DOLAR 7,3505
EURO 8,8901
ALTIN 409,96
BIST 1.529
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 14°C
Çok Bulutlu
Diyarbakır
14°C
Çok Bulutlu
Per 12°C
Cum 16°C
Cts 16°C
Paz 16°C

Siyaset, sürek avı ve yoksulluk

18.02.2019
A+
A-

Mesut Fiğançiçek
rojanumesut@gmail.com

 

31 Mart’ta yapılacak yerel seçimler ve Suriye’ye endekslenen beka söyleminin gölgesine sığmayan bir hayat pahalılığı ve yaşamını idame edememe sorunu var artık insanların.
Alım gücünün düştüğü ve hayat pahalılığının tavan yaptığı bugünlerde birçok insanın derdi seçimler ve ülke siyaseti değil…
Yaşam şartları ortalamanın altında olan insanların sayısı gittikçe artıyor ve birçok insan çevresinde olup bitenlere bakamadan kendi meseleleriyle ilgilenerek yaşamalarını idame etmeye çalışıyorlar.

Sosyal medyada yardım gruplarının paylaşımları dikkatimi çekti. Bunlardan en iç acıtanı saydığım paylaşımı yapan kişiyle “ne yapabilirim?” diye irtibata geçtim.
Yukarıdaki satırları bana yazdıran ruh hali deo irtibat sonrası oluştu desem yanlış olmaz.
Şöyle anlatıyor: Biz ortalamanın altında yaşıyoruz. Ama onları, yani yardım için evlerine gittiğimiz insanları görünce allak bullak oldum. İçlerinden en çok da çocukların durumu beni üzdü.
Düşünün yatacak doğru dürüst bir yatakları yok, oda soğuk, çocuklar çıplak ayakla dolaşıyor evin halı/kilim olmayan çıplak zemininde.
Ve doğru dürüst yiyecekleri de yok. Kahvaltı, yemek, çay, yağ, zahire onlar için lüks!
Çoğunluğu babaları tarafından terk edilmiş aileler.
Birçoğu illegal işlere bulaştığı için cezaevinde olan insanların aileleri bunlar. Kimileri ise eşini ve çocuklarını terk etmiş, haber alınmayan kişiler.
Ortalamanın çok altında dibe vurmuş hayatlar…
Yardım alan da var almayan da.
Aylık 600 TL civarı yardımlardan söz ediliyor.
Kira, elektrik ve su…
Sadece üç kaleme bile yetmiyor bu para…
Evlere temizliğe giden bir kadın eşi için, “Çalışacağı bir iş yok ki çalışsın” diyor.
Kendi yoksulluğu ve yaşlılığı yetmezmiş gibi torunlarına bakan yaşlı bir kadın ise, “Anne de baba da ortalıkta yok. Biri cezaevinde diğeri ise kaçıp gitti. Nerede bilmiyorum. (henüz okul çağına gelmemiş biri kız biri erkek çocukları gösterip) Ben ölsem bunlara ne olacak?” diye soruyor.

Yardım grubunda yer alanların hiç biri ortalamanın üstündedeğil, altında bile sayılırlar…
Asgari ücretle çalışan da var, öğrenci de… Tabiri caizse dişinden tırnağından artırdıkları bazen de hayırseverlerden topladıklarını üstüne koyarak yapıyorlar bu yardımları.
Pırıl pırıl gençler…
Bu gençleri görünce; siyasete kilitlendiğimiz günlerde aklımın koyu gölgesinde kalan yoksulluğun acı izlerini nasıl göremediğime hayıflanıp kendimi ayıpladım.
Ve hiç biri de siyasete dair bir kelam etmiyor bu gençlerin.

Uyuşturucu, hırsızlık ve fuhuş almış başını ve toplum içten içe çürüyor.
Önümüzdeki ekranlarda akan görüntüler.
Dizi filmlerdeki yalan hayatlarda entrikalara, yarışma ve hafiye programlarına kilitlenmiş bir toplum…
Sürek avı bu olsa gerek!
Avcıların heyheyi ile ürkerek ve onların istediği yere kaçan avlar gibiyiz her birimiz ve hepimiz.
Ve bu acı tablo artık devlet yardımları ve inisiyatif alan bu türden yardım gruplarının çabalarıyla yamanacak durumdan çıkmış halde.
Ekonomi adına radikal ciddi kararlar alınmadığı sürece hepimiz aynı yere gidiyoruz bu heyheylerle. Uçurumun kenarına…

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."