Av. Nupel Dicle Oyur yazdı: Çocuk yaşta evlilikler

Foto: Arşiv

Çocuk ve evlilik her ne kadar yan yana gelmemesi gereken iki kavram olsa da maalesef ki; Ataerkil ve gelenekle yoğurulmuş, birey olmanın farkında olmayan toplumlarda çocuk yaşta evlilik sosyolojik bir toplumsal yara haline gelmiştir.

İnsanoğlu avcı toplayıcı zamanlardan gelip, kuş gibi tonluk metal parçalarını uçurtup, 1969' ta Ay'a ilk adımını attı ve sayılamayacak kadar çok binlerce gelişme yaşandı. Bu yazının amacı aslında insanoğlunun başardıklarını değil de başaramadığı bir konu hakkında olacak. Belki de ışık hızına ulaşacak bir araca sahip olup galaksiler arasında seyahat edeceğiz ama ilkel duygularımızdan vazgeçemedik.

İlkel duygularımızdan biri olan çocuk yaştaki evliliklerden bahsedelim şimdi. Yürek parçalayan bir zehir gibi bu yazı. Yazdığımız bu yazının her harf sayısını toplayıp binlerle çarpsan çocukken evlenen yaşanmamış hayatlarından daha az sayılır.

Ortadoğu çocuk evliliğin başkenti sayılsa da dünyanın birçok toplumunda var olan bu acı gerçek bir bataklık gibi. Ve o bataklık çocuk yaşta evlenmek zorunda bırakılmış her kadının kendinden sonra gelen ve kendi yetiştirdiği kadını o bataklığa çekiyor.

11 yaşında evlendirilen Ö.L. ise şu an 56 yaşında ve o anları şöyle anlatıyor: “Beni 11 yaşında evlendirdiler 40 yaşındaydı eşim. Ben çok küçüktüm o da çok büyük. Zaten 3-4 yıl kayınvalidemle yattım. Ben 7 yıl çocuk doğuramadım. Doktorlara, hacılara, hocalara götürdüler beni. Çocuk doğuramıyorum diye ayrı bir şiddet, işe güce yetişmeyince ayrı bir şiddet. Kayınvalidem yatalak oldu. 10-11 yıl ona baktım, her şeyiyle ilgilendim. Bu arada çocuklarım da oldu. Sonra zaten eşim vefat etti. Genç yaşta, beş parasız, 7 çocukla aç perişan ortada kaldım. Ama ahdım var, üç kız anasıyım, birini 22 yaşında evlendirdim diğerlerini de o yaştan büyük evlendiririm. Öncesinde verip hayatlarını mahvetmem.’’

Zorla evlendirilmiş Ö.L. ve içinde yaşadığı toplum tarafından bu durum normalleştirilmiş, zorla çocuk yaşta evlilik bataklığına sürüklenmiş. Bu bataklığa sürüklenmenin en büyük nedeni de cehalet. Yazarın dediği gibi: cehaletin en büyük düşmanı kadındır, kadın öğrenirse tüm dünya öğrenir. Önceliğimiz kadınlar olmakla birlikte tüm insanlara Türk Hukuk sisteminde de düzenlenmiş olan, çocuk evliliğin yasak olduğunu ve çocuk açısından sakıncalı olduğunu anlatmalıyız.

Gelin bakalım Türk hukukunda erken evlilik olarak adlandırdığımız çocuk evliliği konusuna nasıl değinilmiş.

TÜRK HUKUKUNDA ERKEN EVLİLİK

Hemen hemen her hukuk sisteminde kişilerin sahip olabilecekleri veyahut olamayacakları yetki ve sorumlulukları tayin ederken yaş kriterini benimsemiştir.

Yaş olgusunun önemli olduğu bir nokta da evlilik müessesidir. Evlilik yaşı olarak bilinen bu durum Türk Medeni Kanununun 124. Maddesinde’’ Erkek veya kadın on yedi yaşını doldurmadıkça evlenemez. Ancak hâkim, 16 yaşından büyük bir erkek veya kadının "istisnai durumlarda ve çok önemli nedenlerle" evlenmesine olanak dâhilinde ise karardan önce anne ve baba veya vasi dinlenerek karar verir.

