Diyarbakır Ceza Avukatı Rehberi: Ceza Yargılama Süreci

Diyarbakır Ceza Avukatı Rehberi: Ceza Yargılama Süreci
Türk Ceza Kanunu ile Ceza Muhakemesi Kanunun maddelerinin uygulama alanı bulduğu hallerde ortada bir suç ya da suç şüphesi vardır.

Hakkında suç şüphesinin mevcut olduğu şüpheli kişi soruşturma makamı ile karşı karşıya kaldığında ceza alıp almayacağını, yargılamanın nasıl ilerleyeceğini ve ne gibi sonuçlarla karşı karşıya kalacağını düşünmektedir. Bu durumda soruşturma nasıl yürür ve kovuşturma evresine ne zaman geçilir gibi soruların ve aşamaların bilinmesinde fayda vardır.

Ceza Hukukunda soruşturma aşaması ve şüpheli kavramı

Ceza kanununa göre soruşturma evresinde kişinin büründüğü sıfat şüpheli olarak adlandırılmaktadır. Şüpheli dediğimiz kişi suç işlediği şüphesi duyulan kişidir. Şüpheli kimse adli makamlarca suç işlediği iddiasının öğrenilmesi veya ihbarı sonrasında savcılık makamının talimatı ile kolluk marifeti ile soruşturulmaktadır. Bu aşamada yardımcı argümanlar genelde parmak izi, tanık beyanları, olay yeri inceleme tutanakları , kamera kayıtlarıdır. Tabi işlendiği iddia edilen her suç için önem arz eden deliller değişkenlik gösterebilmektedir.

Hukuki Bilgilendirme: Bu bilgilendirici içerik, kamuoyunu bilgilendirme için Diyarbakır ceza avukatı Av. Berçem Yener tarafından hazırlanmıştır. Makale içeriğinde yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlı olup, somut hukuki olaylara doğrudan uygulanmamalıdır. Her hukuki durum kendi özel koşulları içinde değerlendirilmelidir.

Uyuşturucu madde ticareti suçlaması ile karşı karşıya kalan bir şüpheli için olayda tanık beyanı var mı, hassas terazi var mıydı, uyuşturucu madde miktarı neydi, uyuşturucu maddeler çeşitli miydi gibi hususlar önem arz ederken kasten öldürme suçlaması ile soruşturulan bir şüpheli için svap örneği, ateşli silahın ele geçirilip geçirilmemesi ya da kişinin ölümüne sebep olan aracın ne olduğu gibi durumlar önem arz edebilmektedir. İşte tüm bu hususlar olabildiğince soruşturma aşamasında tamamlanmalıdır.

Zira bir kimsenin kasten öldürme, yaralama veya bir başka suç ile yargılanmasına karar verilmesi yani iddianamenin hazırlanması öncesinde kişinin suç işlediği konusunda belli bir şüpheye varmış olmak gerekir. Akabinde kişi hakkındaki deliller sonucu takipsizlik kararı verilmez ise iddianame hazırlanıp kişi hakkında Ağır Ceza Mahkemesi ya da asliye ceza mahkemelerinde dava açılacaktır. Bu durumda şüpheli kimse sanık sıfatını alacaktır.

Soruşturma aşamasında beraat ya da ceza gibi bir karar verilmemektedir. Kişinin hakkında kamu davası açılmasına gerek olup olmayacağı araştırılmaktadır. Savcılık makamınca kişi hakkında kamu davasının açılmasına gerek olmadığı deliller ile takdir edilirse takipsizlik dediğimiz veya hukuki adıyla kovuşturmaya yer olmadığına dair karar - KYOK kararı verilmektedir. Bu durumda dosya kapanmaktadır. Cumhuriyet savcılığınca yürütülen bir ceza soruşturmasında, kamu davası açmaya yetecek düzeyde delil veya suç şüphesi bulunması halinde ise iddianame tanzim edilerek ilgili mahkemeye sunulur ve iddianamenin kabulü halinde kovuşturma aşamasına geçilmiş olunur.

