Dolar 13,5320
Euro 15,3439
Altın 789,88
BİST 1.979,83
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 0°C
Karla Karışık Yağmurlu
Diyarbakır
0°C
Karla Karışık Yağmurlu
Çar 0°C
Per -2°C
Cum -2°C
Cts 1°C

Şakir Diclehan yazdı: Nükteler Eşliğinde Diyarbekir’e Seyahat

13.01.2022
A+
A-

12 Ocak 2022 Çarşamba günü konferans için Diyarbekir’deyiz. Hayat pahalılığının insanların canına tak ettiği bir ortamda nükteye başvurarak ve nükte yardımıyla birazcık da olsun sıkıntıları hafifletmek için kalem oynatmak niyetindeyiz.

Derler ki, Şavşat, Türkiye’nin en fazla okuyanı olan ilçelerinden. Benim doktora tezimin bilim inceleme kurulunda bulunan merhum Prof. Dr. Gündüz Akıncı Bey -ki Ahmed Arif’in de Afyon’dan lise hocasıdır- bir fıkra anlatmıştı. Şavşatlı İstanbul’a seyahat etmeğe karar verir. Gemiyle yola çıkar. İstanbul’a yaklaşınca limanlarda gemilerin çokluğu dikkatini çeker ve derki: “Ey İstanbul! Ne kadar varyetelisin… Ama sözüne devamla: Dayan dayan İstanbul! Gözün bir yiğidi görsün” der.

Ey Diyarbekir! Bir kahramanı anlatmak için âcizane bir yiğit yola çıkmış geliyor sana, kucak aç.

Bir Diyarbekirli Fiskaya’nın başında ellerini havaya açarak Ey Huda-yê mezin bana iş ver, aş ver, para ver, fakirem, dertmendem, biçareyem. Senin dergahına gelmişem, sana sığınmışem…

Biraz sonra fırtına kopar kendisini aşağıda kumlar içinde yara ve bereli halde bulur. Ayağa kalkar ve derki: “Ê vermisen virmisen, niye itelisen.

 

Diyarbekir Kalesinden Notlar ve Adiloş Bebenin Ninnisi

Varamaz elim

Ayvasına, narına can dayanamazken,

Kırar boynumu yürürüm.

Kurdun, kuşun bileceği hal değil,

Sormayın hiç

Laaaaal…

Kara ferman çıkadursun yollara,

Yarin bahçesi tarumar,

Kan eder perçem

Olancası bir tutam can,

Kadasına, belasına sunduğum,

Ben öleydim loooy…

Elim boş,

Ayağım pusu.

Bir ben bileceğim oysa

Ne afat sevdim.

Bir de ağzı var dili yok

Diyarbekir Kalesi…

Ve Sezai Karakoç:

Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.

Henüz dinlemedin benden türküler.

Benim aşkım uymaz öyle her saza.

En güzel şarkıyı bir kurşun söyler.

Kırgın kırgın bakma yüzüme Rosa.

Yağmurdan sonra büyürmüş başak,

Meyvalar sabırla olgunlaşırmış.

Bir gün gözlerimin ta içine bak

Anlarsın ölüler niçin yaşarmış.

Yağmurdan sonra büyürmüş başak.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.