Fesih Bozan yazdı: Saadet Partisine neden saldırılıyor - 3

Erdoğan’ı desteklemeyi din ve imanla irtibatlandıranlara soruyorum? Erdoğan 20 yıldır Devleti Kuran ve Sünnete göre mi yönetiyor? Bir önceki yazılarımda da değindiğim, “faizin teşvik edilmesi, adalet mekanizmasında yaşanan adaletsizlikler, israf, yolsuzluk, rüşvet ve torpil iddialarının ayyuka çıkması… İslam’ın yasakladıkları değil mi?

Başörtüsünün serbest bırakılması, Ayasofya’nın ibadete açılması, İmam Hatip Liselerinin sayısının artması olması gereken nitelikte olmasa da iyi ve güzel adımlar peki İslam sadece bunlardan mı ibarettir? Adalet, ahlak, aile, kul hakkı, adam kayırma, torpil, rüşvet, faiz, israf, savurganlık, yalan, talan, Irak ve Suriye gibi ülkelerin işgalinde Abd ve Batılı ülkelerle hareket ederek milyonlarca Müslümanın ölümüne sebep olmak, hepsi İslam’ın yasakları değil mi? Bunlara karşı hangi tepkiyi verdiniz?

Bazı Medya, STK ve Whatsapp Gruplarının, CHP’nin geçmişteki yanlışları üzerinden, CHP karşıtlığı ve düşmanlığını canlı tutarak, AKP’nin yanlış icraatlarına karşı tepkileri azaltmayı yani ölümü gösterip sıtmaya razı etme çabasında olduğunu görüyoruz. CHP'nin 100 yıl önce yaptıklarını her gün eleştirdiniz ama sağ ve muhafazakar partilerin iktidar olduğu son 70 yılı ve özellikle yaşadığınız son yirmi yıllık, AKP iktidarlarının yanlış icraatlarını, bazı MV adaylarının akide, inanç veya yaşam tarzlarını hiç görmediniz hiç duymadınız? Efendim AKP’nin de hataları var ama… diye kurduğumuz cümleler sizi sorumluluktan kurtarır mı?

1950’lerden bu yana ezanımız okunuyor, camiler, medreselerimiz, kuran kurslarımız açık ve tarikatlar her türlü çalışmalarını yaptığını, yaşı müsait olan herkes bildiği halde, “sanki bütün bunlar AKP ile serbest hâle gelmiş, biz dinimizi AKP/Erdoğan sayesinde öğrenip yaşar hâle gelmişiz, Erdoğan kaybederse kimse dinini yaşayamaz” gibi bir algı oluşturuluyor. Yok öyle bir şey.

Elbette 28 şubat sürecini de yaşadık farkındayız. Fakat 28 şubatın mimarları ve uygulayıcısı olan partiler ANAP, DSP ve MHP şuanda Cumhur ittifakında ve Erdoğan’la beraber değil mi? Doğu Perinçek bile onu destekliyor, neden? Çünkü AKP ve Erdoğan’ın mevcut sistem ve statükoyla ilgili bir sorunu yok.

Erdoğan’ı desteklemeyi yerli ve millilikle irtibatlandıranlara soruyorum?

Son 20 yıldır ülkemizde neredeyse satılmayan fabrika kalmadı, ülke ve millet olarak borç ve faiz batağına batırıldık. Türkiye Brüt Dış Borç Stoku 31 Aralık 2022 tarihi itibarıyla 459 milyar ABD Doları olarak gerçekleşmiş olup stokun milli gelire oranı yüzde 50,7 olmuştur. Tarım ve hayvancılıkta bile dışa bağımlı hâle getirildik etten vazgeçtik, Kğ 30 TL’ye çıkan soğanı alamaz hâle geldik… Buna bir itirazınız oldu mu?

Bazıları soğan ve et önemli değil önemli olan vatandır” diyor. Doğrudur elbette hepimizin önceliği olan vatandır. Cumhur ittifakının oy vermeyen vatandaşlarımız ve Muhalefet partileri hepsi vatan haini mi? Böyle bir zihniyet olabilir mi? Fark şu Muhalefet partileri hem vatanın birliğini hem de bütün vatandaşlarımızın hayat pahalılığının altından ezilmeden “insanca yaşamalarını” istiyor.

