Mesut Fidançiçek

Mesut Fidançiçek

Diyarbakır TSO’da seçim tartışması: Sermaye kentin ortak geleceğine ne kadar katkı sunuyor?

Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası’nda (DTSO) 3 Ekim’de yapılan seçimler sona erdi.

26 bin 515 kayıtlı üyenin bulunduğu odada, seçme ve seçilme yeterliliğine sahip 9 bin 946 üye bulunuyordu. Ancak sandığa gidenlerin sayısı yaklaşık 4 bin olarak kaldı.

Bu da seçime katılımın yaklaşık yüzde 40 seviyesinde gerçekleştiği anlamına geliyor. Seçime tek aday olarak giren mevcut Başkan Mehmet Kaya, üçüncü kez DTSO başkanlığına seçildi. Kaya seçim sonrasında “İyi bir Diyarbakır ve bölge ekonomisini birlikte oluşturacağız” mesajı verdi.

Tam da burada DTSO’nun son dönemde öne çıkardığı bir ifade yeniden gündeme geliyor:

“Ortak akıl, ortak gelecek.”

Slogan, ekonomik hayatın yalnızca iş insanlarının değil, kentin tamamının ortak geleceği üzerinden düşünülmesini hedefleyen bir anlam taşıyor. Ancak seçim sonuçları başka bir soruyu da beraberinde getiriyor: Bu ortak akıl ne kadar ortak?

‘Ortak akıl’ ile sandık arasındaki mesafe

DTSO seçimleri öncesinde ve sonrasında özellikle muhalif kesimlerden yöneltilen eleştiriler, oda yönetiminin kentteki ekonomik ve toplumsal dinamikleri ne ölçüde temsil ettiği üzerine yoğunlaşıyor.

Yaklaşık 4 bin kişinin oy kullandığı ve tek adayın yarıştığı seçim, hukuken geçerli olsa da katılım düzeyi bakımından tartışmaya açık bir tablo ortaya koydu.

Buradaki mesele yalnızca sandığa kaç kişinin gittiği değil.

Asıl soru, kentin ekonomik geleceğine ilişkin kararların ne kadar geniş bir kesimin katılımıyla şekillendiği.

DTSO yönetimi ise seçim sonrasında birlikte hareket etme ve bölge ekonomisini ortak akılla geliştirme vurgusu yaptı. Diyarbakır Yenigün

Bu nedenle seçim, yalnızca yeni yönetimin belirlenmesi olarak değil, “ortak gelecek” söyleminin toplumsal karşılığının da tartışılması gereken bir dönem olarak değerlendirilebilir.

Tartışmanın üçüncü ayağı: Sermaye

Diyarbakır’daki tartışmanın bir başka boyutunu ise sermayenin kentle kurduğu ilişki oluşturuyor.

Gazeteci Naci Sapan, “Ortak akıl, ortak gelecek, ortak sermaye” başlıklı değerlendirmesinde DTSO’nun kullandığı sloganı bu açıdan ele alıyor.

Sapan’a göre “ortak akıl” ve “ortak gelecek” ifadelerinin toplumsal bir karşılığı bulunuyor. Ancak “sermaye” kavramı, Diyarbakır’da daha tartışmalı bir noktada duruyor.

Sapan, sermayenin doğası gereği kendisini koruma eğiliminde olduğunu savunurken, DTSO’nun mevcut yapısı üzerinden yürütülen tartışmaların yalnızca oda yönetimine muhalif kesimlerle sınırlı olmadığını, sosyal medyada kentin farklı kesimlerinden de eleştiriler geldiğini belirtiyor.

Bu noktada Elias Canetti’nin Kitle ve İktidar kitabındaki “açık kitle” ve “kapalı kitle” ayrımına gönderme yapan Sapan, önümüzdeki dönemde yaşanacak gelişmelerin Diyarbakır’daki ekonomik ve toplumsal yapının hangi yönde ilerleyeceğini göstereceğini ifade ediyor.

Eleştirilerin odağındaki bir diğer olgu Amedspor

Sermayenin kentle ilişkisine yönelik eleştirilerden biri de Amedspor üzerinden yürütülüyor.

