Mehmet Sebih Altun
İyilik mi? uzak olsun.
Toplum olarak en büyük hatamız, en yakın dostumuza bile bir iyilik yaptığımızda bir gün aramız bozulursa o yaptığımız bütün iyilikleri yüzüne vuruyor onları aşağılıyoruz. Dikkat ettiğinizde çevrenizde de böyle hadiseler yaşanmaktadır. Mahalle kavgaları olduğunda birbirlerine yaptıkları iyilikleri yüzlerine vurur ve herkese duyururlar.
Neden mi?
Artık toplum monotomlaşıyor. Yalnızlaşıyor.
Herkes ancak kendini düşünüyor.
Herkes başkasının iyilik yapmasını bekliyor. Herkes karşısındakinden beklediği için bir arpa boyu kadar yol alamıyoruz. Toplum değerleri yok oluyor farkında değiliz.
Bugüne kadar birbiriyle kavga edenleri dinlediğinizde hep karşı tarafa yaptıkları iyilikleri sayar ve bunlara karşı kendisi dahi haksızsa kendisine yapılanın haksızlık olduğunu söyler. Çünkü birine iyilik yapınca hep onlardan iyiliğe cevap olarak susmalarını ve onların söylediği her şeye harfiyen uymalarını ister. Karşı çıkınca yaptıkları iyiliklere karşı yaptıklarını düşünür.
O yüzden bizler iyilik yapmıyoruz aslında.
Kimsenin imdadına yetişmiyoruz.
Kimsenin elinden tutmuyoruz.
Kimsenin eksikliğini gidermiyoruz.
Kimseye insanca yaklaşmıyoruz.
Yaptığımız iyiliklerle onları kendimize borçlu kılıyoruz. Hep aynı iyiliği hatta daha fazlasını karşılık olarak bekliyoruz. Bize kul köle olmalarını bekliyoruz. Kendimizi bulunmaz hint kumaşı sanıyoruz. Yaptıklarımızın insanî bir davranış olarak değil başkasına yaptığımız bir lütuf olarak görüyoruz. Onları sanki biz yaratmışız gibi hep bize boyun eğmelerini bekliyoruz. Bizler varya bizler neler yaptığımızın farkında bile değiliz.
O yüzdendir ki kimseden hiç bir şey istememe alışkanlığını edindim. Başıma kakılacak hiç bir iyiliği kabul etmiyorum. Bilinçaltıma böyle yerleşmiş. Çünkü biliyorum ki kim bana bir iğne ucu kadar iyilik yaparsa bir gün bunun karşılığını mutlaka isteyecek ya da yaptığı iyiliği yüzüme vuracak. O yüzden bu toplum değişmeden kimseden iyilik beklemiyorum.
Sevgi ve saygılarımla.
Mehmet Sebih Altun nivîsand | Bismîl: Li Her Derê Dinyayê Bimin jî, Dil hê dîsa livir dimîne
26 Haziran 2026 Cuma 00:03Mehmet Sebih Altun yazdı | Diyarbakır: Taşların dili, insanın hafızası
23 Haziran 2026 Salı 00:07Mehmet Sebih Altun yazdı; Ruhun sessiz yorgunluğu
20 Haziran 2026 Cumartesi 10:23Mehmet Sebih Altun yazdı | İnsanlığın son sığınağı; Vicdan
31 Mayıs 2026 Pazar 00:33Mehmet Sebih Altun yazdı; Hepimiz aynı yerden kırıldık
07 Ocak 2026 Çarşamba 00:30Mehmet Sebih Altun yazdı: Sıfatların Tutsaklığı
03 Ekim 2025 Cuma 09:22Mehmet Sebih Altun Nivîsand; Stranên Dil û Welat
11 Eylül 2025 Perşembe 00:01Mehmet Sebih Altun yazdı: Babama Mektup
10 Eylül 2025 Çarşamba 13:56M. Sebih Altın Yazdı; Zamanın Nabzında İnsan
21 Ağustos 2025 Perşembe 07:05Mehmet Sebih Altun yazdı: Bismil, Kortiktepe ve Turizm
31 Temmuz 2025 Perşembe 07:12
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.