DOLAR 8,4682
EURO 10,0716
ALTIN 493,31
BIST 1.393
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 41°C
Sıcak
Diyarbakır
41°C
Sıcak
Sal 40°C
Çar 41°C
Per 42°C
Cum 41°C

Ufuk Çimen Yazdı: Haktan uzaklaşan anlayış

06.11.2020
A+
A-

2020 unutulmayacak kötü anılar bırakmaya devam ediyor.

Yılın henüz başlarında (24 Ocak 2020) 41 vatandaşımızı kaybettiğimiz, 2 bine yakın yaralının olduğu 6,8 şiddetinde Elazığ/Sivrice depremi.

Bu felaketten yaklaşık 12 gün sonra 4-5 Şubat 2020 tarihlerinde meydana gelen çığ felaketi. Bir ihmalin de sonucu Van-Bahçesaray karayoluna düşen çığ altında kalan 19 vatandaş ve olay yerine müdahaleye giden 20’si güvenlik görevlisi, 2 itfaiye eri olmak üzere toplam 41 ölüm ve 80’nin üzerinde yaralı.

Ardı arkası kesilmeyen felaketlerden bir diğeri de 27 Şubat 2020’de İdlib’de tam 34 güvenlik görevlisinin yaşamını yitirdiği kara haberler dizisi.

Bir yıla yayılan ve biteceği zamanla ilgili bir öngörü bulunmayan koronavirüs belası ile tanıştık Mart ayında.

Mart ayında pandemi ve sıkı tedbirlerle geçen 3 ayın ardından Haziran ayında ikinci aşamaya geçilen süreçte yaşamını yitiren 10 binin üzerinde vatandaş, 2 binlerde seyreden hasta sayısı ve yeniden artan can kayıpları ile yeni bir pik dönemini yaşıyoruz.

Ve doğal olduğu kadar insanların doğal olmayan insanı hatalarla daha çok kaybedildiği İzmir depremi yaşandı 30 Ekim Cuma günü. 114 ölüm ve yaralılar.

Yine aynı teraneler.

Malzemeden çalınarak yapılan binaların depremden daha çok zarar verdiği bir kez doğrulanmasına rağmen; kontrol mekanizmalarını sorgulamayan bakış açısı.

Bizim kara talihimiz.

Çalan müteahhit ile fenni sorumluların gözaltına alınmasına varan süreç; suçu her biri diğerine atarak geçiştirilecek belki de.

Yan yana binalardan biri sağlam dururken diğerinin yerle bir olmasından “”Keşke uyarılar, hazırlanmış raporlar dikkate alınıp çöken binaların depreme dayanıklı olup olmadığı kontrol edilseydi” diyen anlayış.

Bu döngünün kontrol mekanizmasının ağır aksa işleyişi hesap veren yok.

Bir kez daha depremin ortaya çıkardığı ihmaller ve deprem politikasındaki eksikler araştırılmıyor ve olası felaketlerin gerekli önlemler alınarak önüne geçilemiyor maalesef.

Olası depremlere karşı uyarılara rağmen gerekli önlemler alınmıyor, bina onarım ve güçlendirme çalışmalarındaki aksaklıkların incelenmesi bir komisyon oluşturulmuyor.

Ve hatta depremde fingirdeşen dibinde cezalandırıcı aramaya yeltenen ve hatta buna sevinen güruhlar için de bir mekanizma oluşturulmalı.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.