Barış Ünal Yazdı | Çetelerin değil, hukukun sözü geçmeli!

Bir ülkeyi içeriden çökerten yalnızca ekonomik kriz değildir.

Enflasyon yükselir, düşer. Döviz dalgalanır, hükümetler değişir. Ancak bir ülkede organize suç örgütleri güç kazanmaya başlamışsa, mesele artık sadece güvenlik sorunu olmaktan çıkar; hukuk, ekonomi ve demokrasi meselesine dönüşür.

Çünkü çeteler yalnızca silah taşımaz; Korku yayar, toplumu sindirir. En önemlisi de devlet otoritesine alternatif olabilecekleri algısını oluşturmaya çalışırlar. Son yıllarda Türkiye'nin birçok ilinde gerçekleştirilen organize suç operasyonları, sorunun münferit olaylardan ibaret olmadığını ortaya koyuyor.

İçişleri Bakanlığı verilerine göre yalnızca 2026 yılının ilk beş ayında 382 organize suç örgütüne yönelik 952 operasyon düzenlendi. Bir önceki yılın aynı döneminde ise 337 suç örgütüne karşı 836 operasyon gerçekleştirilmişti. Bu tablo, güvenlik güçlerinin mücadelesinin yoğunlaştığını gösterirken, organize suç yapılanmalarının ulaştığı boyutu da gözler önüne seriyor.

Temmuz 2026'da 16 ilde gerçekleştirilen bir operasyonda ise 22 ayrı organize suç yapılanmasına yönelik 228 şüpheli yakalandı. MASAK incelemelerinde yaklaşık 10 milyar TL'yi aşan hesap hareketleri tespit edilirken, yüz milyonlarca liralık mal varlığına tedbir uygulandı.

Bu rakamlar önemli bir gerçeği gösteriyor; Organize suç artık yalnızca sokakta değil; finans sisteminde, dijital platformlarda, yasa dışı bahis ağlarında, uyuşturucu ticaretinde, silah kaçakçılığında, tefecilikte ve kara para aklama mekanizmalarında da faaliyet gösteriyor.

Peki bu yapılar nasıl büyüyor?

Hiçbir suç örgütü yalnızca silahla güçlenmez. Asıl güçlerini korkudan, sessizlikten, denetim eksikliklerinden ve şeffaflığın zayıfladığı alanlardan alırlar.

Dünyadaki örnekler de bunu doğruluyor.

İtalya'daki Cosa Nostra, Meksika kartelleri ve Japonya'daki Yakuza sadece suç işleyerek büyümedi. Ekonomiye sızmaya, kamu ihalelerinde etkili olmaya, yerel nüfuz oluşturmaya ve zamanla devlet otoritesine alternatif bir güç görüntüsü vermeye çalıştılar.

Türkiye'nin de bu deneyimlerden çıkaracağı önemli dersler bulunuyor.

Elbette hukuk devletinde hiç kimse hakkında yargı kararı olmadan suç isnadında bulunulamaz. Bir bürokratın, siyasetçinin ya da herhangi bir kamu görevlisinin suç örgütüyle bağlantısı olup olmadığına ancak bağımsız yargı karar verebilir.

Organize suçla mücadelede yalnızca tetikçileri yakalamak yeterli değildir.

Asıl başarı; suçtan elde edilen paranın izini sürmekte, kara para aklama ağlarını çökertmekte, kamu kurumlarında şeffaflığı güçlendirmekte ve hiç kimsenin hukukun üstünde olmadığını gösterebilmektedir.

Çünkü organize suç örgütleri en çok hesap verilebilirliğin zayıfladığı ortamları sever.

Bugün mesele yalnızca birkaç kişinin gözaltına alınması değildir, vatandaşın devlete duyduğu güvendir.

Bir esnafın haraç korkusu yaşamaması, bir yatırımcının sermayesini güven içinde değerlendirebilmesi, bir doktorun, öğretmenin, gazetecinin ve sanayicinin kendisini yalnızca hukuka emanet hissedebilmesidir.

Organize suçla mücadele sadece emniyetin görevi değildir.

Bu mücadele yargının, siyasetin, ekonominin, yerel yönetimlerin ve eğitim sisteminin de ortak sorumluluğudur.

Çünkü suç örgütleri yalnızca silahla değil; yoksulluktan, işsizlikten, umutsuzluktan ve fırsat eşitsizliğinden de beslenir.

Gençlere eğitim ve istihdam sunulamadığında, suç örgütleri onlara para, güç ve aidiyet vaadiyle yaklaşır.

Gerçek mücadele tam da burada başlar.

Türkiye güçlü bir devlettir; Bu gücün gerçek göstergesi operasyon sayılarının artması değil, organize suç örgütlerinin yeniden filizlenmesine izin vermeyecek güçlü ve kalıcı bir hukuk düzeni kurabilmektir.

Çünkü gerçek başarı bir çeteyi dağıtmak değil, yerine yenisinin kurulmasını engellemektir.

Devlet yalnızca suç işlendiğinde değil, suçun doğmasına fırsat vermeyecek kadar güçlü olmalıdır.

Adalet gecikirse korku büyür. Korku büyüdükçe yatırım azalır. Yatırım azaldıkça umut zayıflar. Ve umut zayıfladığında kaybeden yalnızca ekonomi değil, toplumun geleceği olur.

GÜNÜN SÖZÜ

"Devletin gücü, operasyonların sayısıyla değil; hiçbir suç örgütünün kendisini devletten güçlü hissedemediği bir düzen kurabilmesiyle ölçülür."

Bu sürüm yaklaşık %25 daha kısa, tekrar eden kısa cümleler birleştirildi ve köşe yazısının ritmi korunarak daha akıcı hale getirildi. Ayrıca gazete köşesi diline daha uygun, daha güçlü bir anlatım elde edildi.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Barış Ünal Arşivi