DOLAR 7,8158
EURO 9,4809
ALTIN 461,55
BIST 1.331
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 14°C
Parçalı Bulutlu
Diyarbakır
14°C
Parçalı Bulutlu
Cts 14°C
Paz 14°C
Pts 13°C
Sal 12°C

KYK borçları

04.12.2019
A+
A-

Bilindiği gibi yükseköğrenim gören öğrencileri maddi yönden desteklemek, sosyal ve kültürel gelişmelerini kolaylaştırmak amacıyla öğrenim süresi boyunca Kredi ve Yurtlar Kurumu tarafından, talep edilmesi durumunda öğrenim ve katkı kredisi imkânı sağlanıyor.

Öğrenim ve katkı kredi borçları, öğrencinin normal öğrenim süresince verilen miktarlara Türkiye İstatistik Kurumu Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksindeki artışlar uygulanarak, hesaplanan miktarın ilave edilmesi ile tespit ediliyor.

Kredi ve Yurtlar Kurumundan öğrenim ve/veya katkı kredisi borçları, eğitim süresinin bitmesinden itibaren 2 yıl sonra geri ödemeleri başlıyor. Borçlu olan öğrencinin belirtilen dönemlerde borcunu ödememesi durumunda taahhütnamede belirtilen tutar üzerinden belli oranlarda faiz hesaplanarak borca ekleniyor. Tebliğ edilen borcun ödenmemesi durumunda Kredi ve Yurtlar Kurumu yasal hakları kullanarak icra takibi başlatıp, kişinin sigortalı olarak herhangi bir iş yerinde istihdam edilerek çalışması durumunda mevduat hesabına yatırılan maaştan kesintiler yapılarak borçları tahsil ediyor.

Ancak birçok öğrenci mezun olduktan sonra bırakın iş bulmayı, borçlarını dahi ödeyemiyor.

Yaklaşık 5 milyon üniversiteliyi ilgilendiren 6-7 milyarlık bir borç söz konusu. Faizler nedeniyle anaparalar iki üç katına çıkarken;borcunu ödeyemeyenlerin sayısı ertelemelere rağmen on yıl yılda 5 milyona ulaştı. Yaklaşık 250 bin üniversite mezunu hakkında da borçlarını ödeyemedikleri için işlem başlatıldı. Borçların silinmesi için imza kampanyası başlatılırken, konu Meclis gündemine de taşındı. Kampanyaya yaklaşık 50 bin mezun öğrenci imza attı.

Milyonlarca yükseköğretim mezunu gencin en büyük sorunu da maalesef bu geri ödenemeyen KYK borçları. Zaman zaman bununla ilgili hesaplar yapılıyor olmasına rağmen, hükumetin bu konuda yaptığı bir şey yok.

Durum böyle olunca Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, geçtiğimiz haftalarda KYK borçları ile ilgili yeni düzenleme yapılacağını belirtti.

Mevcut şartlarda, KYK kredi borçlarının birer yıllık süreyle ertelenmesi, borç ödeme vadesi henüz başlamayanlar ile borçlarını aksatmadan ödeyenler “turkiye.gov. tr”‘den e-devlet şifreleri ile erteleme talebinde bulunabiliyor. Erteleme başvurusunda bulunmak için işsizlik, askerlik durumlarının oluşması ve yüksek lisans ya da doktora eğitiminin devam etmesi gerekiyor.

Öğrenim veya katkı kredisinden borcu bulunanlardan; tam teşekküllü bir hastanenin sağlık kurulundan “hayatını çalışarak kazanamaz” ibaresi bulunan bir sağlık raporu alanların kredi alırken veya aldıktan sonra, vefat edenlerin borçları siliniyor.

Peki, hükumet nasıl formüller üzerinde duruyor?

Yeni bir yapılandırma ve faizlerin düşürülmesi ya da silinmesi seçenekler arasında yer alırken, anaparanın silinmesinin ise kesinlikle söz konusu olmadığı anlaşılıyor.

Mevcut sistemde, maalesef devlet alacağından vazgeçmiyor.

Ortaya çıkan manzaraya göre, sadece faizlerin silinmesi ya da ertelenmesiyle kısıtlı kalacak bir düzenleme yapılacak ve bu yük maalesef kalkmayacak, sadece hafifletilmiş gibi gösterilecek.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."