Dolar 17,9664
Euro 18,2711
Altın 1.017,22
BİST 2.980,00
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 41°C
Açık
Diyarbakır
41°C
Açık
Per 39°C
Cum 37°C
Cts 38°C
Paz 38°C

Şakir Diclehan yazdı: Buruk geçen bir bayramın ardından

A+
A-
19 Temmuz 2022 00:45

Bayramların büyük önemi vardır Müslümanların  hayatında… Her fert, Kur’an-i Kerim’den bir ayet gibi kalbini öbür Müslümanlara götürecek ve böylece büyük bir mutluluk duyacaktır..

Git gide amacından uzaklaştırılan bayramlarımızı bize bıraksalardı keşke… Ah ne olurdu? Bugün yeryüzündeki şehirler, köyler kasabalar ve yerleşim birimlerinde yaşayan Müslümanlar, bütün ulaştırma araçlarıyla birbirine uğramaları ya da haberleşmeleri mümkün olmasa da Kâbe-yi muazzama etrafında dönerek adeta bu ibadet aracılığıyla haberdardırlar birbirlerinden…

Bir Müslümanın eli, öbür Müslümanın eline, onun eli de bir başka Müslümanın eline, böylece bütün Müslüman eller birbirine kenetlenecek ve bütün İslam dünyası, kopmaz, yıkılmaz bir bina, sarsılmaz bir yapı haline gelecektir.

Bayram, taştan ve topraktan, rüzgâr esintilerinden ve yaprak hışırtısından değil, bir medeniyetten, hem de izleri ve eylemleri duraklamış gibi görünen köklü bir tarih ilhamından, Müslümanların aydınlık günlerinden, derin köklerle beslenmiş bir inançtan ve bir bilinç hafifliğinden gelerek bize            ulaşmaktadır.

Aslına bakılırsa hutbeyi okuyan İmam, bir çağrıda bulunsa da çelik ve beton arasında boğulan insana bir özgürlük çağrısı yapmakta ve evrensel bir bildiri sunmaktadır. Hürriyetin ancak kurtuluş içinde bir anlam ifade edeceğini ilan eden evrensel bir bildiridir bu…

Camilerdeki hutbe, vücuda olan tutsaklıktan, maddeye ve eşyaya olan bağlılıktan ve putlar korusuna olan eğilimden kurtuluşa açılan bir çağrı manifestosudur bu hutbe…

Evlerden evlere taşınan armağanlar, evleri doldurup taşan armağanlar, bayramların en büyük hediye ve armağanıdır…

İşte o ulu ve eşsiz geçmişten elimizde kala kala bu ulu bayramlar kaldı… Onlara sıkı sarılmamız ve hiç olmazsa İslam’ın son peygamberinin bu armağanını elden kaçırmamamız gerekir…

İdarecilerin turizm ve maddi gelir anlayışıyla bir tatil aracı olarak gördükleri bayramın ruh ve felsefesine aykırı düşüncenin son bulması, evlerden evlere bir armağan gibi taşınan,  çileli hayat arkadaşı eşlerin ve evlerin bin bir renkli çiçekleri çocukların bayramı olması, en büyük dileğimizdir…

Bu bayramı biraz buruk geçirdik. Çünkü her bayram, Yüce Diriliş Partisi’nin Haseki semtindeki hacım olarak küçük fakat anlam olarak büyük İstanbul il merkezi binasında iki elin on parmağını geçemeyecek diriliş erlerinin ve Karakoclu sevenlerin katılımıyla kutladık. Üstad Karakoç’la aynı fotoğraf karesinde görünmek isteyenler ya da merak nedeniyle neleri konuşacak diye bir düşünce içinde olanlar yoktu bu bayramlaşmada… Aydınlık şahsiyetlerin fikir gücü ve bazusuyla kutlamak gerek bayramları…

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.