Dolar 18,5418
Euro 18,2027
Altın 991,14
BİST 3.146,89
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 35°C
Açık
Diyarbakır
35°C
Açık
Cts 33°C
Paz 32°C
Pts 33°C
Sal 32°C

Şakir Diclehan Yazdı: Sezai Karakoç ve Aydın Bir Gençlik

A+
A-
8 Eylül 2022 17:18

Uygarlığın merkezi olan kültür odaklı ve onu canlı tutan inanç ve umut ateşini yakan entelektüel bir gençliğe ihtiyacımız vardır bugün. Hızlı değişimin baş döndürücülüğünde çağımız insanı, yıkılışlar ve yapılışların her türlüsünü görmekte ve belki de görmeye devam edecektir.

Bu yıkılış ve çözülüşler karşısında idealist, inançlı ve aydın bir gençlik yetiştirmek zorundayız…  Genellikle bir neslin yetişmesi için 25 yıllık zamana ihtiyaç olduğunu dile getirenler, pek de haksız değildirler…

Necip Fazıl’ın tespitiyle “üç katlı evin alt katında 25’likler, orta katında 50’likler, üst katında 75’likler, birbirini boğazlayan ve kötüleyen nesillerle çatırdadığı bu efsanelik iklimde” inanç ve cesaretle, bilgi ve kültürle donanmış ve süslemiş yeni bir neslin mayasını yoğurmak zorundayız. Bu da ancak klişe cümle ve sloganlardan uzak, Pakistanlı Dr. Muhammed İkbal’ın “Cavid’in Nesli, Mehmet Akif’in “Asımın Nesli”, Sezai Karakoç’un “Diriliş Nesli” dediği bir nesille mümkün olabilecektir.

Sabır, tevekkül, ümit, iman, çile ve ıstırap olmadan, yüz yıldır yetiştirdikleri başıboş, bezgin ve gününü gün etmeye bakan nesilleri, has ve saf ekmeğe çevirmek için var gücümüzle, ayrıca zaman ve mekân müsait midir, değil midir? Demeden çalışmakla yükümlüyüz.

Herkesin maddi çıkar ve menfaat peşinde koştuğu bir zamanda, kıvılcım kıvılcım fezada uçmak ve kendimize yeni bir planette yer aramak… İşte bütün mesele burada… Evet… Geriye ve ileriye, etrafımıza ve içimize göz atıp, ruhumuzdaki mucize ve efsane gücündeki sırdan güç alarak, çağdaş melankoliyi ve boşluğu dize getirmek ve yaşama aşkımızı yeniden anlamlandırmak zorundayız. Bunu yapacak olan aydın ve entelektüel gençliğe selam olsun.