DOLAR 7,3608
EURO 8,9503
ALTIN 440,20
BIST 1.544
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 11°C
Parçalı Bulutlu
Diyarbakır
11°C
Parçalı Bulutlu
Çar 9°C
Per 10°C
Cum 7°C
Cts 9°C

Nerden tutacağını bilmediğimiz…

07.08.2020
A+
A-

Konya’da MuayThai Antrenörü Mehmet Ali Acar, 3’ü çocuk 4 sporcuya cinsel saldırıda bulunduğu iddiasıyla Mart ayında tutuklandıktan üç ay sonra (Temmuz ayında) serbest bırakıldı!

Üstelik tutuklanmasının ardından 1’i cinsel istismar 2’si cinsel taciz suçlamasıyla 3 kız çocuğu daha Acar hakkında şikâyetçi oldu. 3 şikâyete dair ifadesi dahi alınmayan Acar, ‘kaçma şüphesi yok’ denilerek serbest bırakıldı. Cezaevinden çıkan Mehmet Ali Acar, cinsel saldırıya maruz bıraktığı bir sporcunun lisansını iptal ettirdi.

Ve oluşan kamuoyu baskısı sonucu zanlı tekrar tutuklandı. İstenen ceza ise 7,5 yıl!

Tek kelimeyle rezalet, korkunç!

Türkiye’de erkekler, son bir ay içinde en az 80 kadına şiddet uyguladı, 32 kadını ve en az üç çocuğu öldürdü. Aralarında oğlan çocukların da olduğu en az 27 çocuğu istismar eden erkekler, en az 15 kadını taciz etti. Erkekler en az 113 kadını da seks işçiliğine zorladı.

Son bir ayda kaybettiğimiz 32 kadının 19’unu kocası/eski kocası, 5’ini sevgilisi, 2’isini damadı, birini kardeşinin eski sevgilisi, birini kızının eski sevgilisi, birini kocasının babası, birini babasının arkadaşı, birini oğlu, birini de kendisine ev gezdiren emlakçı öldürdü.

Not: Rakamlar sadece yargıya intikal etmiş ya da en azından bir biçimde rapor edilmiş vakaları yansıtıyor. (Kaynak: Bianet)

Beyrut’taki büyük patlamaya dair

Fehim Taştekin yazmış: Beyrut bir patlamayla birkaç savaşa bedel felâket yaşadı. Pek çok gözlemcinin Hiroşima ve Nagazaki’ye gönderme yapmadan tarif edemediği bir patlama. Dün (5 Temmuz) itibariyle bilanço en az 100 ölü, 4 bin yaralı.

Ürkütücü enkazın altından daha ne çıkacağı belirsiz. Şehrin valisine göre 300 bin ev hasar gördü, yüz binlerce kişi evini terk etti, 3 ila 5 milyar dolarlık zarar oluştu.

Ve utanç açıklaması

İsrail’deki sağcı Zehut (Kimlik) Partisi Başkanı ve eski Meclis Başkan Yardımcısı MosheFeiglin, Beyrut Limanı’nda meydana gelen ve çok sayıda kişinin ölümüne neden olan patlamadan memnuniyet duyduğunu ve kaza değil de planlı bir patlama olduğu şüphesi uyandıran şu çirkin ve aşağılık sözleri sarf etti:

“Sevgililer günü (İbrani takviminde 4-5 Ağustos) onuruna, Beyrut Limanı’nda muhteşem bir havai fişek gösterisi seyrettik. Bu cehennemin bize roket olarak düşeceğini biliyor muydun? ”

Patlayıcılar konusunda biraz bilgi sahibiyim. Tanık olduğum en büyük patlama 2,5 ton TNT patlayıcısının infilakı idi. Dün Beyrut Limanı’nda gördüğümüz ise bundan çok daha fazlasıydı ki küçük bir nükleer bomba gibi yıkıcı etkisi vardı. Patlama gerçek bir “şükür günü” sevgililer günü onuruna bu harika kutlamayı düzenleyen gerçek kahramanlara” da  teşekkürler…

İnsanlığa dair zerre miskal nasiplenmemiş insanlara lanet olsun.

İhmal mi, sabotaj mı?

Bu arada patlamadaki tuhaflıkla ilgili ufak bir not: Büyük patlamanın olduğu 2 bin 750 ton amonyum nitrat yüklü gemi 21 Ekim 2013’ten beri Beyrut Limanı’nda evraklarda eksiklikler tespit edilip gemi alıkonuluyor.

Kucakta bir bombayla 7 yıl ve korkunç ihmallerin yanı sıra sabotaj ihtimali…

http://freecellphonedirectory.com/

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."