Diyaarbakır'daki Serin-2 Apartmanı davasında yeni bilirkişi raporunda çarpıcı tespitler
Diyarbakır’da 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde yıkılan Serin-2 Apartmanı davasında yeni bir bilirkişi raporu hazırlandı.
Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin talebi üzerine Ankara ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden oluşturulan dört kişilik heyetin hazırladığı rapor dava dosyasına girdi.
Raporda, binanın yıkılmasına ilişkin daha önceki incelemelerde gündeme gelen beton kalitesi, donatı uygulamaları, taşıyıcı sistem ve kolon kesilmesi iddiaları ayrıntılı biçimde değerlendirildi.
Rapora göre binanın altında bulunan iş yerlerinden birinde taşıyıcı sisteme ait bir kolonun sonradan kesildiği dosya kapsamındaki bulgulardan anlaşılıyor. Ancak bilirkişi heyeti, yıkımın tek bir nedene bağlanamayacağı, yapım aşamasındaki ağır kusurlar ile sonradan yapılan müdahalelerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği sonucuna vardı.
“Taşıyıcı kolon sonradan kesildi”
Yeni raporun sonuç bölümünde, “Binanın taşıyıcı sistemine ait bir kolonun sonradan kesildiği dosya kapsamındaki bulgulardan açıkça anlaşılmaktadır” değerlendirmesi yer aldı.
Bilirkişi heyetine göre taşıyıcı kolonun kesilmesi, binanın düşey ve yatay yük taşıma kapasitesini azaltıyor. Bu müdahalenin taşıyıcı sistemin yük aktarım düzenini değiştirdiği ve özellikle deprem sırasında komşu taşıyıcı elemanlarda ilave zorlanmalara yol açtığı belirtildi.
Raporda, kolonun kesilmesini gerçekleştiren, yaptıran veya bu işleme karar veren kişi ya da kişilerin, binanın deprem direncinin azalmasına doğrudan katkıda bulunmaları nedeniyle önemli düzeyde teknik sorumluluk taşıdığı ifade edildi.
Bununla birlikte bilirkişi heyeti, kolon kesilmesine ilişkin sorumluluğun, binanın yapım aşamasındaki malzeme ve uygulama kusurlarından kaynaklanan sorumluluktan daha düşük düzeyde olduğu değerlendirmesini yaptı.

En yüksek teknik sorumluluk kimlere verildi?
Bilirkişi raporunda, binada tespit edilen malzeme, uygulama ve taşıyıcı sistem yetersizlikleri dikkate alınarak, yıkımla ilgili en yüksek teknik sorumluluğun yapım ve uygulama aşamasındaki ağır malzeme ve donatı kusurlarından sorumlu kişilerde olduğu belirtildi.
Raporda bu kapsamda fenni mesul, sürveyan, şantiye şefi ve bina müteahhidine işaret edildi.
Statik proje müellifi ile projenin teknik yönden incelenmesi ve onaylanmasında görevli kişi veya mercilerin sorumluluğu ise raporda daha sınırlı ve ikincil düzeyde değerlendirildi.
Bilirkişi heyeti, binanın yıkılmasının tek bir kusur veya ihmalden kaynaklanmadığı kanaatine vardı.
Raporda; uygulama, taşıyıcı sistem ve sonradan yapılan müdahalelerin binanın deprem direncini azalttığı ve meydana gelen sonuca katkıda bulunduğu değerlendirmesi yapıldı.
Beton kalitesi ve donatı uygulamalarında ciddi sorunlar
Yeni bilirkişi raporunda yalnızca kolon kesilmesi değil, binanın yapımındaki teknik eksiklikler de ele alındı.
Rapora göre binada statik projede öngörülen donatı detaylarına uyulmadı. Etriye aralıkları ve kanca detaylarının yürürlükteki yönetmelik hükümlerine aykırı uygulandığı belirtildi.
Ayrıca taşıyıcı elemanlarda ciddi ölçüde düşük kaliteli beton kullanıldığı tespitine yer verildi.
Bilirkişi heyeti, söz konusu eksikliklerin binanın deprem sırasında ağır hasar görmesine ve yıkılmasına önemli ölçüde katkıda bulunduğu değerlendirmesini yaptı.
Yol çalışmaları binayı zayıflattı mı?
Serin-2 Apartmanı davasında daha önce gündeme gelen konulardan biri de binanın yaklaşık 19 metre yakınında gerçekleştirilen yol ve alt geçit çalışmalarıydı.
