DOLAR 8,0947
EURO 9,7344
ALTIN 462,09
BIST 1.380
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 30°C
Az Bulutlu
Diyarbakır
30°C
Az Bulutlu
Sal 31°C
Çar 30°C
Per 28°C
Cum 29°C

Hukuk sistemi cellatlara hangi cezayı uygun görecek?

26.02.2021
A+
A-

Ceza hukukunda suç olarak tanımlanan eylemler sonucunda söz konusu eylemleri gerçekleştirdiklerine kanaat getirilen kimselere çeşitli yaptırımların uygulanması öngörülmüştür. Bu yaptırımlar ile kanunilik ilkesi gereği kanunda önceden belirtilmiş suç teşkil eden eylemlerin işlenmemesi amaçlanmaktadır. Bu amaç, toplumsal düzenin ve toplumu oluşturan bireylerin hak ve menfaatlerinin korunmasına hizmet eder.

Her ne kadar yaptırımlar yoluyla caydırıcılık hedeflense de bu her zaman mümkün olmamakta ve suçlar yine de işlenebilmektedir. Doktrindeki tartışmalarda da kendisine oldukça geniş yer bulan, üzerinde fazlaca tartışılan cezaların caydırıcılığı konusunun kimi durumlar da tamamen etkisini yitirdiği açık bir şekilde ortadadır.

Ceza hukukunda soruşturma şüphe üzerine fiilin gerçekleştiğini destekler nitelikte olgu ve iddiaların varlığıyla başlar, sonra belirli şartların mevcut olduğuna kanaat getirilmesi halinde yargılama evresine geçilir. Bu durumdan ötürü soruşturma evresinde suçu işlediğine dair çeşitli emareler bulunan kişiye şüpheli, kovuşturma evresinde ise sanık denir.

Bir kimse hakkında hüküm verilmedikçe hatta kanun yolları tüketilip, hüküm kesinleşmedikçe masumiyet karinesi gereğince kişi suçlu olarak nitelendirilemez.

Kaldı ki hükmün verilmiş olması halinde bile yine de kişilerin suçsuz olabileceği ihtimali bulunmaktadır.

Mevcut hiçbir sistem kişilerin zihnini okuyamaz. Ayrıca deliller ne kadar açık olsa bile yargıçların yanılma payı her zaman ihtimaller arasındadır.

Hukuk sistemi; bir konuda hüküm düzenlerken her zaman birden fazla durumu gözetir ve değerlendirir. Bundan dolayı sırf cezaların caydırıcılığı olsun diye suçların ağır yaptırımlara bağlanması başkaca hukuki ve toplumsal sorunlara,hak ihlallerine yol açmamalıdır.

İdam cezasının her ne kadar caydırıcı olabileceği düşünülse de idam cezası kendi içinde oldukça ciddi hukuki sorunları barındırmaktadır.

Öncelikle idam cezasının getirilmesi halinde uygulamada nasıl olacağı hususunda büyük bir belirsizlik ve büyük bir risk bulunmaktadır. İnsanların vicdanında her ne kadar özellikle kimi suçlar için derin bir üzüntü oluşsa da uygulama da gücü elinde bulunduranların bu idam meselesini keyfiyete dönüştürmeyeceğinin garantisini kimse veremez.

Bundan daha önemli olan bir diğer risk ise hakkında hüküm verilen kişilerin masum olma ihtimallerinin varlığıdır. Şuan mevcut olan sistemlerdeki özgürlüğü bağlayıcı cezalar da olası bir yanılma durumunda telafisi güç cezalardır. Ancak hukuk sistemleri böyle bir durumda her ne kadar özgürlüğün gasp edilmesinin yerini tutmasa da en azından yapılan hatalardan veya yanılmalardan dolayı kişilere tazminat verilmesi kurumunu işletmektedir.

İdam cezasının telafisi ve geri dönüşü olmayan bir yaptırım olması nedeniyle ortaya çıkaracağı sorunlar ve hak ihlalleri gibi sonuçların daha ağır mağduriyetler doğuracağı oldukça açıktır. Getirilen kanunların amaçlarından biri caydırıcılık olsa da bundan daha önemli olan şey suç işlenmesini önleyecek toplumsal eğitim ve kültürdür.

İdam cezası; açacağı ciddi ve telafisi mümkün olmayan risklerden dolayı hiçbir zaman uygulanmamalıdır.

Suçlu olduğu sanılan bir insanın idam edildiğini ve sonradan masum olduğunun anlaşıldığını düşünelim bu nokta da idam cezası getirilmeli diyenlere şu üç soruyu sormak isterim:

Suçu olmadığı halde idam edilen kişinin yaşam hakkı kendisine iade edilebilecek midir?

Kişiyi darağacına götüren şüphenin sebep olduğu hak ihlalini kim nasıl telafi edecektir?

Masum bir insanı dar ağacına çıkaran yargıçların vicdanı, cellatlara hangi cezayı uygun görecektir?

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."