89 yıl sonra ortaya çıkan hafıza: Seyit Rıza ve arkadaşlarının idam fotoğrafları bulundu

89 yıl sonra ortaya çıkan hafıza: Seyit Rıza ve arkadaşlarının idam fotoğrafları bulundu
Dersim Harekâtı döneminde, 1937 yılında idam edilen Seyit Rıza, oğlu ve beş arkadaşına ait olduğu belirtilen infaz fotoğrafları 89 yıl sonra gün yüzüne çıktı. Belgeleri bulan tarihçi Sedat Ulugana, fotoğrafların ortadan kaldırılarak resmi hafızanın silinmek istendiğini belirterek, "Hukuksuz bir infazın rövanşı alındı. Biz tarihçiler belgeleri okuruz; ama bazen belge bir çoraptır ve o çorap hiçbir arşivin söyleyemeyeceği şeyi söyler: Burada bir insan vardı" dedi.

Türkiye tarihinin en karanlık dönemlerinden biri olan 1937 Dersim olaylarına dair önemli bir tarihi gelişme yaşandı. Cumhuriyet tarihinin üzerinde en çok tartışılan figürlerinden Dersim lideri Seyit Rıza, oğlu Resik Hüseyin ve beş arkadaşının idam anına ve sonrasına ait olduğu belirtilen fotoğraflar, tam 89 yıl sonra araştırmacı ve tarihçi Sedat Ulugana tarafından gün yüzüne çıkarıldı.

O dönem Elazığ Buğday Meydanı’nda kurulan darağaçlarında gerçekleştirilen infazlara dair resmi makamlarca kamuoyuyla paylaşılmayan ve adeta "hafızadan silinmek istenen" o anların görsel kanıtları, ilk kez dijital dünyaya ve kamuoyunun erişimine sunuldu.

"Fotoğrafları ortadan kaldırarak iz bırakmak istemediler"

Tarihçi Sedat Ulugana, sosyal medya platformu X (eski adıyla Twitter) üzerinden yaptığı paylaşımla tarihi belgeleri bulduklarını duyurdu. Fotoğrafların ortaya çıkmasını "hukuksuz bir infazın rövanşı" olarak tanımlayan Ulugana, şu ifadeleri kullandı:

"89 yıl önce Seyit Rıza, oğlu ve beş Dersîmli önderi idam ettiler. Fotoğrafları ortadan kaldırarak hafızaya dair bir görsel bırakmak istemediler. 89 yıl sonra hafızanın görselleri ayyuka çıktı."

Ulugana, ulaşılan arşiv fotoğraflarının sadece siyasi ya da tarihi bir vesika olmadığını, aynı zamanda taşradaki insani drama dair çok sarsıcı ayrıntılar barındırdığını vurguladı.

"Arşivlerin söyleyemediğini o nakışlı yün çoraplar söylüyor"

Tarihçi Ulugana’nın paylaştığı fotoğraflarda en dikkat çeken ve kamuoyunda büyük yankı uyandıran detay, idam edilenlerin ayaklarındaki yerel motiflerle bezeli çoraplar oldu. İnfaz anında yaşanan fiziksel gerçekliğe ve o çorapların arkasındaki insani hikayeye odaklanan Ulugana, hislerini şu çarpıcı sözlerle aktardı:

"Darağacında ayakkabılar düşer bazen. İnsan idam edilince ve bedeninden ağırlık çekince, beden gevşeyince önce ayakkabı gider. Kimse bunu planlamaz, kimse bunu hatırlamaz. Ama fotoğrafta kalır. Dersîm kadınlarının kış gecelerinde ördüğü o nakışlı yün çoraplar; kırmızısı, sarısı, geometrik bordürü ile bir annenin, bir eşin, bir kız kardeşin elleriyle dokunmuştu o ayaklara. Soğuk geçer diye, yol uzun olur diye… O eller o ayakların bir darağacında sallanacağını bilmiyordu oysa."

Fotoğraflara bakıldığında gözlerin ister istemez yüzlerden aşağıya, düşen ayakkabılara ve o çoraplara kaydığını belirten tarihçi, "Ruh bedenden çekilmiş, isim silinmiş, yüz kazınmış ama o çorap duruyor; Dersîm'in rengini taşıyarak, onu dokuyan elin sıcaklığını taşıyarak. Burada bir insan vardı. Sevilmişti. Üşümesinden korkulmuştu" diyerek resmi tarih yazımının dışındaki insani boyuta dikkat çekti.

1937'de Ne Olmuştu?

1937 yılında Dersim (Tunceli) bölgesinde başlayan askeri harekâtın ardından, bölgenin kanaat önderlerinden Seyit Rıza, barış görüşmeleri yapmak üzere çağrıldığı Erzincan'da tutuklanmıştı. Elazığ’da kurulan İstiklal Mahkemesi benzeri bir askeri mahkemede (Alpdoğan Mahkemesi) jet hızıyla yargılanan Seyit Rıza, oğlu ve arkadaşlarıyla birlikte 15 Kasım 1937'de sabaha karşı Elazığ Buğday Meydanı'nda idam edilmişti.

Cenazelerin nereye gömüldüğü halen devlet sırrı olarak korunurken, ailelerin ve sivil toplum örgütlerinin "Mezar yerleri açıklansın" talebi onlarca yıldır karşılık bulmadı. 89 yıl sonra ortaya çıkan bu yeni fotoğrafların, yakın tarihin bu karanlık sayfasına dair yürütülen tartışmaları ve hafıza çalışmalarını yeniden alevlendirmesi bekleniyor.

Kaynak:HABER MERKEZİ

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.