Dolar 12,8809
Euro 14,5314
Altın 738,13
BİST 1.809
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 16°C
Parçalı Bulutlu
Diyarbakır
16°C
Parçalı Bulutlu
Sal 16°C
Çar 12°C
Per 12°C
Cum 12°C

Ufuk Çimen yazdı: DEDAŞ mı büyük, devlet mi?

11.11.2021
A+
A-

Mardin’de 50 bin çiftçiyi ilgilendiren elektrik sıkıntısı üzerine Dicle Elektrik Dağıtım A.Ş. (DEDAŞ) Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Atalay şöyle bir açıklama yaptı: “Borcunu ödemeyen çiftçilerimizi uyarıyoruz, şimdiden ekin ekmeyin, bizim size elektrik verecek gücümüz artık yok”

Bu ne anlama geliyor?

Tek kelime ile hukuk/devlet tanımamazlık.

DEDAŞ’ın benzer uygulamaları, özelleştirme sonrası neredeyse basamak basamak hayata geçirdiği bu uygulamalar; kendine tanınan iltimasların bir sonucu.

Devletin kendine yük gördüğü perakendeciliği, halkı ikinci plana atarak hayata geçirmesinin karşılığında oluşan bir hukuk var.

Mealan ‘Sen beni bu yükten kurtar ve bana istediğim parayı ver; ben seni her şekilde kollarım’ anlamına gelen bir durum söz konusu.

“Ekmeyin, elektrik vermeyeceğiz” hukuk tanımaz anlayışı; güncel olarak Mardin’i sonrasında Diyarbakır, Urfa, Siirt, Batman ve Şırnak’ı da içine alan bir söylem.

Aynı anlayış DEDAŞ’ın kapsama alanı içindeki altı ili ilgilendiriyor.

Ve bu sözler ‘sözün varacağı yer öngörülmeden öylesine pervasızca kullanılıyor ki anlayan büyük bir dehşetle anlıyor da, anlamayan şaşkın şaşkın bakıyor bu patavasızlığa.

Mesela bu bölgenin olmazsa olmazı buğday birçok ürünün hammaddesi olarak karşımıza çıkıyor.

Özellikle ekmek tüketiminin fazla olduğu ülkemizde buğday hayati önem taşıyan bir tahıl. Bu sebeple ülkenin birçok kısmında buğday yetiştiriciliği yapılıyor. Aynı zamanda makarna, pasta, bisküvi gibi yan sanayilerde de buğday hammadde olarak kullanılan bir tahıl. Bu sebeple tüketimi de oldukça fazla.

Türkiye 2000 yılında 92 milyon dekar alanda buğday ekimi yapılmış. 2017 yılında eksilerek 77 milyon dekar alanda buğday ekimi yapan Türkiye bu süreçte 49 milyon ton buğday ithal etmiştir. Karşılığında ise 13 milyar dolar ödemiştir. Bu sebeple buğday üretiminin daha da artırılması gerekliliği görülmüştür.

Buğday ülkemizde olduğu kadar dünyada da birçok insanın gıda ihtiyacını karşılanması için oldukça büyük bir öneme sahip bir ürün.

2017 verilerine göre buğday ekiminin ve verimlinin en çok olduğu illere bakalım; Konya, Diyarbakır, Ankara, Şanlıurfa, Tekirdağ, Mardin, Yozgat, Adana, Çorum, Sivas olarak sıralanmaktadır.

 

İlk 10 il içinde üç il DEDAŞ’ın yetki alanında.

Ve buğday üretiminde bu üç ilin eksi de kalması sizce ne anlama gelir?

Birincisi Türkiye buğdayda daha fazla dışa bağımlı olur, ikincisi iç piyasada birçok ürünün hammeddesi olan buğdayın azlığı arz talep üzerinden piyasada manipülasyona neden olur.

Ve bunun halka, üretim yapana zararını ve son olarak devlete olan maliyetini bir düşünün…

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Üreticilerimizden ricam tek karış boş arazi bırakmadan tarlalarını ekmeleri…’ ve Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin  ‘…maliyetlerdeki artıştan endişe etmeyin, gönüllerinizi ferah tutun ve tohumu toprakla buluşturun’ konuşmalarını yanyana koyduktan sonra; Kendi kurumuna zarar gelmesinde kime gelirse gelsin diyen ve kendini devletten büyük gören bu kuruma, devletin vereceği bir cevap yok mu? Diye sormak hakkımızdır herhalde.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.