Dolar 16,7832
Euro 17,4971
Altın 976,05
BİST 2.443,77
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 36°C
Açık
Diyarbakır
36°C
Açık
Pts 37°C
Sal 38°C
Çar 39°C
Per 38°C

Tarık Othan yazdı: Nasıl başa çıkabiliriz hayatla?

18 Haziran 2022 00:45
A+
A-

2012’ye kadar reklam-promosyon işi yapan 40’lı yaşların ortasındaki arkadaşım, sektör daralıp iyice yok olmaya yüz tuttuğu sıralar iş değiştirmeye karar verdi.

Büyüklerimiz hep der, rast gitmezse işin ya işini ya eşiğini değiştir.

Eşiksiz bir işti (reklam sektörü) yaptığı; kendisi müşterilerinin ayağına kadar gider, dışardan aldıklarını yine dışardan toparlar fason olarak üzerlerine baskı yaptırıp teslim ederdi müşterilerine. Vadeli çeklerin vadesinin uzadıkça uzadığı zamanlar ve iş hacminin daralması iş değiştirmesine neden oldu.

Yeni girdiği iş ise fuarcılık sektörü oldu.

Peki, nasıl karar verdi buna, karar vermesindeki sebepler nelerdi?

İlki seçtiği sektörün yeni oluşu ve rakiplerin azlığıydı ilk sebep.

Doğal bir gözlem yeteneğine rağmen deneyimsiz oluşu en büyük handikabıydı. Ancak bunların üstesinden gelecek bir meslekler geçmişi kendisine yardımcı oldu.

Mobilya/marangoz ve ferfoje sektörlerinde çocukluktan genlik yıllarına kadar çalışmış olmasını avantaja çevirmek istiyordu.

Üstüne gözlem ve yaratıcılığını da bırakarak ve zorluklara rağmen başardı.

Bir ayağını Diyarbakır’da tutarak, sektörün kalbinin attığı ve daha önce deneyimlediği bir şehir olan İstanbul’a diğer ayağını sabitleyen bir karar aldı ve başladı işine.

Doğal olarak zorlu bir süreç yaşadığını anlattı.

Bu süreçte avantajları olan iki meslek artı reklamcılık ve İstanbul deneyiminin verdiği öz güvenle hatırı sayılır bir piyasa oluşturdu kendine.

Derken Diyarbakır, İstanbul, Ankara, İzmir, Trabzon, Antalya ve hatta Antep, Urfa’ya kadar genişletti iş sınırını.

Bir kısa hikaye daha; öğretmenlik okurken doktorluğa geçen bir hayatla ilgili.

Doktorluk, öncesi ve sonrasıyla zorlu bir süreç hele bir de yoksul bir ailedeyseniz daha zor.

Bir kere iyi bir puan almanız gerek. Bunun için de akıl ve çaba gerekli.

Arkadaşım ikinci sınıfta kararını veriyor ve başlıyor hazırlığa. Akıl ve azimle hedefine ulaşıyor. Henüz ikinci sınıfta 6 yıllık tıp eğitimini alacak sonuca ulaşıyor. Ardından 4 yıllık uzmanlık ve uzman doktorluk.

Neden anlattım bu iki hikâyeyi?

Yaşamın bizi zorladığı alanlarda bizim yaşamı zorlayacağımız şartları oluşturma gibi bir şansımız var.

Tabi bu tamamen en başta şartlar ardından bizim hayata bakış açımız ve geçmiş tecrübelerden çıkardığımız derslerle ilgili olduğunu unutmamamız lazım.

Bu hikayeleri anlatın kendinize, çocuklarınıza, arkadaşlarınıza.

Hayat zor amenna ancak zorlukları aşabilecek (kendine has koşullar) şartları ama az ama orta ama çok düzeltebilecek şartlar yaratabiliriz kendimize.

Sağlıkla kalın.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.