Hakan Fidan’dan Diyarbakır’da “13 yıl” mesajı: “Bu konu çözülebilirdi”
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği Diyarbakır’da, Kürt meselesi ve devam eden “kardeşlik süreci”ne ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Fidan, Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu’nu ziyaret ettikten sonra tarihi Ulu Cami’de cuma namazını kıldı. Namazın ardından Sur ilçesindeki Gazi Caddesi’nde esnaf ve yurttaşlarla bir araya gelen Fidan, daha sonra Ak Parti Diyarbakır İl Başkanlığı’nda partililere hitap etti.
Konuşmasının önemli bölümünü kimlik hakları, Kürtçe eğitim, siyasi şiddet ve çözüm sürecine ayıran Fidan, geçmişte çözülebilecek bazı sorunların bölgesel gelişmeler ve siyasi şiddet nedeniyle ertelendiğini söyledi.

Fidan: “13 yıl önce aslında bu konu çözülebilirdi”
Fidan, Ak Parti hükümetlerinin özellikle 2013'ten itibaren demokratik reformlar konusunda önemli adımlar attığını savundu.
Kürtçe eğitim konusunda da adımlar atıldığını belirten Fidan, kimlik inkârına ilişkin mevzuatta bulunan engellerin kaldırıldığını söyledi.
Fidan, şöyle konuştu:
“13 yıl önce aslında bu konu çözülebilirdi. Ama işte Suriye'den şu çıkar, Irak'tan bu çıkar diye imkanlara bakıldı. Aslında Türkiye'deki toplum-devlet bütünleşmesi, demokratik devrimin değeri o dönem takdir edilemedi.”
Fidan, bu süreçte yaşanan gecikmenin nedenlerini değerlendirirken, Türkiye'deki siyasi gelişmelerin yanı sıra Suriye ve Irak'taki olası krizlere odaklanan yaklaşımın etkili olduğunu ifade etti.

“Sorunları hangi yöntemle çözeceğimiz önemli”
Fidan, atılan reformların bütün sorunların çözüldüğü anlamına gelmediğini de söyledi.
Burada asıl meselenin sorunların varlığından ziyade hangi yöntemle çözüleceği olduğunu belirten Fidan, siyasi şiddet ile demokratik siyaset arasında ayrım yapılması gerektiğini savundu.
“Konu sorunun olup olmaması değil. Konu bir sorunu, bir toplumsal sorunu, bir siyasal sorunu hangi yöntemle çözmek istediğinizle alakalı; şiddetle mi, siyasal şiddetle mi yoksa diyalog yoluyla mı?”
Fidan, Türkiye’de siyasi partilerin, Meclis’in ve basının işleyişinin siyasi taleplerin ifade edilmesine imkân verdiğini belirterek, sorunların siyaset ve diyalog yoluyla ele alınması gerektiğini söyledi.

