DOLAR 8,5611
EURO 10,1271
ALTIN 495,32
BIST 1.360
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 39°C
Sıcak
Diyarbakır
39°C
Sıcak
Per 40°C
Cum 40°C
Cts 40°C
Paz 41°C

Yusif Bedîrxan yazdı: Aşı’nın tarihi ve karşıtlığı üzerine – IV

14.07.2021
A+
A-
  1. yüzyıl: Aşı karşıtlığı “hak ve özgürlükler” söylemine bürünüyor
  2. yüzyılın ilk yıllarında aşı karşıtı hareket, ABD’de kazanımlar elde etmeye başladı. Örgütlerin popülaritesi arttıkça FrederickDouglass gibi bazı önde gelen özgürlük savunucuları, zorunlu aşının özgürlüğü ihlal ettiği iddiasıyla direnişe katıldı. Sonunda Minnesota’daki parlamenterler baskılara boyun eğdi ve 1903’te okul çocuklarına aşının zorunlu tutulmasını yasakladı. Aşı karşıtları Kaliforniya, Illinois, Indiana, Batı Virginia ve Wisconsin’deki zorunlu aşılama yasalarını da yürürlükten kaldırtmayı başardı.

Aşı karşıtı hareket 1930’larda da gücünü korudu. Ancak bu, dünyanın aşı çağına girişine engel olamadı. Çiçek aşısının genel kullanımı ve çiçek hastalığından kaynaklanan ölümlerdeki bariz düşüş, diğer tehlikeli ve bulaşıcı hastalıklar için aşı geliştirme çalışmalarına yönelik ilgiyi daha da artırdı. Böylece dünya kuduz, difteri, tetanoz kızamık, kabakulak, çocuk felci ve diğer bir dizi tehlikeli hastalığa karşı aşıların geliştirildiği bir çağa girdi.

Modern aşı karşıtlığı doğuyor: Difteri, boğmaca ve tetanoz aşısı tartışmaları

Öte yandan yine 20. yüzyılda kullanıma giren birçok aşı da muhalefet yüzünden birçok tartışmaya konu oldu ve bu tartışmalar, aşı olmayı reddeden çok sayıda kişinin kaybıyla sonuçlandı. Ohio Eyalet Üniversitesi’nin aktardığına göre en bilinen örneklerden biri Birleşik Krallık ve ABD’de yaşanan difteri kriziydi.

Çocukların boğazlarını kalın, gri bir “zarla” kaplayarak ölüme sebebiyet veren bakteriyel hastalıkla ilgili aşı çalışmaları, henüz 1890’larda başlamıştı. Bir dizi gelişmenin ardından 1923’te ısıl işlem görmüş bir toksoid aşıya dönüştü. Bu sayede 1920’lerin sonlarında difteri ölümlerinde ani bir düşüş yaşandı. 1948’de ise tetanoz ve boğmaca aşılarıyla birleştirildi ve DTP (difteri, tetanoz ve boğmaca) aşısı oluşturuldu.

1970’lerde ise Britanya’da bazı çocuklarda görülen nörolojik rahatsızlıklardan DTP aşısını sorumlu tutanlar oldu. Örneğin, Great Ormond Street hastanesinde yazılan bir raporda 36 çocuğun difteri aşısı sonrası nörolojik eziyet çektiği iddia edildi. Aşı karşıtı Dr. Gordon Stewart da difteride nörolojik bozuklukların ve rahatsızlıkların rapor edildiği olayları içeren bir kitap serisi yayımlayarak tartışmayı alevlendirdi.

Buna cevap olarak, Aşı ve Bağışıklık Ortak Komitesi (A.B.O.K.) ulusal çocuk ensefalopati çalışmasını başlattı. Birleşik Krallık’ta 2 ila 36 aylık bir dönemi kapsayan çalışma, nörolojik problemler yüzünden hastaneye başvuran hiçbir çocuğun durumunun, aşıyla ilgili olmadığını ortaya çıkardı.

Fakat Birleşik Krallık’ta yan etkilerden endişelenenler, DTP aşısını reddetmeye başlamıştı. Aşı uygulamasına itaat etme ve aşı yaptırma oranı, 1974’te yüzde 81’ken, 1980’de yüzde 31’e düştü. Bu keskin düşüş, ülkede 1981-83’te büyük bir boğmaca salgınına neden oldu. Salgın 2012’de de baş gösterdi ve yalnızca İngiltere’de 9 bin 300’den fazla boğmaca vakası kaydedildi.

  1. yüzyılda aşılamadaki ilerlemeler, ABD’deki çocukluk çağı boğmaca vakalarının azalmasını da sağlamıştı. Ancak 21. yüzyılın başlarında aşı olanların oranı azalınca vakalar 20 kat arttı ve çok sayıda ölümle sonuçlandı. (Devam Edecek)

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.