Kaldı ki, AKP ikidarı ülkeyi de parsel parsel satıyor. İşte bazı veriler:

Yabancı uyruklu kişiler eskiden 2,5 hektar (25 dönüm) arazi alabilirken, 03.05.2012 yılında yapılan yeni düzenlemeyle 30 hektara (300 dönüm) çıkartılmış; Bakanlar Kurulu gerekli gördüğünde bunu 60 hektara (600) dönüme çıkartmaya yetkili kılınmıştır. Son 20 yılda yani 2002’den 2022’ye kadar olan dönemde yabancılara toplamda 93 Milyon Metrekare toprak satılmıştır. Ve yine son 9 yılda 293 bin konut ve işyeri yabancılara satılmıştır. Bunlar yetmemiş Tekel Tütün, Şeker, Seka… Hidroelektrik ve Termik Santraller, limanlar ve onlarca diğer fabrikalar ya özelleştirilmiş ya da satılmıştır. Ve Ülkemiz her alanda maalesef dışa bağımlı hale getirilmiştir. Buna bir itirazınız oldu mu? Vatan sevgisi, yerli ve millilik bu mudur?

İşte Saadet Partisi bunlara itiraz ediyor, bundan dolayı iktidarın yanında değil ve gereğini yapıyor. Bu yanlışlara yanlış ve kral çıplak dediği bunu yapan iktidara tabi olmadığı için en ağır hakaret ve saldırılara uğruyor.

Saadet Partililer: “Allah içinizde hayra çağıran, iyiliği emredip kötülüğü men eden bir topluluk bulunsun. İşte bunlar kurtuluşa erenlerdir.” (Ali İmran 104) emri gereği, hayra motor, şerre fren olmaya çalıştığı için her türlü hakaret ve saldırılara uğruyor,

Saadet Partisi AKP ve Cumhur İttifakının içinde bulunduğu bu yanlış icraatların içinde olmadığı bu yanlışlara karşı olan, ülke ve Milletimizin menfaatı için ortak ilke ve değerler etrafında bir araya gelmiş olan Millet İttifakının oluşumunda yer almıştır. Bu da iktidar ve çevresinin Saadet Partisine saldırılarını artırmıştır.

Millet İttifakının toplumun farklı damarlarını temsil eden bir yapı olması nedeniyle, farklılıklarımızla beraber yaşamayı, uzlaşı kültürü, birlik, beraberlik, huzur ve barış ortamının sağlanması, ortak akıl ve beraber yönetim anlayışıyla büyük bir önem arz etmektedir. Bu da kutuplaştırma ve ötekileştirmeden nemalanan iktidar ve yandaşlarını daha çok saldırgan hale getirmektedir.

Şunu da söylemekte fayda vardır, Saadet Partisi’nin ortak olduğu iktidarda bırakın Müslümanların kazanımlarının kaybedilmesine, aksine bu kazanımların üstüne kazanımlar ekleyecektir. Milletimiz bundan müsterih olsun.

Son olarak Saadet Partisine saldırıların bir diğer sebebi belki de en önemlisi, Saadet Partisi’ni böle böle yok etmesini düşünenler,  “tabelası var binası yok” “particik” diye alay ve hakaret edenler, Saadet Partisi’nin iktidara ortak olmasına tahammül edememeleridir.

Her şeye rağmen, Saadet Partisi/Partililer Hak, hukuk, adalet ve insan haklarına, eşitlik ve barıştan, üretim, istihdam ve ihracattan yana; açlık, yoksulluk, işsizlik ve emeğin sömürülmesine, adil olmayan gelir dağılımına, kutuplaştırma, ayrıştırma ve tek adamcılığa, israf, savurganlık, yolsuzluk, torpil, rüşvet, hırsızlık, yalan ve talana karşı onurlu mücadelesine, kınayıcının kınamasından çekinmeden devam edecektir.

Partilerin birbirlerinin düşmanı değil, birbirlerinin rakipleri oldukları anlayışıyla, seçim sürecinin huzur ve barış içinde geçmesini diliyorum. Vesselam

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Fesih Bozan Arşivi