Mesut Fidançiçek

Mesut Fidançiçek

Mesut Fidançiçek yazdı: Diyarbakır’ın tefecilik belası ve Resul Koluman vakası

Bölge ekonomisinin can damarı neresidir diye sorsalar, fabrikaların bacasının tüttüğü, yüzlerce ailenin evine ekmek götürdüğü sanayi merkezlerini gösteririz. Diyarbakır Bismil’deki Koluman Tekstil de öyleydi. 2018 yılında Türkmenhacı köyünde mütevazı bir adımla başlayan, 2020’de 200 makinaya ulaşan, yanına yağ ve çırçır fabrikalarını ekleyen koca bir üretim kalesiydi. 150 insanın ekmek kapısı, yüzlerce pamuk üreticisinin güvencesiydi.

Bugün o fabrikanın duvarları yıkık, milyonluk makineleri pas içinde. Sahibi Resul Koluman’ın çocukları ise başka kapılarda şoförlük yaparak evlerine ekmek götürmeye çalışıyor.

Peki, ciddi bir istihdam amaçlayan bölgenin en büyük üretim tesislerinden biri nasıl oldu da göz göre göre tefeciler tarafından un ufak edildi?

Her şey küresel kriz, iklim değişikliği ve pamuk fiyatlarının çakılmasıyla başladı. Üstüne 2023 depremi gelip Maraş’taki iş ortaklarını vurunca, Koluman Tekstil için finansal darboğaz kaçınılmaz oldu. Buraya kadar olan kısım makroekonominin acımasız bir gerçeği.

Ancak asıl dram, sistemin bu yerli üreticiyi yapayalnız bırakmasıyla başladı. Çiftçisine borçlu kalan, işçisinin hakkını ödemek isteyen Resul Koluman, banka kapılarından eli boş dönünce ne yaptı? "Millet mağdur olmasın" diyerek, kendi deyimiyle denize düşüp yılana sarıldı. Kayıt dışı paranın, yani tefecilerin kapısını çaldı.

Aylık yüzde 10-12 bulan, dolara endeksli o can yakıcı faiz sarmalı bir kez dönmeye başlayınca durmadı. Koluman, onuru ayaklar altına alınmasın diye, 2 bin dönüm arazisini sattı, 10 traktörünü, 7 pamuk toplama makinesini elden çıkardı. Bunlar da yetmedi 10 arabasını, 5 dairesini feda etti.

Tam 900 milyon TL ödedi bu karanlık ağa. Ama o dipsiz kuyu bir türlü dolmadı, doymadı. 1 milyonluk borç bir yılda 5 milyona katlanırken, kosoca bir sanayici elinde kalan son yıkık dökük fabrikayla baş başa bırakıldı.

Şimdi sormak gerekiyor: Bu ülkenin üreticisi, istihdam sağlayan sanayicisi finansal bir kriz yaşadığında sığınacağı tek liman tefeciler mi olmalıdır? Bankalar kredi musluklarını kapatırken, devletin destekleme politikaları çiftçiyi ve sanayiciyi koruyamazken, bu insanlar kaderine mi terk ediliyor?

Bu sadece sanayici kısmında görünen tablo. Denilen o ki Diyarbakır’da çok sayıda kişi tefeci denilen canavarların elinde sadece paralarını değil, hayatlarını da harcıyorlar.

Daha da vahimi, Resul Koluman’ın şu çaresiz çığlığında dile getirdiği, "Savcılığa şikayet ettik. Valilik ise bize randevu vermedi." Sözleri.

Şehrin istihdam yükünü sırtlamaya aday bir iş insanı, Kentte derdini paylaşacağı bir muhatap bulamıyor. Adalet arayan, canı yanan, varını yoğunu istihdam eden bir mağdurun çığlığı kentte görmezden gelinen bir tehlikenin de işareti.

Buradan İçişleri Bakanlığı, Valilik, savcılık, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, Esnaf Sanatkar Odaları dahil tüm ilgili yetkililere açık bir çağrı yapıyoruz: Adli ve idari tüm makamlar bu feryada kulak tıkamayı bırakmalıdır. Bismil’deki bu çöküşe göz yummak, yarın diğer üreticilerin ve hatta esnafın da aynı karanlık kuyuya düşmesine davetiye çıkarmaktır. Tefecilik denilen ve toplumu içten çökerten bu karanlık yapıyla etkili mücadele edilmelidir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mesut Fidançiçek Arşivi