
Yûsif Bedirxan
Yusif Bedîrxan yazdı: Öğretmenevi Davası
Foto: Arşiv
Bazı olaylar vardır sistem içindeki çürümüşlüğe işaret eder.
Olayın açığa çıkarılış şekli, detayları, teknik ve fiziki takipler, kamera kayıtları Emniyet’e ulaşan ulaştırılan bil cümle tüm detaylar kimi zaman kaygılar da aşılarak namus belasıyla gerçekleşir.
En tepedekileri içine alsa da kimi zaman olumlu karşılık bulur; toplumun gazı alınır da hukukun üstünlüğüne ket vurulmaz!
Devletin içinde çürümüşlüğe izin vermeyen namuslu insanların çabası deriz böylesi durumlara!
Böylesi bir durum Diyarbakır Öğretmenevi’nde yaşananlarla yaklaşık 33 ay önce ortaya çıkarıldı.
Rahatsızlıklar hem ahlaki hem de haddi aşan pervazsızlık boyutuna o kadar geldi ki idare edilmekten çıktı desek yanlış olmaz.
Ön planında Eğitim Bir Sen ve Memur Sen Diyarbakır eski İl Başkanı Yunus Memiş’in olduğu İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı, sivil toplum örgütleri ile iş insanlarının da bulunduğu çok sayıda kişinin adının geçtiği bir davadan bahsediyoruz.
“İhaleye fesat karıştırma, usulsüz fatura düzenleme, gayri resmi ortaklıklar üzerinden haksız kazanç elde etme, devleti zarara uğratma” ve odalara kameralar yerleştirme, kadına cinsel istismar, dönemin Milli Eğitim Müdürü’nün görüntüler üzerinden tehdidi vs ne ararsanız var.
26 sanıklı Öğretmenevi davası ile ilgili geçtiğimiz hafta Diyarbakır 7'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde duruşma gerçekleştirildi.
Yapılan teknik ve fizik takip sonucunda, kurulan ihale komisyonlarında yer alan isimlerin, 2016, 2017 ve 2019 yılları arasında doğrudan temin ve ihale yoluyla yapılan malzeme alımı, tadilat, kafe yapım inşaatı, öğretmenevine ait restaurant ve kafenin işletmeye verilmesi, bahçe direklerinin ışıklandırılması, kahvaltı alım ihalelerine fesat karıştırmak ve öğretmenevinin konferans salonun kiraya verilmesinde usulsüzlük yaparak kamuyu zarara uğrattıkları belirtiliyor.
Toplum vicdanını zedeleyen iddialar, karşılığında savunmalar ve itirazlarla dolu bir dava sürecinin son oturumu.
İddia makamı olan Cumhuriyet Savcısı, bazı noktaları eksik bularak sanıkların mal varlıklarının tespiti için MASAK raporu ve yeniden bilirkişi raporunun hazırlanmasını istedi.
Tabi ki hukuki bir sürecin gereği olarak sanık avukatları itirazlarda bulunuyor.
Son söz Mahkeme Heyetinin.
Mahkeme kritik bir karar alarak, Cumhuriyet Savcısının taleplerinin reddine, mütalaasını hazırlamak üzere dosyanın kül halinde Savcıya gönderilmesine karar vererek, duruşmayı tam da operasyonların başladığı (2020 Şubat) 14 Şubat'a erteledi
Ne de olsa hukuki süreç ve ‘şeriatın kestiği parmak acımaz’ diyerek bir üç ay daha bekleyeceğiz.
Hem toplum vicdanında hem de yasal çerçevelerde olumlu karşılık bulacak bir kararın çıkacağını ümit ediyorum.
Yusif BedÎrxan yazdı: Siirt’ten öteye bir manevi haz
30 Ekim 2024 Çarşamba 00:25Yusuf Bedîrxan yazdı: Basının zorlu sınavı; Narin
11 Eylül 2024 Çarşamba 00:10Yusuf Bedîrxan yazdı: Instagram neden kapandı?
07 Ağustos 2024 Çarşamba 00:10Yûsif Bedirxan yazdı: Diyarbakır’da neler oluyor?
15 Temmuz 2024 Pazartesi 00:10Yusuf Bedîrxan yazdı: Üslup meselesi mi, yoksa…
27 Haziran 2024 Perşembe 00:20Yusuf Bedîrxan yazdı: Ne kadar güvenebiliyorsak…
20 Mart 2024 Çarşamba 00:10Yûsif Bedirxan yazdı: Ekonomik Buhranın Panzehiri Üretimdir 2
08 Şubat 2024 Perşembe 00:10Yusif Bedirxan yazdı: Ekonomik Buhranın Panzehiri Üretimdir 1
07 Şubat 2024 Çarşamba 00:20Yusif Bedirxan yazdı: Kim ne dedi?
03 Şubat 2024 Cumartesi 00:10Acısını suya akıtan belgesel; Herkes Toprağa Gömülür Ben Suya
28 Kasım 2023 Salı 00:01




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.