Telvin Kardeşlik Özkaya

Telvin Kardeşlik Özkaya

Telvin Kardeşlik Özkaya yazdı: Cennet ehli

“Rabbimiz, üzerimize sabır yağdır, adımlarımızı sabit kıl (kaydırma) ve kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.” (Bakara Sûresi-250)

Masum Gazzeliler’in kanlarıyla, küçükten büyüğe hepimizi eğittiği bu günlerde Müslümanca duruşun nasıllığını sorguluyoruz. İslam adına bunca zaman işittiklerimize, anlattıklarımıza gözlerimizle şahitlik ediyoruz. Müslüman bir kulun dünya karşısındaki metanetini, sabrını, tevekkülünü, korkusuzluğunu, dininden, vatanından, değerlerinden canı, malı, evladı pahasına vazgeçmeyişini öğreniyoruz. Bu elif gibi dimdik, sapasağlam, dava adamı duruşu müslim veya gayrı müslim demeden bütün dünya halklarının kalbine dokunuyor. Kuran-ı öğretiyorlar, yaşayarak, yaşatarak, ölerek öğretiyorlar. “Hasbunallah-u ve ni’me’l vekil” ayetini iliklerimize işliyorlar. “Allah bize yeter, o ne güzel vekildir.” (Âliimran Sûresi-173)

Gazze ehli Cennet ehli olup bütün milletlere, “Biz Rabbimizin bize vaad ettiğini gerçek bulduk” (Araf Sûresi-44) teslimiyetinde dünya kulluğunun zirvesini gösteriyorlar. Bütün varlığıyla dünyalık prangalara bağlı çağın insanı, hayretle izliyor bu özgür ve teslimiyetle sadece Rabbi’ne bağlanmış ruhları. Gerçek güç teknolojik veya maddi üstünlük değil, Hakk’tan başkasını tanımamaktır. Dünya zeminindeki sahipliklerin mecaziliğini evi bombalanan, evlatları katledilen, canına kastedilen Gazzeli’ye sormak gerekir.

Kur’an kıssaları her çağda yol göstericidir. Tarihin sayfalarından bize nasihatler taşır, akıbetleri yaşamadan gösterir. Hangi yolun nereye çıktığının haritasıdır. Bakara Sûresi 249. Ayette Talut’un kumandasındaki İsrailoğulları’nın imtihanı bizlerin de imtihanıdır. İçilmemesi gereken nehrin suyu bugün bizleri de boğmaktadır. Dünyaya dört elle sarılmış, mecazi varlıkların yegane sahibi olduğunu sanan insanoğlu, ölümden alabildiğine kaçmaktadır. Fiziğinin, yatıp kalktığı mekânların, kullandığı eşyaların, yediği yemeklerin, gezdiği mekânların görüntülerine esir olmuş çağımız insanı, dünyalık nehirden kana kana içmekteyken bu vahşet uyanışına vesile olmalıdır.

Hz. Peygamber (s.a.s) “vehn hadisi” olarak tabir edilen hadiste bu günümüze şöyle seslenmiştir: “Yakında milletler, yemek yiyenlerin başkalarını sofralarına davet ettikleri gibi, size karşı savaşmak için biribirlerini davet edecekler.” Sahabe: “Bu o gün bizim azlığımızdan dolayı mı olacak?” diye sorar. Rasûlullah (s.a.s), “Hayır, aksine siz o gün kalabalık, fakat selin önündeki çerçöp gibi zayıf olacaksınız. Allah düşmanlarınızın gönlünden sizden korkma hissini soyup alacak, sizin gönlünüze de vehn atacak.” buyurdu. “Vehn nedir ya Rasûlullah?” diye sorulunca: “Vehn, dünyayı fazlaca sevmek ve ölümü kötü görmektir.” buyurdu. (Ebu Davud, Melahim 5, Ahmed b. Hanbel, Müsned, 2/359)

Müslüman ülke yöneticilerin sessizliği bu hadisin şerhidir adeta. Ama müjdeyi de Rabbimiz vermiştir: “Nice az birlik vardır ki, Allah’ın izniyle sayıca çok birliği yenmişlerdir, Allah sabredenlerle beraberdir” (Bakara Sûresi-249)

Kutsal Filistin toprağının yetiştirdiği gerçek Müslümanlar, korkusuzluklarını bakışlarıyla, tevekküllerini sözleriyle, hidayetlerini kanlarıyla ispatladılar. Bize de onların hidayetini, tevekkülünü, özgürlüğünü nasib et Ya Rabbi.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Telvin Kardeşlik Özkaya Arşivi