Dolar 12,8429
Euro 14,5056
Altın 735,79
BİST 1.809
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 16°C
Parçalı Bulutlu
Diyarbakır
16°C
Parçalı Bulutlu
Sal 16°C
Çar 12°C
Per 12°C
Cum 12°C

Yusif Bedîrxan yazdı: Paraya tapan doktorlar

24.11.2021
A+
A-

“İki saat sonra öleceğini bildikleri hastaları dahi özel muayenelerine sedyeyle getiriyorlar”

Şu cümlenin anlattıklarına bakın. Bir daha okuyun, bir daha, bir daha…

Ahlak, vicdan yoksunluğunun geldiği noktayı anlayabilirsiniz belki.

Bu sözler Diyarbakır Yeniden Yaşam Kanserle Mücadele Derneği Başkanı Şükrü Abay’a ait.

Abay, kentteki kanser hastalarının yaşadıkları sorunlarına bir nebze olsun çözüm olmak için çalışan örnek bir insan.

İlki 40’lı yaşlarda başlayan dört ayrı kanser ile ilgili mücadelesi ile şu sözleri hep aklımda; “Kanserle aramda kan davası var”

Hastalıkla mücadelesi kendisi ile sınırlı olmayan kurduğu dernekle bunu bir kamu hizmetine dönüştüren Abay’ın kentte kanser hastalarıyla ilgili izlenimlerine bir bakalım.

En can alıcısıyla başlayalım.

Öncelikle kentteki kanser hasta sayısının durumuyla ilgili sayıya bakalım. 1 milyon 800 bin nüfuslu kentte yüzde 10’lara tekabül eden 15 bin kanser hastası var.

Diyarbakır’da doktor sayısı yetersiz ve alanında uzman bazı doktorlar ise paraya tapan insanlar.

Bu hastaların çoğunun tedavileri de istenilen şekilde değil, doktor sayısının yetersiz olması ve çoğu doktorların duyarsızlıklarıyla karşılaşıyoruz. İki saat sonra öleceğini bildikleri hastaları dahi özel muayenelerine sedyeyle getiriyorlar. Özel muayene ücreti ödendikten sonra hastanede yoğun bakım ünitesine kaldırılıp vefat eden çok sayıda hasta var.

Bu kanser hastaları özellikle pandemi süresince Gazi Yaşargil Eğitim Araştırma Hastanesi’nin “Pandemi Hastanesi”ne dönüştürülmesi sonrası kapanan Onkoloji  Bölümü’nün kapanmasıyla bir çok sorun yaşamış.

Özellikle maddi durumu düşük hastaların tedavi için gittikleri hastanelerde toplu taşıma araçlarını kullandığını ve bu yüzden enfeksiyon kaptıklarını belirtip, kemoterapi gören hastalar için iki tane servis aracının tahsil edilmesini istiyor.

Bir önemli istek de şöyle; Kemoterapi gören hastaların yan yana olmamalı; bu diğer hastalar için büyük bir moral bozukluğuna sebep oluyor. Bazı hastaların durumu çok ağır oluyor ve tedavi sırasında kusmalar olduğundan diğer hastalar da olumsuz etkileniyor.

Her biri diğeri kadar önemli şstekler devam ediyor: Kanser hastalarının çoğu hastalıklarıyla boğuşmalarından daha fazla ailelerinin geçimi de onlar üzerinde büyük bir sıkıntı arz ediyor. Maddi durumu düşük hastaların yardıma da ciddi anlamda ihtiyaçları var.

Son olarak kanser hastalarının adına sokak ve binalarda para toplandığından şikâyetçi olduklarını ve yetkililere defalarca şikâyet ettiklerini bunun karşılığında para toplayanlardan sadece cüzi bir para cezası verilip serbest bırakıldıklarını belirtiyor Abay.

Velhasıl sorun büyük. Bu sorunlar içinde doktorlardan bazılarının vicdan ve ahlaktan uzak davranışları, bu alanda mücadele eden diğer meslektaşlarını da töhmet altında bırakıyor.

Bir örnek verip bu konuyu şimdilik burada noktalamak istiyorum.

Bir arkadaşım kanser hastası babası için kentte ön plana çıkmış bir doktora yönlendiriliyor. Tabi bir de tavsiye de bulunuyorlar: Babanın durumu ciddi çalıştığı hastaneye değil de özele git, orada daha kısa zamanda müdahale gerçekleşir.

Arkadaşım da söyleneni yapıyor. Muayene sonrası, ameliyat gerektiği yönünde telkine uyarak kabul ediyor. Ameliyatın babasına sağlayacağı durum ile ilgili bilgi alıyor. Bir organı tamamen alınacak ve hastalık durdurulacak(mış). Özel hastanede yapılacak bu ameliyat için gereken parayı arabasını satarak ödüyor. Ameliyat sonrasında yaklaşık iki ayın ardından hastalık tüm vücuda dağılarak babasının ölümüne neden oluyor.

Babam, iki ay daha yaşatmak adına değil, hastalığı atlatacak olması ümidiyle bu parayı ödedim. Resmen duygularımızdan istifade edilerek kandırıldık; tek tesellim en azından ihtimale yer bırakmadığım için vicdanım rahat. Bizden bu parayı alanların vicdanı rahat mı acaba?

 

Foto: Arşiv

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.