H. Olmezo’nun sosyal medya üzerinden paylaştığı değerlendirmede, Diyarbakır’da özel sektörde çalışanların ekonomik açıdan güçlü bir orta sınıf oluşturamadığı ileri sürülüyor.

Olmezo, buna karşılık kentin büyük sermayesinin Amedspor’a önemli kaynak aktardığını, ancak bu kaynakların eğitim, yoksulluk, uyuşturucuyla mücadele ve engelli bireylerin yaşam koşulları gibi sorunlara aynı ölçüde yönelmediğini savunuyor.

Bu değerlendirme, Amedspor’un kentteki konumuna ilişkin farklı bir tartışmayı da beraberinde getiriyor.

Amedspor, Diyarbakır için yalnızca bir futbol kulübü değil; kentin sosyal ve kültürel kimliğiyle güçlü biçimde ilişkilendirilen bir yapı.

Bu nedenle kulübe verilen ekonomik destek de yalnızca bir sponsorluk ilişkisi olarak görülmüyor.

Bir kesim bunu kentin ortak değerine yapılan yatırım olarak değerlendirirken, eleştirel yaklaşım ise sermayenin kulüp üzerinden görünürlük ve nüfuz elde etme çabasını tıpkı iktidar gibi sporu kitleleri uyutma aracı haline getirebildiği savunuyor.

‘Sermaye nereye yatırım yapmalı?’

Olmezo’nun önerileri ise tartışmayı eleştiriden çıkarıp “ne yapılmalı?” sorusuna taşıyor.

Eğitim fonları, burslar, etüt merkezleri, teknoloji atölyeleri, mesleki eğitim merkezleri, mahallelerde spor ve kültür alanları, engelli bireyler için erişilebilir kent düzenlemeleri ve küçük işletmelerin desteklenmesi önerilen başlıklar arasında.

Bu yaklaşımın temelinde ise sermayenin yalnızca birkaç büyük yatırım veya sponsorluk üzerinden değil, kentin ekonomik ve sosyal kapasitesini artıracak uzun vadeli yatırımlar üzerinden değerlendirilmesi gerektiği düşüncesi bulunuyor.

Amedspor için de daha şeffaf ve çeşitlendirilmiş bir finansman modeli öneriliyor. Taraftar katılımı, farklı sponsorluk kaynakları ve sosyal sorumluluk projeleri bu modelin parçaları olarak sıralanıyor.

Buradaki temel soru aslında yalnızca Amedspor’a ne kadar para aktarıldığı değil; Kentin sermayesi, kentin geleceğine ne kadar yatırım yapıyor?

‘Ortak gelecek’ ne kadar ortak?

Diyarbakır’da ekonomi, siyaset ve toplumsal hayatın birbirinden tamamen ayrı alanlar olmadığı uzun süredir görülüyor.

Ticaret ve sanayi odaları da bu kesişimin önemli kurumlarından biri.

Bu nedenle DTSO’nun “ortak akıl, ortak gelecek” söylemi yalnızca ekonomik bir slogan olarak kalmıyor. Aynı zamanda kentin nasıl bir ekonomik model istediğine ilişkin daha geniş bir tartışmanın kapısını açıyor.

Bir tarafta ekonomik büyüme, yatırım ve sermayenin güçlenmesi var.

Diğer tarafta ise bu büyümenin toplumun hangi kesimlerine ulaştığı, çalışanların yaşam koşulları, gençlerin geleceği, eğitim, yoksulluk ve kentteki fırsat eşitsizliği gibi sorular bulunuyor.

3 Ekim’deki seçimler bu tartışmanın sonu değil, belki de yeni bir başlangıcı oldu.

Çünkü sandıkta yaklaşık 4 bin üyenin oy kullandığı bir odanın önünde artık yalnızca “kim yönetecek?” sorusu bulunmuyor. Ortada daha zor bir soru da var: Diyarbakır’ın ekonomik geleceği kimin ortak geleceği olacak?

Ve belki de DTSO’nun sloganındaki “ortak” kelimesinin gerçek anlamı, önümüzdeki dönemde bu soruya verilecek cevapla ortaya çıkacak.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Mesut Fidançiçek Arşivi