DOLAR 8,6662
EURO 10,3673
ALTIN 496,55
BIST 1.412
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 37°C
Sıcak
Diyarbakır
37°C
Sıcak
Cum 38°C
Cts 39°C
Paz 40°C
Pts 41°C

Çözüm, mümkün mü? – 1

14.06.2019
A+
A-

Geçtiğimiz Mayıs ayında Abdullah Öcalan, avukatları ve ailesiyle görüşmeler gerçekleştirdi.

8 yıl aradan sonra gerçekleşen görüşmenin; Yüksek Seçim Kurulu’nun İstanbul seçimleriyle ilgili kararını vermek üzere olduğu, cezaevindeki açlık grevlerinin sürdüğü, çatışmaların arttığı, Suriye Demokratik Güçleri ile Türkiye arasında görüşmelerin başladığına dair iddiaların ortaya atıldığı bir döneme denk geldi.

Avukatlarla gerçekleştirilen görüşme sonrasında yapılan açıklamanın içeriği de doğal olarak genel durumla paraleldi. Açıklamada, Öcalan’ın toplumsal uzlaşma vurgusu yapması, açlık grevleriyle ilgili çağrısı ve SDG’nin Türkiye’nin hassasiyetlerini dikkate alması isteği göze çarptı.

Zamanlama göz önüne alındığında görüşme ve açıklamalara yüklenen anlamlar çok tartışıldı.

Açıklamaların yenilenecek İstanbul seçimlerinde Kürtlerin oylarının Ak Parti’ye verilmese dahi Ekrem İmamoğlu’na kaymaması için, Kürtlerin tepkisini minimuma düşürme hamlesi olarak yorumlanırken; görüşmenin asıl amacının Suriye’deki gelişmeler olduğu ve bununla beraber asıl gerekçenin ise açlık grevleri olduğuna da vurgu yapıldı.

Elle tutulur ve sevindirici olan tek olgu açlık grevlerinin sonlandırılmasıydı.

Aslında birbirinden bağımsız olmayan birçok hesabın beraber yapıldığı zamanlamaya denk düşen bu girişimle beraber Irak Federe Kürdistan Bölgesi’nde bulunan ve PKK tarafından “Medya Savunma Alanı” olarak isimlendiren yerlere askeri harekâtın başlatılması ise dikkat çekiciydi.

Güvenlik ve siyasi eksende birçok söylemin/pratiğin tüketildiği ve sonuç alınamadığı bir zamanda en azından yeniden demokrasi umutlarının yeşillendiği bu ortamda Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi DİTAM “Toplumsal Barış İnşasında Sivil Toplum Örgütlerinin Rolü: Güney Afrika Deneyimi” başlıklı bir toplantı gerçekleştirdi.

Toplumun değişik kesimlerinin temsilcilerinin katıldığı toplantıya Güney Afrika’daki çatışmaları sona erdiren görüşmelere müzakerecilik eden Roelf Meyer ve Mohammed Bhabha konuşmacı olarak katıldı.

Zamanlaması, yaşananlar gözönüne alındığında dikkat çekici olan toplantıda konuşan Meyer ve Bhabha katılımcılara Güney Afrika’nın çözüm/normalleşme süreci pratiğini anlatırken, sorulara da yanıtlar verdi ve Kürt sorununun çözümü için diyalog önerdi.

Baştan söyleyeyim, toplantıyı basında yer alan haber ve yazılarla izleyebildim.

Deneyimli gazeteci Mahmut Bozarslan, Meyer ve Bhabha’yı şöyle tanıtmış: Ulusal Parti Hükümeti Baş Müzakerecisi olarak Meyer, Güney Afrika ihtilafının çözümüyle yakından ilgilendi. Afrika Ulusal Kongresi (ANC) Baş Müzakerecisi, mevkidaşı Cyril Ramaphosa ile birlikte, Roelf “apartheid” olarak adlandırılan ayrımcılık döneminin sonunu müzakere etti ve 1994’te Güney Afrika’daki ilk demokratik seçimlerin önünü açmaya yardımcı oldu. Cumhurbaşkanı Nelson Mandela kabinesinde anayasa bakanlığı yapan Meyer, Kuzey İrlanda, Sri Lanka, Ruanda, Burundi, Irak, Kosova, Bask Bölgesi, Guyana, Bolivya, Kenya, Madagaskar ve Güney Sudan’daki partilere danışmanlık yaptı.

Mohammed Bhabha ise eski bir milletvekili, nitelikli avukat ve deneyimli müzakereci. Demokratik Güney Afrika Konvansiyonu’ndaki (CODESA) Afrika Ulusal Kongresi (ANC) ekibinin bir parçası ve daha sonra son Güney Afrika Anayasası ile ilgili anlaşmaların bir parçası olarak görev yaptı. 1994 yılında ilk demokratik parlamentoda senatör olarak atandı ve Anayasa İşleri Seçme Komitesine başkanlık etti. 2001 yılında Mpumalanga’da bir İl Yerel İdare Bakanı (MEC) olarak atandı. 2004 yılında kamu görevinden ayrıldığından bu yana çeşitli bakanlıklara danışmanlık yaptı ve halen Kooperatif Hükümeti ve Geleneksel İşler Bakanı. Bhabha, Kenya, Güney Sudan, Madagaskar, Sri Lanka, Yemen, Filistin, Bahreyn ve Zimbabwe’de geçici ve anayasal destek projeleri üzerinde çalıştı. (Devam Edecek)

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.