Ceza hukukunda kovuşturma aşaması ve sanık kavramı

Ceza yargılamasında kovuşturma evresinde şüpheli sanık olarak adlandırılmaktadır. Sanık kimse iddia edilen suçlamayı işlemediği savunmasında bulunurken iddia makamı ise soruşturma aşamasındaki soruşturmacı kimliğinden kovuşturma aşamasında kovuşturmacı kimliğine bürünerek kişinin iddia edilen fiiller ile ilgili delillerin toplanması sonrasında hakkında son görüşünü mahkemeye sunmaktadır.

Kovuşturma aşamasında iddianame hazırlanıp dava açılması sonrası kişiye savunma için iddianame ve duruşma gününü bildirir tensip zaptı tebliğ edilecektir. Sanık duruşmada hazır bulunarak olaya dair savunmalarını yapacaktır. Genelde ceza yargılamalarında ilk duruşma karar çıkmamaktadır. İkinci duruşmaya ve hatta üç ve daha fazla celseye kadar duruşmaların uzadığı mümkündür.

Dosyadan dosyaya bu husus değişkenlik göstermektedir. Araştırılacak tüm hususlar araştırılmış ise ikinci celsede hatta belki ilk celsede kararın çıktığı da mümkündür. İlk duruşma ifadeler alınıp da sanık savcılık makamının mütalaasına karşın süre istemez de savunmasını yapar ve son sözü de sorulursa ilk celsede de karar çıkabilmektedir.

Hukuka Aykırı Delil Ne Demektir?

Hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen deliller, ceza yargılamasında kural olarak mahkemede kullanılamaz ve hükme esas alınamaz. Delilin elde ediliş şekli, yargılamanın adilliği açısından büyük önem taşır. Hukuka aykırı delillerin hangi durumlarda geçersiz sayıldığı, istisnaları ve Yargıtay kararları uygulamada sıkça tartışılmaktadır. Konuya ilişkin ayrıntılı bilgi ve hukuki değerlendirmeyi Hukuka Aykırı Delil başlıklı yazımızdan detalı bir şekilde inceleyebilirsiniz.

Uygulamada Ceza Yargılaması ve Ağır Ceza Yargılamaları

Uygulamada da ceza yargılamalarının kanuna uygun şekilde aşamalarla yapıldığı görülmektedir. Sanık ifadelerinin alınması sonrası iddia makamından eksik bir husus veya araştırılmasını istediği bir husus olup olmadığı sorulmaktadır.

Sanık veya sanık Avukatınca eksik olduğu düşünülen ve araştırılması istenilen bir delil de mevcut değilse kovuşturma sonuçlanabilmektedir. Ancak ifade edildiği üzere kovuşturma aşamasında özellikle tanık veya sanık beyanları akabinde çelişki ya da ek bir bilgi sebebi ile araştırılacak başkaca hususlar çıkabildiğinden ilk duruşmada bir kararın çıkması ihtimali daha düşüktür.

Özellikle ağır ceza mahkemelerinde yapılan yargılamalarda genelde birden fazla sanıklı dosyalarda dosyalarda dinlenecek kişi sayısı tanık sayısı ya da kolluğun dinlenmesi gibi sebeplerden dahi dosyaların ilk celselerde sonuçlanması mümkün olmayabilmektedir. Ceza yargılamasının neticesinde mahkemece bir karar verilmektedir. Sanık olarak yargılanan kişinin beklentisi elbette beraat yönündedir.

Ancak mahkemede eldeki delillerin kişinin suç işlediği yönünde kanaat uyanması halinde tabi ki ceza kanununa göre her türlü şüpheden uzak kesin ve somut delillerle ispatlanması halinde kişiye ceza verilmektedir. Aksi halde beraat kararı verilebilmektedir.

Sonuç Sonuç olarak ceza yargılaması titizlikle yürütülmesi gereken bir süreç olup iki aşamadan geçmekte: Soruşturma ve Kovuşturma. Her aşama hukuka uygun ve kanuni çerçevede yürütülmelidir . Bu durumda şüpheli veya sanık kanuni tüm hakkını kullanarak savunma yapabilecektir. Son karar mahkemeye ait olacaktır.

HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.