DOLAR 8,0675
EURO 9,6762
ALTIN 461,30
BIST 1.408
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 25°C
Az Bulutlu
Diyarbakır
25°C
Az Bulutlu
Cts 28°C
Paz 29°C
Pts 30°C
Sal 33°C

Sonrası için hazırlıklı mıyız? – I

17.04.2020
A+
A-

Alt üst olan bir yaşam ve sebebi KOVID-19 salgını bilinen adıyla Korona virüs…

Aslında kapımıza geldiğinden önemsediğimiz korona dışında son 20 yılda birçok salgınla mücadele etti dünya.

 

SARS, MERS, kuş gribi, domuz gribi, Ebola gibi virüsler, pandemi safhasına gelmese bile kısa sürede birçok ülkeye yayıldı ve binlerce kişinin ölümüne yok açtı.

Aslında olası bir felaketin ayak seslerine kulak tıkadık da haberimiz yok.

Korona virüs geçse bile, en azından geçmiş deneyimler bunun bir son olmadığını bize gösteriyor.

 

Tüfek, Mikrop ve Çelik’in yazarı Jared Diamond ile Salgın Araştırmaları Şirketi Metabiota’nın kurucusu ve Virolog Nathan Wolfe’un yeni virüsün ortaya çıkması olasılığına karşılık neler yapılması gerektiğini ele aldığı bir yazıyı paylaşmak istiyorum bugün.

 

Bundan sonra ortaya çıkabilecek yeni virüs hakkında düşünmeye başlayalım. Hayır, KOVID-19 salgını daha ilk evrelerinde olmasına rağmen (16 Mart) bu olasılığı düşünmek için erken değil. 2004’teki SARS salgını sırasında dünya, yeni virüs olasılığını göz önünde bulundurmadı ve şimdi bedelini ödüyor.

 

SARS ve koronavirüs değil, AIDS, Ebola ve Marburg dahil olmak üzere bütün hastalıklar kendiliğinden ortaya çıkmaz. Bunlar, bir konaktan diğerine atlayan, hayvanlardan bulaşan (zoonoz) hastalıklardır. Bize en yakın hayvan akrabalarımız olan diğer memeliler vasıtasıyla taşınıyorlar. Bunun nedeni apaçık ortada: Bir mikrop, konağının iç kimyasal ortamına adapte olacak şekilde gelişir ve bu konağın iç kimyasal ortamı, eski konağınınkine benziyorsa yeni konağa atlamanın en kolay yolunu bulur. İnsanlar memelidir, bu nedenle çoğu zoonoz hastalık, diğer memelilerden bulaşır.

 

SARS’ın insanlara sıçraması, Çin’deki vahşi hayvan pazarlarından kaynaklandı. Çin’in çoğu yerinde, öldürülen ya da yakalanan vahşi hayvanların, gıda ve diğer amaçlarla ölü ya da canlı satıldığı bu tür birçok pazar var. SARS, bu pazarlarda satılan, mikrobu yarasalardan almış olan misk kedisinden geldi.

 

Çin dışındaki ülkelerde de vahşi hayvan pazarları bulunuyor. Ancak Çin pazarları salgınları başlatmada özellikle etkili, çünkü Çin dünyanın en büyük insan nüfusuna sahip ve araba, uçak ve hızlı trenlerin gitgide artması nedeniyle ulaşım kolay hale geliyor. Sağlık çalışanları, hayvanlardan taşınan hastalıkların kökeni ve Çin vahşi hayvan pazarlarının salgınları başlatmada uygun ortamı sağladığı fikrine yıllardır aşina. SARS 2004 yılında bu pazarlar yüzünden çıktığında Çin’in vahşi hayvan pazarlarının kapatılması çağrısı yapılması gerekirdi, ama pazarlar açık kalmaya devam etti.

Aralık 2019’da Vuhan şehrinde yeni bir koronavirüs ortaya çıktığında halk sağlığı yetkilileri, hastalığın oradaki vahşi hayvan pazarından geldiğinden şüphelendi. Bu henüz kanıtlanmasa da her şey, vahşi hayvan ticaretine işaret ediyor. (Devam Edecek)

 

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."