Barış Ünal
Barış Ünal yazdı; Modern Hanedanlıklar ve Yeni Dünya Düzeni
Bir imparator; altında ise sadakat zinciriyle bağlı kral, dük, kont ve baronlar yer alırdı. İmparatorun fermanı tartışılamaz, iradesi kanun sayılırdı. Bugün "modernleştiğimizi" iddia etsek de siyasal alanda tanıklık ettiğimiz manzara, aslında Orta Çağ’ın dijital ve askerî bir güncellemesinden ibarettir. Kimse kendisini kandırmasın; dün Lancaster, York, Osmanlı veya Habsburg hanedanlıkları dünyayı şekillendirirken, bugün onların yerini Trump, Putin ve Şi Cinping gibi "modern hanedanlıklar" almıştır. İsimler ve ideolojiler değişse de mutlak iktidar hırsı ve tahakküm kurma biçimleri aynı arkaik köklerden beslenmektedir.
Bu yeni düzenin ve "modern imparatorluk" iştahının en keskin yansımalarını bugün eş zamanlı olarak iki farklı coğrafyada izliyoruz. ABD, emperyalizmin maskesini tamamen indirerek gerçek yüzünü hiç olmadığı kadar sert bir biçimde göstermektedir. Zengin petrol ve altın yataklarına sahip olan Venezuela ile bölgesel bir güç odağı olan İran, bu kadim güç mücadelesinin güncel kurbanları olarak seçilmiştir.
Son bir hafta içinde küresel dengeleri sarsan gelişme ise ABD’nin doğrudan İran’ı hedef alan askerî müdahaleleri olmuştur. Trump yönetiminin talimatıyla gerçekleştirilen bu saldırılar, sadece bir ülkeyi değil, uluslararası hukukun kalan son kırıntılarını da hedef almaktadır. Karakas, Miranda ve Aragua’da yankılanan bomba sesleri ile İran semalarındaki askerî hareketlilik, "Büyük Şeytan" olarak nitelendirilen odağın sömürgeci baskısının somut kanıtlarıdır. Nicolas Maduro’nun iktidardan uzaklaştırılma süreci ve İran'a yönelik doğrudan operasyonlar, enerji kaynaklarını kontrol etmek uğruna hiçbir sınır tanınmayacağının ilanıdır.
Trump yönetimi, iktidara geldiği andan itibaren uluslararası hukuku bir engel olarak görmüş ve orta ölçekli devletleri bu devasa güç karşısında yalnızlaştırmaya odaklanmıştır. Ancak bu tarz zorba müdahalelerin karşısındaki aşılmaz tek gerçek kale, halkın sarsılmaz iradesidir. Tarih göstermiştir ki; hiçbir modern hanedanlık, topyekûn bir direnişe geçen halkın özgürlük arzusunu zincire vuramamıştır.
Dolayısıyla hükümetler için artık kaçınılmaz bir zorunluluk vardır: Dış tehditler karşısında kendi halklarına baskı kurmak yerine, içeride demokrasiyi ve hukuk devletini güçlendirmek. Bir ülkeyi koruyan en güçlü zırh, ne tanklar ne de füze savunma sistemleridir; o zırh, halkın kendi özgürlüğüne ve geleceğine duyduğu aidiyettir. Demokrasi dışı totaliter eğilimler, emperyalist müdahalelere en büyük davetiyeyi çıkarır.
Sonuç olarak; emperyalist kuşatmalara ve modern hanedanlıklara karşı duracak tek gerçek ilaç; şeffaflık, katılımcı bir demokrasi ve halkların sarsılmaz birliğidir. Modern imparatorlukların işgal girişimleri, ancak halklar kendi sesine sahip çıktığında ve yönetimler bu sese kulak verdiğinde başarısızlığa uğrayacaktır.
Barış Ünal yazdı; Silahlar susarsa gelecek konuşur
08 Ağustos 2026 Cumartesi 00:01Barış Ünal Yazdı | Çetelerin değil, hukukun sözü geçmeli!
29 Temmuz 2026 Çarşamba 00:01Barış Ünal Yazdı | 15 Temmuz: Tanklar geçti, millet dik durdu!
16 Temmuz 2026 Perşembe 22:58Barış Ünal Yazdı | Terazinin iki ucu: Hangisi daha ağır?
12 Temmuz 2026 Pazar 00:01Barış Ünal Yazdı; Emeklilik mi, Yoksulluk Cezası mı?
04 Temmuz 2026 Cumartesi 00:15Barış Ünal Yazdı; Diyarbakır’ın vitrini Sur, neden bu hale geldi?”
25 Haziran 2026 Perşembe 21:18Barış Ünal yazdı; YKS bitti, peki ya sonrası?
22 Haziran 2026 Pazartesi 19:39Barış Ünal yazdı | Ak Parti’nin Diyarbakır Sınavı: Makam sevdası mı, hizmet kapısı mı?
15 Haziran 2026 Pazartesi 17:00Gökyüzüne açılamayan şehir: Diyarbakır'ın Havalimanı çilesi
28 Mayıs 2026 Perşembe 18:00Barış Ünal Yazdı | Futboldan fazlası; Amedspor
20 Mayıs 2026 Çarşamba 19:15
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.