Bedirxan Zugot yazdı | Bir 'kar' eleştirisi; Tek sorumlu belediye mi?

Diyarbakır’da son günlerde yağan kar, sadece sokaklarımızı değil, aslında yurttaşlık bilincimizi de test etti/ediyor.

Sosyal medyada ve kimi mecralarda manzara hep aynı: "Belediye nerede? Devlet nerede?"

Evet, vergimizi veriyoruz ve hizmet beklemek en doğal hakkımız. Ancak gözden kaçırdığımız, daha doğrusu unuttuğumuz hayati bir gerçek var: Şehri sahiplenme kültürü ve imece ruhu.

Bir zamanlar Diyarbakır’da hiçbir kanuni zorlama olmadan oluşan ve herkesin kendi kapısının önünü temizlediği kültür kadim bir kültür değil miydi sizce?

Belediye ana arterleri açarken, ara sokaklardaki evlerin önüne, işyerlerinin önüne yurttaş olarak el atmamız gerekmez mi?

Bu bir "vazife" değil, "aidiyet" meselesidir.

Bizde ise durum maalesef, -çevreyi kirleten o malum çocuğun- söylediği "Ma çöpçiler boşuna mı maaş alıyor?" sığlığına sıkışmış durumda.

2000’li yılların başında ilkokul çocuklarının kurduğu bu cümle, bugün 25 yaşına gelmiş koca bir neslin zihinsel yapısını özetliyor.

Her şeyi sadece "maaş alan birilerinin görevi" olarak kodladığımızda, aslında kendi yaşam alanımızı başkalarının insafına terk ediyoruz.

Muhalefet mi yapıyoruz, engel mi oluyoruz?

Doğal afetler; siyasi hesaplaşmaların, ideolojik kavgaların veya sosyal medyada "atıp tutmanın" sahası olmamalıdır.

Bir eksiklik var mı? Var...

Bunun üzerinden eleştri yapmak herkesin hakkı ama...

Kar felaketi kapıya dayandığında, belediye araçları caddeleri açmak için geç de olsa canla başla çalışırken; dükkanımızın önündeki karı sokağa geri itmek yerine bir kenarda biriktirmek, ekiplere yardımcı olmamız gerekmez mi?

Belediye kepçesi o birikmiş karı kamyonlara yükleyip barajlara veya tarlalara dökerken, biz de komşumuzla el ele verip kaldırımımızı temizlesek ne kaybederiz?

Aksine, çok şey kazanırız:

Böylelikle; Belediye ekipleri daha kritik noktalara odaklanabilir.

Her şeyi devletten, her şeyi belediyeden beklemek bizi "tüketici" yapar, oysa biz bu kadim coğrafyanın "sahibiyiz".

Memleketini seven birey, sadece oy kullanan değil; komşusunu koordine eden, hangi partiden olursa olsun belediye ile el ele veren, zor günde elini taşın altına koyan kişidir.

Gelin, bu kış sadece yollarımızı değil, bu sığ zihniyetimizi de temizleyelim.

Sokakları, parkları, caddeyi, sokağı kirletirken; "Çöpçü maaş alıyor" diye yere çöp atan çocuktan, "Belediye baksın" diye kapısının önündeki buzu kırmayan yetişkine evrilmekten vazgeçelim.

Unutmayın; temiz bir şehir, sadece süpürülen değil, kirletilmeyen ve hep beraber sahip çıkılan şehirdir.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bedirhan Zugot Arşivi