Medeni Kanun, bir kimsenin ergin sayılabilmesi için 11. Maddesinde bireylerin on sekiz yaşını doldurmasını şart koşarken, 124. Maddesinde evlenmek için on yedi yaşı doldurmayı yeterli görmüştür. Özetle kanun koyucu evliliğin kişiyi ergin kılar. Yani on sekiz yaşından küçük bir kişinin evlenmesi durumunda bir yetişkinle aynı hak ve sorumluluklara sahip olduğunu hükme bağlamıştır.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 17 Aralık 1954 tarihli ve 843 (IX) sayılı kararında, evlilik ve aile ile ilgili bazı geleneklerin, eski kanunların ve uygulamaların İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nde sayılan ilkelerle bağdaşmadığını belirtmektedir.

‘’Evlenme akdi ancak eşlerin serbest ve tam rızasıyla yapılır.” Devletlerin, diğerlerinin yanı sıra, eş seçimi konusunda tam özgürlük sağlayarak, çocuk evliliklerini ve kız çocukların ergenlik çağına gelm eden nişanlanmalarını ortadan kaldırarak, gerekli olan hallerde uygun cezalar getirerek ve tüm evliliklerin kaydının tutulacağı mülki veya başka nitelikte bir sicil oluşturarak, söz konusu gelenekleri, eski yasaları ve uygulamaları yürürlükten kaldırmak amacını taşıyan tüm uygun tedbirleri almaları gerektiği ‘Evliliğe Rıza Gösterilmesi, Asgari Evlenme Yaşı ve Evliliğin Tesciline Dair Sözleşme ’de teyit edilmiştir.

KÜÇÜK YAŞTA EVLİLİĞİN CEZASI NEDİR?

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2003/1085 Esas ve 2003/2492 Karar sayılı kararda yer alan ‘’… Evlenmesi için izin istenen D.’nin dava ve hüküm tarihinde 16 yaşını bitirmediği… Evlenme izni verilemeyeceği…’’ şeklindeki düzenleme ile de Medeni Kanunun öngördüğü şekillerin haricinde yapılan her evliliğin, hukuken evliliğe değil suça esas oluşturacağı karara bağlanmıştır.

Türk Ceza Kanunu’nun 103. maddesinde “çocuğu cinsel yönden istismar eden kişinin Gelinlik Değil Kefen Giydirilmiş Çocuklar 292 Ankara Barosu Dergisi 2014/1 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacağı” açıkça hüküm altına alınmıştır. Burada çocuktan kasıt, “15 yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklardır.”

Türk Medeni Kanunu’na göre evlenme, resmi makamlar huzurunda yapılacak akit ile gerçekleşebilmektedir. Ne var ki, Türkiye’nin pek çok yerinde resmi nikâh olmadan sadece dinsel tören ile evlilikler kurulabildiğinden, erken yaşta evlilik sorunu çözülememektedir. Dinsel inançların, gelenek ve göreneklerin ve toplumsal yaşam biçiminin dayattığı bu durum, sorunun önündeki en büyük engel olarak durmaktadır.

Bu noktada değinilmesi gereken ve belki de sorunu bir nebze azaltabilecek husus Ceza Kanunumuzun 230. Maddesinin 5. Fıkrasında ele alınmıştır. Bu hükme göre, aralarında evlenme olmaksızın, evlenmenin dinsel törenini yaptıranlar hakkında iki aydan altı aya kadar hapis cezası verilir. Türk Medeni Kanunu’nun emredici hükmü karşısında kanunu devre dışı bırakarak imam nikahı çatısı altında çocuklarla cinsel birliktelikte bulunan kimseler, cinsel suçlar bakımından cezalandırılmalarının yanı sıra bu hükme göre de ceza alacaklardır.

Son günlerde sosyal medyada yer alan ve en önemlisi herkesin hafızasına kazıması gereken husus şudur;

Unutmayın ki; Çocuk gelin/damat yoktur, pedofili vardır! Ve bir erkeği yetiştirseniz adam olur, bir kadını yetiştirirseniz bir nesli kurtarmış olursunuz.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Arşivi