması, aslında hepimize yöneltilmiş sessiz bir uyarıdır.
Bugün kurşun bir gazeteciyi yaraladı, daha önce bir gencin ölümüne neden oldu.
Yarın kimi bulacağını ise kimse bilmiyor.
İşte tam da bu nedenle Diyarbakır'da artık sadece saldırıları değil, saldırıları mümkün kılan koşulları da konuşmanın zamanı gelmiştir.
Mesut Fidançiçek Yazdı | DEDAŞ’ın Reklam Filmi; Gözümüz Gerçekten Aydın mı?
25 Temmuz 2026 Cumartesi 01:31Mesut Fidançiçek Yazdı | Yer Diyarbakır; Adalet ve Akçeli İşler
19 Temmuz 2026 Pazar 01:39Mesut Fidançiçek yazdı | Kaçak suyun peşinde; DİSKİ’den ihbar çağrısı
16 Temmuz 2026 Perşembe 00:18Mesut Fidançiçek yazdı | Bu ne yaman çelişki anne? Beştepe’de ‘Kum Gibi’, Bursa’da tehdit!
13 Temmuz 2026 Pazartesi 00:26Mesut Fidançiçek yazdı | Yine eksildik; Kadir Abi Gitti…
27 Haziran 2026 Cumartesi 23:39Mesut Fidançiçek yazdı | Suyun akışını değiştiren rant: Diyarbakır nereye gidiyor?
22 Haziran 2026 Pazartesi 00:09Mesut Fidançiçek yazdı; Sur'daki soruna neşter; İdare-i maslahattan kesin çözüme
13 Haziran 2026 Cumartesi 01:42Mesut Fidançiçek yazdı: Diyarbakır’ın tefecilik belası ve Resul Koluman vakası
10 Haziran 2026 Çarşamba 17:20Mesut Fidançiçek yazdı | Rahmi Koç; Bir fıkranın ardındaki karanlık
07 Haziran 2026 Pazar 00:25Mesut Fidançiçek yazdı; Diyarbakır’da çürümüşlüğün ayak izleri
03 Haziran 2026 Çarşamba 01:09
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.