DOLAR 8,7540
EURO 10,3892
ALTIN 496,61
BIST 1.391
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 40°C
Sıcak
Diyarbakır
40°C
Sıcak
Paz 38°C
Pts 38°C
Sal 39°C
Çar 37°C

Şöyle bir bakınca

26.08.2020
A+
A-

Gelişen teknoloji, tüketim alışkanlıkları ve neredeyse gönüllü köleliğe varan bir yaşam var önümüzde.

İnsanlar, alışkanlıklar, mekanlar.

Sürekli tüketen, kurgu hayatlar ve sualsiz sorgusuz kabullenilen ve hatta içselleştirilen anormal ötesi hayat ve daha kötüsüne dair ne çok işaret var etrafımızda.

Kurgulanmış robotlar gibiyiz!

Zorlama bir ekonomiyle; kazandığımızdan daha çok harcamaya kurgulanmış, sürekli bankalara, kurumlara borçlu insanlar.

Elimizdeki telefondan, giysilere, mekanlara kadar ne çok uzaklaşıyoruz kendimizden.

Cep telefonları mesela, olmazsa olmazımızdır. Neden?

Bir insanın cep telefonsuz ne kadar yaşayacağını merak ederim mesela.

Önce hastaneye kaldırılır, ardından yoğun bakıma…

Alanında uzman doktorlar dört döner etrafında, ardından teşhis!

Sosyal medya hesaplarının aktif olduğu bilmem kaç piksele eşdeğer ön ve arka kameralı bir telefon yazılır reçeteye.

Önce alabildiğince damardan, ardından habire ölçüsüz verilecek yazar. Biraz toparlandığında “mutlu insan pozlu selfiler” de eklenir reçeteye.

Daha bir yıl önce aldıkları, üstelik en az beş yıl daha kullanabileceği telefonunu; üstüne para vererek yeni çıkan modelle değiştirmek için kuyruklara giren insanlar hipnotize edilmiş mi acaba diye düşünürüm hep.

Faydalıdır da aslında, ancak faydasından çok zararını biz elimizi göze sokarak zarara çeviririz.

Hemen hemen herkesin insan vücudu için zehirli bir etkiye sahip olduğunu kabul ettiği kimyasal kökenli Mono Sodyum Glutamat (MSG) ve Aspartamı barındıran yiyecekleri de tüketmeyi alışkanlık haline getirmeniz gerekiyor.

Tabi bunları yapabilmek için sağlam bir iradeye sahip olmanız gerek. Bunun için de yegane yardımcımız ilaç endüstrisi. Psikolojik ilaçların kullanımının her geçen gün büyük bir hızla arttığı bu kısır döngü de yaşadığımız bütün psikolojik sorunlara karşılık gelen bir hastalık ve ilaç olduğunu da unutmamız gerekiyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.