Dolar 18,5039
Euro 18,1433
Altın 988,22
BİST 3.179,99
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 34°C
Açık
Diyarbakır
34°C
Açık
Cts 34°C
Paz 33°C
Pts 33°C
Sal 33°C

Zehir yiyoruz zehir 2

Zehir yiyoruz zehir 2
A+
A-
20 Aralık 2018 14:06

Ahmet BARAN
ahmetbrn21@gmail.com

Güneş şöyle devam ediyor: “Biz bunu ‘LD50’ diye ifade ediyoruz. Öldürücü dozun yarısı, bu da kullanılan ilaçların gramajını, yani insan ve hayvan sağlığına, canlılara olan etkisini gösteriyor. Bu doz, böcekler için öldürücü olduğu halde insanlar için öldürücü bir etkisi yoktur. Bu dozlar uygulandığında cüsselerinin ufak olmasından dolayı böcekler ölüyor. İnsanlarla temas ettiğinde insanlar ölmüyor.
Peki, ne oluyor?

İnsanların bünyesinde özellikle karaciğerde, yağ dokusunda, bunlar depo ediliyor. Depo edilmek suretiyle ileriki dönemlerde kanser hastalıklarına kadar uzanan bir zarar durumu söz konusudur. Aynı zamanda insanlara bu bitki koruma ürünü ile temas ettiklerinde alerjiler, gözlerde yaşarmalar, nefes darlıkları meydana geliyor.
“Ekonomik zarar eşiğine ulaşmadan zirai ilaçları kullanmamak gerekiyor” diye uyaran Ziraat Yüksek Mühendisi Ahmet Güneş, “Bitki koruma ürünleri zehirdir. Elbette ki gerek insanlar için, gerekse de diğer canlılar için zararlıdır. Önemli olan tarımsal uygulamalar da ‘ekonomik zarar eşiği’ gibi bir ifade var. Ekonomik zarar eşiğine ulaşmadan bu ürünleri kullanmamak lazımdır. Bu ürünleri uygun dozlarda kullanmak, uygun zamanlarda kullanmak lazımdır. Bitkilerde uygularken ise son ilaçlama ile hasat arasındaki döneme dikkat etmek gerekir. Yani bir bitki koruma ürünü kullanıldığında bitkinin üzerinde bir kalıcı süresi vardır. Bu kalıcı süresi ile tüketiciye ulaşmadan önceki sürenin ayarlanması lazımdır. Buna ürünlerin ‘prospektüslerinde’ yazar. İlaçlama ile hasat arasındaki süre denir. Bu süreye dikkat etmek lazımdır.” dedi.
Peki, kim dikkat ediyor ya da bunu düzenli bir şekilde denetleyen bir mekanizma var mıdır?

Maalesef bu kadar hızla üretilen ve piyasaya sürülen ürünleri çok düzenli şekilde denetleyebilecek bir mekanizma olduğundan söz edemiyoruz. Sadece uzmanının uyarısıyla anladığım kadarıyla yaşadığımız durum şu:
Bir ürünün ilaçlama ile hasat arasındaki süre 15 gün ise hasadı 10 gün önce uygulama yapılırsa adına “bitki koruma ürünleri” denilen maddeler; bitkiler üzerinde kalıntı bırakıyor ve bunu insanlar tükettiklerinde veya dokuma fabrikalarına gittiklerinde, pamuklar tüketildiğinde, onlar ipliğinin yapısına geçer. İnsanların bedeniyle temas eder. Özellikle yaş sebze ve meyvelerde direkt olarak tüketilen ürünler de bunları kullandığımız zaman direk olarak mideye almış oluruz. Midede bunlar birikir. Neticede bunlar zehir öldürücü maddedir. Belki bize öldürmüyor ama biz vücudumuzda birikerek ileriki dönemde değişik hastalıklara değişik rahatsızlıklara neden olabiliyor.
Devam Edecek

ETİKETLER: , ,
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.