
Yûsif Bedirxan
Yusif Bedîrxan yazdı: Yıkılan binaların suçlusu kim?
Çok ciddi bir felaket yaşadık.
Adı üstünde felaket, doğal afet…
Geliyorum işaretleri verir de, ne hikmetse hazırlıksız yakalar doğal afetler.
Hazırlıksızlığın toptan bir sebebi yoktur; birçok sebebi vardır. Kimisinde kolon kesilir, malzemeden çalınır, kimisinde dere yatağı imara açılır…
Önemli değil bunlar; alışığız cepten yemeye, fıtrata, kadere, ulu bir işarete sığınmaya!
Kamu ve toplum vicdanıyla alakalı sorum(suz)luk gelmez akıllara; öncesi ve sonrasındaki yapı denetim(sizliğ)i de…
Ahlak ve vicdan yoksunu açgözlü vicdansız tacir müteahhitler.
Üstüne işyerini yüksek kirayla vermek dışında bir kaygısı olmayan açgözlü mülk sahiplerinin kolon, kriş müdahalesine sessiz kalınışı.
…
Diyarbakır’da Hicret Apartmanı depremle yıkılmadı. 1983'te çöken Hicret Apartmanı'nın müteahhidi Kermo Dalmış. 83 kişinin yaşamını yitirdiği binanın müteahhidi Dalmış, 8 yıl 3 ay ağır hapis cezasına çarptırıldı. Dalmış yaklaşık 1,5 yıl hapis yattıktan sonra serbest bırakıldı.
Neden?
2 Şubat 2004'te, çöken Zümrüt Apartmanı da bir doğal afet değildi.
Yarggılandılar ama nasıl?,
92 kişinin ölümüne neden olan müteahhit Ali Vedat Kaya 5 yıl, taşeron İsmail Hakkı Canlıer 4 yıl, proje sorumlusu Halil İbrahim Elliiki 2 yıl, 3 belediye görevlisi ise 2'şer yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Belediye görevlilerinin cezaları daha sonra Yargıtay tarafından tecil edildi.
…
Afetlerden afet beğen…
17 Ağustos depreminde Yalova'daki binalarının bir kısmı çöken müteahhit Veli Göçer, "taksir nedeniyle 198 kişinin ölümüne sebebiyet vermekten" 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı.Cezasının onanması üzerine 21 Ekim 2004 tarihinde cezaevine giren Göçer, Rahşan Affı ve zaman aşımından yararlanarak 7.5 yıl hapis yattıktan sonra tahliye oldu.
Şimdiye kadarki en ağır ceza.
Taammüden adam öldürmenin cezası müebbetken, sessiz sedasız ve yatarsız cezayla geri döndüler aramıza katliam zanlıları..
Bingöl depreminin ardından "müteahhitler cezasız kalmayacak" diyen dönemin Adalet Bakanı Cemil Çiçek, 17 Ağustos depremi mağdurlarınca Kocaeli, Sakarya, Yalova ve Eskişehir'de açılan 1460 ceza davasının 1328'ini müteahhitler lehine sonuçlandığını söylemiş 2004’te.
Aynı tiyatro “toplumun gazını almak” niyetiyle yine devrede!
Kimsenin aklına “bu yapıları kim denetliyor, kim olur veriyor” sorusu getirmeden ince işçilikle sadece müteahhitler üzerinden yürüyor aynı senaryo.
Müteahhit yargılamakla bu iş çözülmüyor; denetimsizlik, rant, rüşvet ve göz yumma silsilesinin tüm ayakları bundan sorumlu. Bir de iyisinden iyi halin olmadığı esaslı cezayi müeyyide getirilmeli.
Ama en öncesinden köreltilen toplumsal ahlak ve vicdan onarılmalı; işte bu zor!
Yusif BedÎrxan yazdı: Siirt’ten öteye bir manevi haz
30 Ekim 2024 Çarşamba 00:25Yusuf Bedîrxan yazdı: Basının zorlu sınavı; Narin
11 Eylül 2024 Çarşamba 00:10Yusuf Bedîrxan yazdı: Instagram neden kapandı?
07 Ağustos 2024 Çarşamba 00:10Yûsif Bedirxan yazdı: Diyarbakır’da neler oluyor?
15 Temmuz 2024 Pazartesi 00:10Yusuf Bedîrxan yazdı: Üslup meselesi mi, yoksa…
27 Haziran 2024 Perşembe 00:20Yusuf Bedîrxan yazdı: Ne kadar güvenebiliyorsak…
20 Mart 2024 Çarşamba 00:10Yûsif Bedirxan yazdı: Ekonomik Buhranın Panzehiri Üretimdir 2
08 Şubat 2024 Perşembe 00:10Yusif Bedirxan yazdı: Ekonomik Buhranın Panzehiri Üretimdir 1
07 Şubat 2024 Çarşamba 00:20Yusif Bedirxan yazdı: Kim ne dedi?
03 Şubat 2024 Cumartesi 00:10Acısını suya akıtan belgesel; Herkes Toprağa Gömülür Ben Suya
28 Kasım 2023 Salı 00:01




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.