Diyarbakır Lice’de Kültür Katliamı: Tarihi Kaya Mezarları taş ocağına feda ediliyor
YENİGÜN HABER – Diyarbakır’ın Lice ilçesi, sadece zengin doğasıyla değil, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini taşıyan kültürel mirasıyla da biliniyor. Ancak ilçeye bağlı Yolçatı (Sîsê) mahallesinin Goma Bavık mevkiinde bulunan tarihi kaya mezarları ve sarnıçlar bugünlerde iş makinelerinin ve dinamit patlamalarının gölgesinde kalmış durumda.
Kültür ve Turizm Bakanlığı Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından "1. Derece Sit Alanı" olarak tescil edilip turizme kazandırılması beklenen tarihi yerleşim yerinin hemen dibine, 2022 yılında yol yapım çalışmalarında kullanılmak üzere taş ocağı ruhsatı verildi. Dört yıldır faaliyetini sürdüren bu ocak, bölgedeki tarihi dokuyu geri dönülemez bir yıkımla karşı karşıya bıraktı.
Köylüler tepkili: Önce güvenlik şeridi çekildi, sonra askerler çekildi
Taş ocağının yarattığı tahribata tepki gösteren Yolçatı köylüleri, sürecin başından beri yaşanan ihmalleri BBC Türkçe’ye anlattı. Yaklaşık dört yıl önce Fernas adlı firmanın alt yüklenicisi olan MV İnşaat tarafından taş ocağı ilk açıldığında, tarihi yapıların fark edildiğini belirten köylüler şu iddialarda bulundu:
"Taş ocağı açıldığında Kaya Mezarları ve Sarnıçların bulunduğu Goma Bavık mevkii jandarma tarafından güvenlik şeridine alınmıştı. Tarihi değerinden ötürü buraya dokunulmayacağını düşündük. Fakat ne olduysa daha sonra askerler bölgeden çekildi ve iş makineleri tarihi alanın sınırına kadar dayandı."
Köylüler, tarihi dokunun korunması için bir an önce resmi bir adım atılmazsa, altından tarih fışkıran bu coğrafyanın tamamen yok olacağını vurguluyor.
Bölgedeki Kaya Mezarları ne anlama geliyor?
Diyarbakır ve çevresi, tarih boyunca Hurriler, Mitanniler, Asurlular, Urartular, Romalılar ve Bizanslılar gibi pek çok medeniyete ev sahipliği yaptı. Lice ve komşu ilçesi Eğil hattındaki kaya mezarları, genellikle M.Ö. 1. binyıla (Urartu dönemi) veya Roma/Bizans dönemlerine tarihlendiriliyor.
Kayalık dağ yamaçlarına oyulan bu odalar, dönemin soyluları, kraliyet ailesi üyeleri veya dini liderleri için anıtsal mezarlar olarak inşa ediliyordu.
Mezarların yanındaki sarnıçlar, bu alanların sadece birer mezarlık olmadığını, aynı zamanda kuşatma veya kuraklık dönemlerinde kullanılan stratejik yerleşim ve sığınma alanları olduğunu gösteriyor.
Bölgedeki arkeologlar, Lice’deki bu yapıların henüz kapsamlı bir yüzey araştırması ve kazı çalışmasıyla tam olarak tescillenmediğini, ancak koruma altına alınmadan yapılacak her türlü dinamitli patlatmanın, kayaların doğal yapısını çatlatarak bu yapıları çökertebileceği uyarısında bulunuyor.
"Turizme kazandırılacağına talan ediliyor"
Yerel halk ve aktivistler, Diyarbakır’ın UNESCO tescilli Sur Surları ve Hevsel Bahçeleri gibi dünya çapındaki miraslarının yanı sıra, Lice gibi taşradaki hazinelerin de korunması gerektiği görüşünde. Yolçatı sakinleri, "Burası turizme kazandırılıp insanlığın ortak mirası olarak sergilenmesi gerekirken, yol inşaatına malzeme sağlamak uğruna feda ediliyor. Yetkililerden bu ruhsatı derhal iptal etmelerini ve alanı tescillemelerini istiyoruz" çağrısında bulunuyor.
Konuyla ilgili gözler Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun atacağı adımlara çevrilmiş durumda. Bölgedeki tahribatın durdurulup durdurulmayacağını ise zaman gösterecek.
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.