Yeni bilirkişi raporunda, bu çalışmaların binanın temel sistemini veya deprem dayanımını olumsuz etkileyip etkilemediği de incelendi.
Heyet; binanın temel seviyesini, kazı alanına uzaklığını, kazının geometrisini ve bölgedeki zemin koşullarını birlikte değerlendirdi.
Sonuç olarak, gerçekleştirilen kazının binanın temelini veya temel altındaki zemini zayıflatacak nitelikte olmadığı kanaatine varıldı.
Raporda, incelemeler sırasında bu değerlendirmeyi değiştirecek herhangi bir teknik bulguya da rastlanmadığı belirtildi.
Ayrıca yol çalışmaları sırasında kullanılan araç ve kamyonların oluşturduğu titreşimlerin, binanın temelinde veya taşıyıcı sisteminde deprem direncini azaltacak ölçüde hasara yol açtığını gösteren herhangi bir tespit bulunmadığı kaydedildi.
Rapora göre çalışma kapsamında oluşan titreşimler, temel çevresinde gözlenen nem veya sınırlı su akışı da binanın temel ya da taşıyıcı sistemini deprem direncini anlamlı ölçüde azaltacak seviyede zayıflattığını gösteren teknik bir bulgu oluşturmuyor.
Daha önce üç ayrı bilirkişi raporu hazırlanmıştı
Serin-2 Apartmanı’nın yıkılmasıyla ilgili soruşturma kapsamında daha önce de farklı üniversitelerden akademisyenlerin yer aldığı heyetler tarafından üç ayrı bilirkişi raporu hazırlanmıştı.
Bu raporlar, Fırat Üniversitesi, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi ve Dicle Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Bölümü akademisyenlerinin oluşturduğu heyetler tarafından hazırlanmıştı.
Son rapor ise Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nin talebi üzerine Ankara ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nden oluşturulan dört kişilik heyet tarafından hazırlandı.
Mağdur avukatı: “Kolon kesme iddiamız raporla doğrulandı”
Dava dosyasında mağdurların avukatlığını yapan Hüseyin Kıratlı, yeni bilirkişi raporunun daha önce dile getirdikleri kolon kesilmesi iddiasını desteklediğini söyledi.
Kıratlı, depremde Serin-2 Apartmanı’nın enkazında anne ve babasını kaybettiğini belirterek, iş yerlerinde kolon kesildiği yönündeki iddialarını daha önce gündeme getirdiklerini ancak bu iddiaların o aşamada teknik olarak kanıtlanamadığını ifade etti.
Yeni raporun ardından iddialarının bilirkişi tespitleriyle desteklendiğini belirten Kıratlı, raporun yargılamanın seyrini değiştirebileceğini düşündüğünü söyledi.
Kıratlı ayrıca ailesi ve diğer mağdurlar adına hukuk mücadelesini sürdüreceğini belirtti.
Depremlerde çok sayıda insanın yaşamını yitirdiğine dikkat çeken Kıratlı, etkin denetim ve kontrol mekanizmalarının önemine vurgu yaptı. Kolon kesilmesi gibi taşıyıcı sisteme yönelik müdahalelerin can kayıplarına yol açabilecek sonuçlar doğurabileceğini belirterek benzer acıların tekrar yaşanmaması çağrısında bulundu.
4 sanık hakkında 22 yıl 6 aya kadar hapis talebi
Serin-2 Apartmanı davasında dört sanık yargılanıyor.
İddianameye göre tutuksuz sanıklar; binanın müteahhidi Hüseyin B., statik proje müellifi Cihan U., statik betonarme projesine onay veren Nasir Ç. ve bina fenni mesulü Ekrem B.
Sanıklar hakkında “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ve yaralanmasına neden olma” suçundan ayrı ayrı 22 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediliyor.
Serin-2 Apartmanı’nın yıkılması sonucu 77 kişi yaşamını yitirmiş, 29 kişi yaralanmıştı.
Yeni bilirkişi raporunun dava dosyasına girmesiyle birlikte mahkemenin önündeki teknik değerlendirmeler genişlerken, binanın yapımındaki kusurlar, taşıyıcı sisteme sonradan yapılan müdahale ve sorumlulukların hangi düzeyde olduğu yargılamanın önemli başlıkları arasında yer alacak.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.