Dolar 16,7661
Euro 17,5353
Altın 974,47
BİST 2.443,77
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 37°C
Açık
Diyarbakır
37°C
Açık
Cts 36°C
Paz 36°C
Pts 36°C
Sal 38°C

Bayram Öcal yazdı: Süleyman Peygamber ve Hüd Hüd Kuşu

08.04.2022
A+
A-

Anlatılan odur ki; insan ve rüzgâra hükmeden, hayvan ve kuşların dilinden anlayan Süleyman Peygamber, bir gün hükmettiği bütün varlıkları etrafında toplamış ve şöyle demiş:

“Ey ümmetim (biat edenlerim)! Alemlerin Rabbi bana iki tercih sundu. İstersem kıyamet gününe kadar bana uzun bir yaşam bağışlayacak. İstemezsem sürem bittiğinde ben de yaşama veda edeceğim. Hangi seçeneği tercih etmemi istiyorsunuz?”.

Cinler, insanlar hep bir ağızdan “Yüce kralımız. Kıyamet gününe kadar yaşamak senin hakkın” diye bağırmış.

Ancak aralarındaki Hüdhüd kuşu (Çûka Pûpê) topluluğun aksine, “İtiraz ediyorum” diye seslenmiş.

Pûpê’nin bu çıkışı karşısında Süleyman Peygamberin ümmeti dehşete düşerek, dönüp bir Süleyman peygambere bir de Pûpê’ye kuşuna bakmışlar;

Tüylerinin yolunarak öldürüleceğini beklerken Süleyman Peygamber Hüdhüd kuşuna dönmüş. “Neden uzun yaşamamı istemiyorsun?” demiş.

Hüdhüd kuşu “Sultanım bir süre sonra yaşlanacak, güçten takatten kesileceksiniz. Sevdikleriniz bir bir ölecek ve her birinin acısı içinize gömülecek. İşte o zaman yaşam size haz değil, eza veriyor olacak” demiş.

Süleyman Peygamber “Hüdhüd kuşu doğru söylüyor. Siz hepiniz dalkavuksunuz. Ben ölünce mezarımda tepineceğiniz günü bekliyorsunuz. Hüdhüd kuşunu dinleyeceğim ve zamanı gelince çekip gideceğim” demiş.

Süleyman Peygamber muhteşem sarayının inşaatında çalışan cinleri ve insanları denetlerken kalbi durmuş. Bastonuna dayalı halde aylarca ayakta durmuş. Hiç kimse korkudan yanına bile yaklaşamamış. Ağaç kurtçukları bastonunu kemirmiş, baston kırıldığında Süleyman Peygamber ağız üstü yere kapaklanmış.

Cinlerden biri yanına yaklaşmış. Soluk almadığını görünce sevinçle “Süleyman öldü. Hepimiz özgürüz artık. Hepimiz özgürüz” diye bağırmış. Bunu duyan diğer cinler ve insanlar Süleyman peygamberin cesedi etrafında halka tutarak çılgınca tepinmiş.

Neden hüd hüd?

Doğu-İslâm edebiyatlarında hüdhüd kendisine izâfe edilen birçok özelliğiyle zikredilir. Bunların başında bilhassa anne ve babasına gösterdiği saygıdan dolayı sembol olarak anılması gelir. Yürürken sorgucunun sallanışına göre Arapça’da çeşitli isimler alır. Hz. Süleyman yer altında gizlenen düşman askerlerinin yerini belirlemek için hüdhüdü görevlendirmiştir. Bu sebeple Arapça’da, herkesin göremediği şeyleri görebilen kimseler için “absar min hüdhüd” tabiri kullanılır. Hüdhüdün insanları kötü bakışlardan koruduğu veya büyüyü bozduğuna inanılır. Bazı yerlerde hırsızlara karşı dükkânlara, kötü cinlere karşı da evlere asıldığı söylenir. Bazı kavimlerde, hüdhüdün sağ gözünün bir insanın iki gözü arasına konması durumunda onun yer altındaki defineleri göreceği kabul edilir. Esasen “hüd hüd” diye ötmesi gizli şeyleri göstermek için “orada orada” demesinden ibarettir.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.