
Yûsif Bedirxan
Yusif Bedîrxan yazdı: Sağlığa üvey evlat muamelesi
Foto: Arşiv
Diyarbakır’da sağlığın lokomotifi üç hastaneden söz edebiliriz. Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Gazi Yaşargil ve Selahattin-i Eyyubi Eğitim Araştırma Hastaneleri.
Her üç hastane tüm olumsuzluklara rağmen iyi hizmetler sunmanın gayreti içinde.
Buralarda olabilecek ufak bir aksilik, sağlık zincirini olumsuz yönde etkileyecek bir darbe demek.
Burada değineceğim Gazi Yaşargil’in durumu.
Hastane, tek başına yılda 2 milyon hastaya poliklinik ve acil bölüm hizmeti veriyor. Sanırım bu sayı pandeminin etkilerinin de azalması ile artarak devam edecek.
Okuyanlar ve ilgili yetkililer bilir; 12 Nisan’da gazetemizin internet sitesinde Gazi Yaşargil’de röntgen için aylar sonraya gün verildiği ile ilgili bir haber yayınlandı.
Haberde hastalara radyoloji ile ilgili birimlerde ileri tarihlere gün verildiği ve mağdur olan özellikle kritik durumdaki hastaların, özel sağlık kuruluşlarında fahiş fiyatlarla sağlık hizmeti almak zorunda kaldığı vurgulanmıştı.
Sorunun kaynağı ise ilgili birimlerdeki hem kullanımdaki hem de yedekte bulunan cihazlarda arızalar olduğu ve giderilmeye çalışıldığı yönündeydi.
Aradan geçen yaklaşık iki haftadan sonra sorunun aynı şekilde üstelik diğer birimlerde de sürdüğü ile ilgili şikayetler almaya devam ettik.
Şöyle ki ultrason için 2 ay, MR için 4 ay, kolonoskopi ve endoskopi için de Eylül ayına kadar gün verildiği ile ilgili bu şikayetler; bölgenin ve hatta ülkenin gözbebeği konumundaki bir kentte yakışmıyor.
Durumu acil ve kritik olan ve özellikle erken teşhisin çok önemli olduğu hastalıklarda ölüme terk etmekle eş anlamlı bir durum var ortada.
Şunu başta belirtmekte fayda var; bu sadece hastane yönetimi ile ilgili bir sorun değil.
Hastanenin bağlı bulunduğu Bakanlık, kentin vekilleri ve sağlıkla ilgili sivil toplum örgütlerinin duyarsızlığı da bu sorunun başlıca sebepleri.
Kentin vekilleri kısır çekişmeler içinde ve kentte varlıkları ile yoklukları adeta hissedilmiyor.
Hiç ihtiyaç yokken yardımlarla milyarlar dökülerek yapılan devasa yapılara, kimi yerde kamusal desteklerle para harcanacağına; neden kent insanının can alıcı problemi, sağlık alanına harcanmaz diye soracaktır kent seçmeni!
…
Ortaya çıkan bu olumsuz görüntünün kazananı şüphesiz özel hastaneler. Orta sınıf ve üzerine hitap eden para tuzağı bu kuruluşlara kimi hayati önemdeki hastalar gidebilmek için borçlanıyor.
Eğitimde olduğu gibi sağlıkta da eşit ulaşım hakkı yok.
Yurttaşlar kamu hastanelerinde istedikleri hizmeti alamadığı için bu kertede özel kuruluşlara mecbur bırakılıyor.
“Bunun rövanşını kent seçmeni sandığa saklıyor” diye uyaralım.
Yusif BedÎrxan yazdı: Siirt’ten öteye bir manevi haz
30 Ekim 2024 Çarşamba 00:25Yusuf Bedîrxan yazdı: Basının zorlu sınavı; Narin
11 Eylül 2024 Çarşamba 00:10Yusuf Bedîrxan yazdı: Instagram neden kapandı?
07 Ağustos 2024 Çarşamba 00:10Yûsif Bedirxan yazdı: Diyarbakır’da neler oluyor?
15 Temmuz 2024 Pazartesi 00:10Yusuf Bedîrxan yazdı: Üslup meselesi mi, yoksa…
27 Haziran 2024 Perşembe 00:20Yusuf Bedîrxan yazdı: Ne kadar güvenebiliyorsak…
20 Mart 2024 Çarşamba 00:10Yûsif Bedirxan yazdı: Ekonomik Buhranın Panzehiri Üretimdir 2
08 Şubat 2024 Perşembe 00:10Yusif Bedirxan yazdı: Ekonomik Buhranın Panzehiri Üretimdir 1
07 Şubat 2024 Çarşamba 00:20Yusif Bedirxan yazdı: Kim ne dedi?
03 Şubat 2024 Cumartesi 00:10Acısını suya akıtan belgesel; Herkes Toprağa Gömülür Ben Suya
28 Kasım 2023 Salı 00:01




Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.