“Burada artık haklar konuşmuyor, burada kan var”
Fidan, siyasi şiddetin devreye girmesi durumunda kimlik ve hak tartışmalarının geri plana itildiğini ifade etti.
“Siyasi şiddeti, terörü kullandığınız zaman bu bambaşka bir zemin açıyor. Artık burada haklar, onlar, bunlar, kimlikler konuşmuyor. Burada kan var. Burada başka bir dil var.”
Fidan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütüldüğünü söylediği “kardeşlik süreci” kapsamında, bundan sonra ortaya çıkabilecek sorunların Meclis ve diğer siyasi platformlarda, şiddet yerine diyalog yoluyla ele alınması gerektiğini dile getirdi.
“12 Eylül zihniyeti kimliği reddetti”
Fidan konuşmasında 12 Eylül 1980 askeri darbesinin yıldönümüne de değindi.
12 Eylül döneminin, Kürt kimliğini reddeden bir anlayışın sembolü haline geldiğini belirten Fidan, AKP kadrolarının iktidara gelmesiyle bu anlayışın hem hukuki hem de zihinsel zeminde değiştirildiğini söyledi.
Fidan, anayasal vatandaşlık ve eşit muamele anlayışının önemine vurgu yaptı.
“Her insanın kimliğini, kültürünü, inancını, durduğu yeri kabul etmek ve bunun içerisinden bir toplumsal bütünleşme ve kaynaşma öğretmek önemli.”
Fidan, toplumun yüzyıllardır farklı kimlik ve inançlarla bir arada yaşama deneyimine sahip olduğunu, devletin mevzuatının ise uzun süre toplumun gerisinde kaldığını savundu.
Diyarbakır için ekonomi ve yatırım vurgusu
Fidan’ın konuşmasının bir diğer önemli başlığı Diyarbakır ve bölgenin ekonomik potansiyeli oldu.
Valilik ve Ak Parti il yönetiminden kentin ekonomik ve sosyal durumuna ilişkin bilgi aldığını belirten Fidan, Diyarbakır’ın yaklaşık 6 milyon dönümlük tarım arazisine sahip olduğunu söyledi.
Bölgenin ekonomik geleceğinin yalnızca Türkiye’deki gelişmelere bağlı olmadığını belirten Fidan, Irak ve Suriye’de istikrarın sağlanmasının Diyarbakır ve bölge ekonomisine de önemli katkı sunacağını savundu.
“Suriye'de huzur olduğu zaman, Suriye'nin tamamını kastediyorum. Irak'ın tamamında huzur olduğu zaman artık bölgedeki bütün halklar, devletler yollarına barış, huzur ve kalkınma içerisinde devam edecekler.”
Fidan, siyasi istikrarın sağlanması halinde bölgeye hem Türkiye'nin diğer kentlerinden hem de yurt dışından yatırımcıların ilgisinin artacağını söyledi.
“Diyarbakır hak ettiği tarihsel yolculuğa devam edecek”
Diyarbakır’ın tarihsel önemine de değinen Fidan, kentin geçmişte farklı medeniyetlere ev sahipliği yaptığını belirtti.
AKP'nin son 25 yılda gerçekleştirdiğini söylediği altyapı yatırımlarına dikkat çeken Fidan, bölgenin ekonomik ve sosyal gelişiminin önündeki en önemli engellerden birinin uzun yıllar süren çatışma ortamı olduğunu savundu.
“Bu kadar olağanüstülüğe rağmen bunlar yapılabildiyse, aslında bu olağanüstülüğün ortadan kalktığı bir dönemde, barışın, huzurun olduğu, siyasal şiddetin olmadığı bir ortamda yapılabilecek ekonomik gelişmeyi düşünün.”
Fidan, Diyarbakır’ın tarım, ticaret ve yatırım açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu belirterek, bölgenin “hak ettiği ekonomik pozisyona ulaşacağı” değerlendirmesinde bulundu.
“Sorunların sonuna gelmek istiyoruz”
Dışişleri Bakanı Fidan, konuşmasının sonunda temel hedefin bölgede siyasi şiddetin sona ermesi ve sorunların demokratik yöntemlerle ele alınması olduğunu söyledi.
Fidan, Türkiye'nin yanı sıra Irak ve Suriye'de de istikrar ve barış ortamının oluşmasının bölgenin geleceği açısından belirleyici olduğunu belirtti.
“Elimizde varsa herhangi bir sorun ve tartışma alanı bunu medeni bir şekilde, bütün dünyanın yaptığı gibi Meclis'in çatısı altında, başka siyasal platformlarda, şiddet yoluyla değil diyalog yoluyla götürmeli.”
Fidan’ın Diyarbakır programına eski Tarım ve Orman Bakanı Mehdi Eker ile Ak Parti Diyarbakır milletvekilleri Galip Ensarioğlu, Suna Kepolu Ataman ve Mehmet Sait Yaz ile AKP Ankara Milletvekili Osman Gökçek eşlik etti.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.