Dolar 18,6446
Euro 19,2952
Altın 1.050,21
BİST 4.962,48
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 15°C
Az Bulutlu
Diyarbakır
15°C
Az Bulutlu
Per 15°C
Cum 15°C
Cts 14°C
Paz 14°C

Ahmet Baran yazdı: Özgürlüğe vurulan pranga; Vasatlık – I

31 Ocak 2022 10:00

Cesur Yürek (Brewaheart), 1996 yılında 10 dalda Oscar’a aday gösterilen yönetim, görüntü yönetimi, efekt, makyaj ve en iyi film dallarında ödüle layık görülmüş muhteşem bir film. Ve Mel Gibson benim penceremden bakan birçok insan için hala filmin ana karekteri olan William Wallace’tır.

Gelelim filmin konusuna.

 

Mekan, İngiliz sömürgesi İskoçya. İngiliz Kralı Edward (tahta bacak), İskoçya’yı da krallığına katmak istemektedir. Edward, İskoç halkını aşağılamak için İngiliz soylularına “Prima Nocta” yani topraklarında evlenen kadınla ilk geceyi geçirme hakkını vererir.

 

Çocukken ailesini ve yakınlarını özgür İskoçya uğruna kaybeden Wallace, yaşanan büyük acılar sonrası yeniden memleketi olan İskoçya’ya geri dönmüştür o sırada.

Onun asıl amacı çiftçilik yaparak sakin bir hayat sürmektir. Ve burada çocukluk aşkıyla karşılaşır ve “ilk gece hakkını” İngiliz soylularına vermemek için gizlice evlenir. Bir gün İngiliz askerleri, William’ın çocukluk aşkı olan Murron’a tecavüz etmeye çalışırken William onu kurtarır ancak bu, Murron’un ölümüne ve İskoçya için bağımsızlık mücadelesinin başlangıç dönemine sebebiyet veren olaylar gelişir.

Özgürlük mücadelesine dönen bir mücadelenin her aşamasının olduğu filmde, savaş, ihanet, aşk, dostluk namına her şey var.

 

Beni etkileyen ise Wallace’ın idam sahnesi.

Kral Edward, Wallace’ın “af dilemesi”ni ister ve böylelikle daha iyi bir ölüm vadeder; aksi halde türlü işkencelerle azap çeke çeke ölecektir.

Bu sırada Wallace’ın idamını izleyen insanlar hep bir ağızdan “ af dile” diye bağırır.

Bu insanların amacı Wallace’ın eziyet çekerek ölmesini izlemek değildir.

Amaçları, Wallace’ın kendileri gibi sıradan vasat bir insan olduğunu kabul edip kendi vicdanlarını rahatlatmaktır.

 

Wallace tam bu noktada filme damgasını vuran “vasat insan” sınırlarını aşan bir insan olarak “özgürlük” diye bağırır.

Türlü işkenceler sonrası giyotin ile başı vurulur ve elinde çocukluk aşkı olan Murron’un mendili vardır; yavaşça yere düşer.

Sonrası, bir halkın özgürlüğüdür.

Wallace’ın, vasat insanlara gönderme içeren ve bir insanın tek başına dünyayı değiştirecek bir gücü içinde barındırdığını simgeleyen bir alt mesaj. (Devam Edecek)

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
22 Ocak 2019 08:55
22 Nisan 2019 07:15
27 Mart 2019 08:00
21 Ocak 2019 09:00
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.