DOLAR 8,5776
EURO 10,1384
ALTIN 499,06
BIST 1.352
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 41°C
Sıcak
Diyarbakır
41°C
Sıcak
Sal 40°C
Çar 39°C
Per 40°C
Cum 40°C

Yusif Bedîrxan yazdı: Aşı’nın tarihi ve karşıtlığı üzerine – II

08.07.2021
A+
A-

Britanya Büyükelçisinin eşi İstanbul’dan Londra’ya götürüyor

  1. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Britanya büyükelçisinin eşi Leydi Mary Montagu, bu hastalığı hem kendisi geçirmiş, kardeşini de bu hastalıktan dolayı kaybetmişti. bağışıklama (variolizasyon) denen işlemi gözlemleyene kadar Çinli doktorların yöntemi Batı’ya taşınamadı.

Leydi, İngiltere’de henüz yapılmayan çiçek aşılamasının Osmanlı’nın başkenti İstanbul’da yaygın olduğunu görünce 1718’de küçük oğlu Edward’ı aşıtlattı. Londra’ya döndükten sonra bu işlemi bizzat tanıttı; üç yaşındaki kızına halkın gözü önünde aşı yaptırdı. Başlangıçta, çoğu Britanyalı doktor, bu uygulamayı köylü kadınların başvurduğu “Doğulu” bir kocakarı ilacı olarak gördü.  Ancak Kraliyet Doktorlar Koleji Başkanı HansSloane, uygulamanın “insanlık için önemli ilerlemeler yaratacağını” söyledikten sonra İngiltere’de de çiçek bağışıklamasının önü açıldı.

 

Aşıya karşı ilk direnç

Uygulama Britanya ve kolonilerinde yayıldıkça direnç gösterenlerin sayısı da artmaya başladı. En dikkate değer direnç, 1721’deki çiçek hastalığı salgınında Massachusetts kolonisinde, Boston’da ortaya çıktı.

Kolonyal Amerika’daki en önemli entelektüel figürlerden biri olan ve gençken tıp okumuş püriten papaz CottonMathervariolizasyon yöntemini şiddetle savunuyordu. Ancak çok az Bostonlı hekim, Mather’a katılıyordu. Boston’daki 10 doktordan yalnızca biri, bu riski almaya istek duymuştu. Diğer hekimlerse Mather’ı ve savunduğu uygulamaya şüpheyle yaklaşıyordu. Hatta bazıları Mather’ın “kötü niyetli ve suçlu” olduğunu söylüyordu. Mather’ın penceresine tuğlalar fırlatanlar ve ona “çocuk katili” diyenler oluyordu.

Bu uygulama, Tanrı’nın iradesine saygısızlık olarak görülmüştü. Buna göre kimin çiçek hastalığına yakalanacağını, kimin hayatta kalacağını ve öleceğini yalnızca Tanrı belirlemeliydi. Böylece aşıya yönelik ilk direnişin temeli kültürel önyargı ve dinsel inançla atıldı.

 

İnekler veilk modern aşı

1790’ların sonunda, çiçek hastalığı Avrupa’yı harap etmiş, yılda yaklaşık 400 bin kişinin ölümüne yol açmış, sayısız kişinin sakat kalmasına neden olmuştu. Ancak Boston’daki dirence rağmen bağışıklama 18. yüzyılda yaygınlaştı. 14 Mayıs 1796’da ise çok önemli bir deney yapıldı ve modern aşı ortaya çıktı.

İngiltere’nin Berkeley, Gloucestershire kasabasında çalışan Dr. Edward Jenner, kasabadaki bağışıklama işlemi sırasında ilginç bir keşfe imza attı. İnekleri sağan sütçü kızlar, işlemden sonra hiçbir yan etki göstermiyor, hastalığa yakalanmıyor ve yine de bağışıklık kazanıyordu. Bu kızlar doktora sıklıkla hasta hayvanları sağarken sığır çiçeği kaptıklarını söylüyordu. Bu sayede Jenner, aşılama için çocukları doğrudan çiçek hastalığına maruz bırakmak yerine çok daha hafif bir hastalık olan sığır çiçeğini kullanmanın mümkün olabileceğini düşündü.

Hipotezini kanıtlamak için bir deney tasarlayan Jenner, sütçü kızlardan Sarah Nelmes’in kolundaki sığır çiçeği yaralarından aşı maddesi oluşturdu ve 14 Mayıs 1796’da James Phipps isimli bir çocuğu aşıladı. Deney işe yaramıştı. Phipps, doğrudan çiçek hastalığına maruz kalmadan bağışıklık kazanmıştı. Böylece çiçek aşısı ortaya çıktı.

Bununla beraber modern aşı terimi kullanılmaya başladı. İngilizce’de aşı anlamına gelen “vaccine” kelimesi, Latince’de “inek” anlamına gelen “vacca” sözcüğünden türedi. Böylece inekler, isimsiz kahramanlar olarak aşı tarihine geçti.

 

Dünyada ilk kanun; Osmanlı Aşı Nizamnamesi

1801’de, yani Jenner metoduna göre çiçek aşısı uygulaması başladıktan üç yıl sonra Osmanlı Devleti’nde aşı resmi politika haline geldi. Çiçek aşısının uygulanması için 1885’te bir kanun çıkarıldı. Teyit’in aktardığına göre “Çiçek Nizamnamesi” adı verilen kanun, dünyada ilkti ve kanun uyarınca aşı yaptırmayan kişiler askeri ve yatılı okullara alınmıyordu.

İlerleyen yıllarda nizamnameye, yeni doğan bebeklerin aşılanması, çocuğunu aşılatmayan ailelere ceza kesilmesi gibi maddeler de eklendi. 1915 tarihli son nizamnamede ise Osmanlı Devleti’nde yaşayan herkese 6 aylık, 7 yaşında ve 19 yaş sonuna kadar olmak üzere üç defa aşılanma mecburiyeti getirildi. Ancak bu esnada Jenner’ın inekler sayesinde yaptığı buluş, Batı’da yıllar sürecek bir tartışmanın fitilini ateşlemişti. Yarın: İlk aşı karşıtları ortaya çıkıyor

 

 

 

 

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.