
Fettullah Celik
Fettullah Çelik yazdı: Yıldönümünde büyük deprem…
Bugün büyük depremin yıldönümü…
Acıları henüz yüreğimizde olan depremin yaraları sarılmaya devam ediyor.
Peki o günden bugüne ne yaptık, nasıl geçti 1 yıl?
Zihinler de değişti mi? Kim olursa olsun aynının tekrarı bakış açılarındn bir şeyler değişti mi?
Lafla değil, icraatla, bilim ile akıl ile teknolojiyi öne alan bir akıl ncelendi mi o günden bugün?
Sadece depremin değil, prosedürlerden, uygulama ve denetimlerden kaynaklı hataların daha çok öne çıktığı yanlışların da neden olduğu ölümlerden kaynaklı genel bakış açısının değişmezi lazım.
Değiştirdik mi?
Tribüne oynayan akılla kısmen değiştirdik. Topyekün hatlar olduğu yerde duruyor.
Depremin yarattığı büyük yıkımla tek değil, toplumsal olarak da yıkıldık.
Bu süreçte beni tek sevindiren şey insani reflekslerden kaynaklı tepkilerdi.
Toplumsal dayanışma, yardımlaşma elden geldiği kadar yapıldı.
Ancak devamında gelmesi gereken böylesi yıkımlarda tahribatı en aza indirecek büyük değişim ve yaşam kuralları olduğu yerde duruyor.
Ben şahsen bir reform, devrim niteliğinde değişimler bekliyordum. Ancak böyle bir dönüşüm, değişim yaşamadık.
Büyük yıkım içinde birilerinin üzerine toz kondurmama telaşı hala var ve hala devam ediyor.
En büyük erdem yanlışı görüp kabul etmek, yanlıştan ders çıkaracak dönüşümü hem bireysel hem de kurumsal iradede geliştirmek…
Bahaneler, mazeretler, gerekçelerle kendini temize çıkarmaya çalışmak boşianlamsız bir kısırdöngüden başka bir şey değil.
Hiç unutmuyorum 99 depremine atıfta bulunulark şöyle bir anektod paylaşılmıştı ve mealen kısaca şöyleydi: Bir Veli Göçer bulmuş, bütün sorumluluğu ona yükleyip kurtulmuştuk. Bu sefer öyle olmasın. Müteahhitlerden tabii ki hesap sorulsun. Ama bu müteahhitlere izin veren yerel yönetimlerden, onay veren mühendis odalarından, denetim yapmayan belediyelerden de hesap sorulsun.
Soruldu mu? Hayır…
Tam anlamıyla hem toplumsal hem de kurumsal anlamda dönüşümler sağlandı mı? Hayır.
Her tarafta sorumlu olan yerelden, merkezi yönetimlere kadar herkes kendi üzerine toz kondurmamak telaşında ve bu telaş yerel seçimlere sayılı günler kala hoyratça kullanılıyor.
Fettullah Çelik yazdı: Bir veda yazısı | Uçtuğunu sanmak
29 Şubat 2024 Perşembe 17:16Fettullah Çelik yazdı: Seçim(siz)lik
28 Şubat 2024 Çarşamba 00:20Fettullah Çelik yazdı: Savaşa Hayır
25 Şubat 2024 Pazar 23:38Fettullah Çelik yazdı: Adelet(siz)lik…
21 Şubat 2024 Çarşamba 00:10Fettullah Çelik yazdı: Terminatör’den Behzat Ç.’ye: Siyasetin ünlüleri
17 Şubat 2024 Cumartesi 00:10Fettullah Çelik yazdı: Savaş bilançosu gibi…
15 Şubat 2024 Perşembe 00:20Fettullah Çelik yazdı: Ahmed Arif’i anlamak
10 Şubat 2024 Cumartesi 00:20Fettullah Çelik yazdı: Ramazan Hoca’nın ardından
02 Şubat 2024 Cuma 00:10Fettullah Çelik yazdı: Usul bilmez ‘Hayır’sız yardımlar…
30 Ocak 2024 Salı 00:20Fettullah Çelik yazdı: Diyarbakır halleri
27 Ocak 2024 Cumartesi 00:20




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.