Tok ile acın muhabbeti

Kısa zaman önce, ekonominin sekteye uğramaya başladığı ve artık teğet geçmediği zamanlardan bir televizyon programı düştü önüme.

Sohbet havasında program; format öyle, laf lafı açıyor da konuşuyor gibi

Bu gibi programlar, neşeli, insanları günlük yaşam rutinlerden arındıran bir havada gerçekleşiyor.

Haberler ve sıkıcı tartışma programları izlemek istemeyenlere iyi bir alternatif sunmayı amaçlar.

Bilirsiniz, az çok ünlü (eski bir oyuncu, manken vs olabilir) biri karşısına aldığı yine en az kendi kadar ünlü/tanınan biriyle havadan-sudan yaşamdan falan konuşurlar.

Öyle bir programın varlığına; söz konusu programda (*) geçen diyalogları paylaşan ve ilginç bir de not düşerek paylaştığında haberim oldu. İzleme merakı hasıl oldu “vardır bir keramet” deyip izledim.

Seray Sever (SS) ile Hasan Hatipoğlu (HH) arasında geçen diyaloglar şöyle:

HH: Gülmek lüks olmuş, biz kahkahadan bahsediyoruz.

SS: Gülmek neden lüks olmuş Hakan?

HH: Zor hayatlar, bir sürü problem var. Ekonomik problem çeken var, işsiz kalır mıyım, yarın işten çıkarılır mıyım diye düşünen var.

Bu sözden sonra SS sazı eline alıyor:

Bunlar var ama en azından yukarıdan savaş uçakları uçmuyor, bombalar atılmıyor, yanında insanlar ölmüyor, ülkeni kolu bacağı kırılmış çocuklarla terk etmek zorunda kalmıyorsun. Vatanındasın, şükretmelisin… Millet iş gücü de beğenmiyor, o ucuz bu pahalı diye söyleniyor. Böyle bir şey yok. Benim için ne kötüdür biliyor musun. Sen savaşta mısın be kardeşim, bizim atalarımız savaşlar yaşamış, yanlarında insanlar ölmüş. Şikayet etmeyeceksin, ucuzsa alacaksın, pahalıysa almayacaksın, ucuz sebzeler alacaksın…

HH: Bugün markete gittim, çocuk maması çalarken kadın yakalandı. Böyle hayatlar var.

Fransa'nın son Kraliçesi Marie Antoinette’ya mal edilen ancak Fransız aristokratların çürümüşlüğüne işaret eden bir söz olan “Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler!" sözüne benzer replikler havada uçuşuyor programda: “ucuz sebze yesinler”, “ucuzsa alacaksız, pahalıysa almayacaksın”, “Millet iş gücü de beğenmiyor”, “şükredeceksin kardeşim”…

Ne derler “Tok halin acından anlamaz”…

Tuzu kuru, yediği önünde yemediği arkasında birinin, bir yerlere yalanma/yamanma telaşı…

Kürtçede bir deyim vardır “Ka akıl/Nerede akıl” diye.

Burada bir akıl var aslında ve bu akıl da “ölümü gösterip, sıtmaya razı olun” mesajı veriyor.

(*) Okuyucuları bu zararlı şeylerden korumak adına programın adını araştırmadım, isimleri ise kim ne demiş ve nerede duruyor diye yazma gereği duydum)

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi