Bedîrxan Zugot yazdı: Yarım bir şiir

soluğunu önüne katıp

içeri girdi genç adam ansızın

başıyla selamladı ardında kalanları

cümlenizi seviyorum dedi sonra

…

ceviz ağacını düşledi

kaysıya dadanmış kuşları

keçilerin umarsızlığına baktı dağ tarafında

derken güneş kondu kesik kayaya

…

sevişmek istedi düşleriyle

üryan halinden utanıp

vurdu halesine bir rengin

vurdukça büyüdü renk

gelip kondu göğsüne bir zaman

…

sıcağı hisetti, yedikçe yedi

su içti hem de kana kana

bardakta aradı rengi

apış arasına takıldı düşleri

yine dedi yine susamışlık

…

yürümek istedi bacakların hükmüyle

gücü yetmedi nefesine

bahar, ah bahar hülyası

yetmedi gücü şiire,

kitaba vesair yarım kalmışlara

…

Sonra yine yarım bir sesle konuştu aynasına

belki ‘bize yarım kalmış bir şiir gerek’

dedi ve susadı sonra

gölgesine baktı, çıplaktı

…

derken uzun uzun sustu sonra

gıcırdayan kapının aralığında

uzadı sesizliği

bir şarkı duyumsadı ardı sıra

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi