Barış Ünal yazdı | Anzele’den Yükselen Bir Hatıra: Ünal Gazozları ve Bir Bayramın Hikâyesi

Ramazan Bayramı’na sayılı günler kala, insan ister istemez geçmişe doğru bir yolculuğa çıkıyor. Benim zihnimde ise bayram demek; çocukluk, emek, aile ve en çok da “Ünal Gazozu” demek…

Bir gazozun sadece içecek olmadığını, aslında bir hatıranın, bir emeğin ve bir kültürün taşıyıcısı olduğunu yıllar sonra daha iyi anlıyorum.

Dedem Hacı Ömer Ünal

Onun hikâyesi, aslında Diyarbakır’ın da bir dönemine ışık tutar. Dedemin babası Hacı Mehmet Ünal, Siirt’in Eruh ilçesinden Diyarbakır’a göç etmiş. Bu göç, sadece bir yer değişimi değil; aynı zamanda bir hayalin başlangıcıydı.

1965 yılında dedem, büyük bir cesaret örneği göstererek Yunanistan’a gider. Oradan meşrubat üretim makinelerini alıp Diyarbakır’a getirir. Kendi emeğiyle Anzele’de bir bina inşa eder ve fabrikanın temelini atar. Bu tercih tesadüf değildir. Çünkü Karacadağ’dan gelen doğal su, doğrudan Anzele’ye ulaşmaktadır. Kalitenin sırrı da işte burada gizlidir.

1970’li yıllarda Ünal gazozları sadece Diyarbakır’da değil, tüm Güneydoğu’da bilinen bir marka haline gelir. Bayiler aracılığıyla şehirlerden ilçelere, oradan köylere kadar uzanan bir dağıtım ağı kurulmuştur.

Benim hafızamda ise en çok o kırmızı Ford kamyon yer eder…

Hiç durmadan şehir şehir dolaşırdı. Diyarbakır içinde ise kırmızı Dodge pikapla mahalle mahalle bakkallara gazoz dağıtırdık. Bazen araç arızalanır, biz de at arabalarıyla dağıtıma devam ederdik. Çocuk aklımla bu zorlukları bile bir oyun gibi görürdüm.

Ama bugün dönüp baktığımda, o günlerin aslında ne büyük bir emeğin ürünü olduğunu daha iyi anlıyorum.

Gazoz makinesinin sesi hâlâ kulaklarımda…

Şişelerin makinelerde yıkanışı, dolumu, kapakların kapanışı… Ve en önemlisi; o şişeleri ters çevirip kontrol ederek kasalara dizdiğimiz anlar… Hem kalite kontrolü yapardık hem de içeceklerin karışımını sağlardık.

Ellerimiz cam kesikleriyle doluydu.

Küçücük bedenimle gazoz kasalarını taşımaya çalışırken bazen gücüm yetmez, kasayı düşürürdüm. Ama yine de bırakmazdık. Çünkü bu sadece bir iş değil, bir aile meselesiydi.

Abim Ahmet Ünal ile birlikte, özellikle bayram dönemlerinde sabaha kadar çalışırdık. Gazoz yetiştirmek için durmaksızın üretim yapılırdı. Yorgunluktan şeker çuvallarının üzerinde uyuyakaldığımız çok olmuştur. Bugün o sahneleri düşündükçe yüzümde bir tebessüm oluşuyor.

Diyarbakır’da o yıllarda iki büyük gazoz vardı:

Biri Anzele’de üretildiği için “Anzele gazozu” olarak bilinen Ünal gazozları, diğeri ise belediye civarında üretildiği için “Belediye gazozu” olarak anılan Turan gazozları… Hep bir Rekabet vardı ama Ünal gazozu her zaman bir adım öndeydi.

Dedem sadece bir üretici değildi.

O aynı zamanda bir gönül insanıydı.

Başında Fransız marka fötr şapkası, üzerinde özenli kıyafetleri, cebinde İsveç marka kurmalı saati… Ama onu asıl özel kılan; kalbinin zenginliğiydi.

Bayramlarda fabrikanın önünde uzun kuyruklar oluşurdu.

Merkez Bankası’ndan yeni alınmış paraları zarflara koyar, ihtiyaç sahiplerine dağıtırdı. Kurban Bayramı’nda büyükbaş hayvanlar kestirir, eti bizzat kendi eliyle dağıtırdı. O dönem Diyarbakır’da onu tanımayan yoktu:

“Hayırsever Gazozcu Hacı Ömer Ünal…”

Bugün o günleri düşündüğümde içimde hem bir özlem hem de bir gurur var.

Benim için Ünal Gazozu biraz da dedemdir. Azimdir. Yokluk içinde kurulan büyük hayallerdir. Memlekete yatırım yapma iradesidir. Kendi topraklarında üretmenin onurudur. Ve en önemlisi, geçmişten bugüne uzanan aile hafızasıdır.

Keşke o günler geri gelse…

Ama belki de asıl mesele, o günlerin bıraktığı değerleri yaşatabilmekte.

Bu bayram, sadece bir tatil değil; geçmişimizi hatırlama, büyüklerimizi anma ve o ruhu yeniden hissetme vesilesi olsun.

Bayrama iki gün kala ben yine çocukluğuma döndüm. Eski Diyarbakır sokaklarına, Anzele’ye, fabrikanın emeğine, dedemin alın terine… Ve içimden şu geçti: Bazı değerler sadece hatırlanmaz, yaşatılır.

Ramazan Bayramınız mübarek olsun.

Sağlıcakla kalın…

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Barış Ünal Arşivi