
Fettullah Celik
Hayat dediğimiz
Sistemin içine çektiği insan haliyle her gün bize dayatılanları bıkmadan, usanmadan bir rutinde gerçekleştiriyoruz.
İşin kötüsü bunun farkındayız da umursamıyoruz.
Eskiden prangalara vurulan, kırbaçlanan kölelik değil bu; gönüllü bir kölelik adeta.
Kalkıyoruz, kahvaltı ardından iş. Ardından yine tıkınıp işimize devam ediyoruz.
Akşam eve dönüşte aynı tıkınma; acıkmadan sürekli tüketme, çalışma, çalışma, uyuma ve yeniden başa saran hayat.
Aslında bizi buna zorlayan sistem.
Robot gibi çalışmak dışında bir şey yapmayan, üretmeden tüketen bir toplum.
Çalışmak dedimse; adam akıllı üretime dayalı bir çalışma değil.
Köleleştirilmiş, köreltilmiş, düşünmeyen, üretmeyen; makine işlevinde bir çalışma.
Bunun farkında değil miyiz?
Elbette farkındayız; alternatifleri yok edilen, dayatılan bir yaşamın belki bizim bulabileceğimiz alternatifleri de zorlaştırılan bir yaşam da kendimizi çaresiz hissetmemize neden oluyor.
Evlilik, çocuk ve ev, iş mekanizmasında öğütülen bir yaşama zorlanıyor insan.
Yanlış anlaşılmasın; evlilik kurumu tamamıyla karşı olduğum bir durum değil.
Ancak köleliğin dayatmalarının temel taşlarından biri.
Anlam olarak içi boşaltılmış başlangıcından sonuna kadar tüketilen bir yaşamı dayatması açısından yanlış.
Nasıl mı?
Gerek erkek, gerek kadın tahakkümünün öne alındığı kodlar üzerine kurulu bir evlilik yaşadığımız.
Dayatılan sistemin devamına hizmet eden anlayışın temel taşlarına dönüştürülmüş.
Bir süre sonra gelen çocuk, onun yükümlülükleri, eziyete dönüşmüş bir eğitim anlayışı anne-baba tahakkümü ve sonuç yaşlılık, torun telaşı.
Döndük mü başa?
Başından sonuna hengame, çıkmaz, dönüp baktığımızda birbirinin aynısı günler yumağı ve pişmanlığı zevke dönüştüren bir mazoşistlik.
Ne kaldı geriye?
Dürtüler ve alışkanlıklarla atanın izinde gitme telaşı…
Fettullah Çelik yazdı: Bir veda yazısı | Uçtuğunu sanmak
29 Şubat 2024 Perşembe 17:16Fettullah Çelik yazdı: Seçim(siz)lik
28 Şubat 2024 Çarşamba 00:20Fettullah Çelik yazdı: Savaşa Hayır
25 Şubat 2024 Pazar 23:38Fettullah Çelik yazdı: Adelet(siz)lik…
21 Şubat 2024 Çarşamba 00:10Fettullah Çelik yazdı: Terminatör’den Behzat Ç.’ye: Siyasetin ünlüleri
17 Şubat 2024 Cumartesi 00:10Fettullah Çelik yazdı: Savaş bilançosu gibi…
15 Şubat 2024 Perşembe 00:20Fettullah Çelik yazdı: Ahmed Arif’i anlamak
10 Şubat 2024 Cumartesi 00:20Fettullah Çelik yazdı: Yıldönümünde büyük deprem…
06 Şubat 2024 Salı 00:10Fettullah Çelik yazdı: Ramazan Hoca’nın ardından
02 Şubat 2024 Cuma 00:10Fettullah Çelik yazdı: Usul bilmez ‘Hayır’sız yardımlar…
30 Ocak 2024 Salı 00:20




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.