Dolar 18,6450
Euro 19,2910
Altın 1.052,26
BİST 4.962,48
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 15°C
Az Bulutlu
Diyarbakır
15°C
Az Bulutlu
Per 15°C
Cum 15°C
Cts 14°C
Paz 14°C

Kurtuluş, İnsan olmakta

12 Ağustos 2020 00:05 | Son Güncellenme: 11 Ağustos 2020 16:06

Yaş kemale ermeye yakın yaşlarda bir arkadaş tıpkı bir filozof gibi şöyle yazmış:  Bir olgunluk seviyesi vardır. O seviyeye ulaşınca kimseyle uğraşasın gelmiyor. Kendini yetiştirememiş, sinsi, ikiyüzlü insanlardan uzaklaşıyorsun. Seni hasta edecek insanlarla birlikte olmaktan vazgeçiyorsun. O seviyeye ulaşınca kendine değer vermeyi öğreniyorsun.

Bir yerde öyle, yaşadıkça öğreniyor insan yaşamı, insanı…

Derinine inen Can Batukan “Yeni bir insanlık ya da insan ile insan-olmayanın diyalektiği” başlıklı yazısında şöyle yorumlamış insan olmayı:

İnsanı insanlığından kurtarmak lazım.

İnsanı kendi kendisinden kurtarmak…

Nasıl mı?

Sen insan-olmayanın yerine kendini ne zaman koydun? Kendini ne zaman başka olarak görebildin?

Sen dünyaya kendi pencerenden bakmak yerine; kendini, kimliğini, ırkını, milliyetini dünyanın merkezine koymak yerine; bir başka canlının algı dünyasına nüfuz etmedin.

Ağacın gövdesi olduğunu hissetmedin. Ya da yeşil bir yaprağın üzerindeki tırtıl olduğunu hayal etmedin. Benliğini yok sayabildin mi? Sayamadın. Benliğin aslında bir hiç iken bunun bilincine varamadın sen.

Sen… “Ben varım” dedin. Varlık var, öyleyse varım. Tanrı var, öyleyse varım. Düşünüyorum öyleyse varım.

Benliğin aslında bir hiç iken bunun bilincine varamadın sen.

…İnsan olmayışımız, insan olmamaklığımızdır “biz” dediğimiz. …Canlı bir okyanusla konuşuyor olsaydık, şimdi ona ne derdik?

“Biz insanız… ama bu sorun değil.”

“Ben bir robotum ama sorun değil.”

Ben zamanın sayanlarından yalnızca biriyim…

İnsan

-hayvan

-robot

Ben bir sayborgum.

Ben bir makineyim; tanrısal bir makine…

Nerde durmalı, nasıl olmalı?

Devletlere, sistemlere entegre edilmiş inançlar ve onlara uymaya zorlanan insanlık!

Ne kadar zor bir çağda yaşıyoruz; coğrafya, yer, zaman fark etmiyor.

Dar kavramlara sıkıştırılan inançlar, namus, ahlak ve en önemlisi adalet.

Yoksul tebaasında modern kralların, zengin yöneticilerin şaşaası altında ezilenlerin “kral çok yaşa” sesleri.

Soru şu:

Nasıl çıkarız karanlıktan aydınlığa?

Cevap içimizde, asıl olan insan kodlarımızda.

Eğer bulabilirsek, bulmamıza izin verilirse…

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.