Diyarbakır’da eczanelerde ilaç krizi: Hürmüz Boğazı ilaç tedarikini de vurdu
Diyarbakır’da eczacılar, küresel gerilimlerin Türkiye’de ilaç tedarikine etkileri konusunda uyarıda bulundu.
Diyarbakır Eczacı Odası, ABD, İsrail ve İran arasındaki savaş ve Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik sorunlarının ilaç sektörünü de etkilediğini belirtti.
Odaya göre, ilaç hammaddelerinin önemli bölümünün Uzak Doğu ülkelerinden ithal edilmesi ve bu ürünlerin taşınmasında yaşanan maliyet artışları, Türkiye’de bazı ilaçların piyasada bulunmasını zorlaştırıyor.
“Nakliye maliyetleri katlanıyor”
Diyarbakır Eczacı Odası Başkanı Ahmet Turgay Yaşar, ilaç hammaddelerinin önemli bölümünün Çin, Hindistan ve Güney Kore gibi ülkelerden ithal edildiğini söyledi.
Yaşar, Hürmüz Boğazı çevresindeki risklerin deniz taşımacılığında güzergâh değişikliklerine neden olduğunu belirterek bunun maliyetleri artırdığını ve tedarik zincirinde aksamalara yol açtığını ifade etti.
Yaşar, küresel krizlere karşı Türkiye’nin ilaçta daha güçlü bir yerli üretim kapasitesine sahip olması gerektiğini savundu.
“Türkiye’nin bu ilaçları üretebilecek kapasitesi var” diyen Yaşar, devlet desteklerinin ve Ar-Ge yatırımlarının artırılması gerektiğini belirtti.
Eczacılar: Bazı ilaçları temin etmek zorlaşıyor
Eczacılar ise yaşanan tedarik sorunlarının doğrudan hastalara yansıdığını belirtiyor.
Eczacı Ferhat Çiğdem, özellikle bazı göz damlaları, jinekolojik ilaçlar, kanser ve tansiyon ilaçlarında temin sorunu yaşandığını söyledi.
Çiğdem, bazı hastaların reçetelerindeki ilaçların tamamını aynı anda temin edemediklerini belirterek, özellikle uzun süreli tedavilerde bunun hastalar açısından sorun oluşturabileceğini ifade etti.
Eczacılara göre, bir hastanın reçetesindeki ilaçların yalnızca bir bölümünün bulunabilmesi, tedavinin düzenli sürdürülmesini güçleştirebiliyor.
Tartışmanın bir diğer başlığı: İlaç fiyatlandırması
Eczacıların gündeme getirdiği bir diğer konu ise Türkiye’de ilaç fiyatlarının belirlenmesinde kullanılan kur sistemi.
Sektör temsilcileri, ilaç fiyatlandırmasında kullanılan avro kurunun piyasa kurunun altında kalmasının, Türkiye’ye ilaç tedarikini bazı ürünler açısından zorlaştırdığını savunuyor.
Bu görüşe göre, kur ile ilaç fiyatları arasındaki farkın açılması, özellikle ithal edilen veya hammaddesi yurt dışından temin edilen ilaçlarda tedarik baskısını artırabiliyor.
Ancak ilaç bulunabilirliğindeki sorunların tek bir nedene bağlanamayacağı; fiyatlandırma politikalarının yanı sıra küresel tedarik zinciri, üretim kapasitesi, ihracat kısıtlamaları ve şirketlerin ticari kararları gibi farklı faktörlerin de etkili olabileceği belirtiliyor.
“Yerli üretim stratejik öneme sahip”
Diyarbakır Eczacı Odası, yaşanan gelişmelerin Türkiye’nin ilaçta dışa bağımlılığının azaltılması gerektiğini bir kez daha gösterdiğini savunuyor.
Oda Başkanı Yaşar, yerli ilaç ve hammadde üretiminin desteklenmesi, Ar-Ge çalışmalarına daha fazla kaynak ayrılması ve stratejik ilaçların Türkiye’de üretilebilmesine yönelik politikaların geliştirilmesi çağrısında bulundu.
Hürmüz Boğazı çevresindeki gerilimin ne kadar süreceği ve küresel deniz taşımacılığı üzerindeki etkisinin ne ölçüde devam edeceği ise belirsizliğini koruyor.
Eczacıların gündeme getirdiği uyarılar, küresel jeopolitik krizlerin yalnızca enerji ve taşımacılık sektörlerini değil, doğrudan sağlık hizmetlerini ve ilaç tedarik zincirini de etkileyebildiğini ortaya koyuyor.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.