Dolar 8,8647
Euro 10,3847
Altın 497,00
BİST 1.379
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 24°C
Gök Gürültülü
Diyarbakır
24°C
Gök Gürültülü
Cts 27°C
Paz 29°C
Pts 32°C
Sal 33°C

Ufuk Çimen yazdı: Biri yer biri bakar; kıyamet ondan kopar

24.08.2021
A+
A-

Türkiye, yer altı ve yer üstü zenginlikleriyle gerçekten kendine yetebilecek bir ülke.

Gerek tarımda ve gerekse ekolojideki yanlış politikalarına rağmen zengin tarım çeşitliliği, hayvancılığı zengin maden kaynakları ile göz kamaştıran bir ülke.

O kadar zengin ki bile-yanıla yapılanlar, felaketler; zenginliğinden çok şey alsa bile hala ayakta durmayı başarabilen bir ülke.

Bunu neden hatırlatma gereği duydum?

Sayıştay Başkanlığı’nca 2017 yılında hazırlanan ve sansürlenen ‘Üniversite Hastanelerinin Mali Yapılarının Sürdürülebilirliği Konu Denetim Raporu’nda ortaya çıkanlara rağmen bir ülke ayakta kalabiliyorsa; gerçekten zengin bir ülkedir.

Düşünün; Sayıştay, kanser ilaçlarının gümrükten giriş fiyatı ile Türkiye’de satış fiyatı arasında 46 kat farkı tespit ediyor; Şirketlerin gümrükten giriş fiyatı ile izin verilen nihai satış fiyatları arasında yüzde 4 bin 530 kârı bulunduğuna dikkat çekiyor.

Bu durumda en büyük zararı bir devlet kurumu olan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) görüyor.

Bunu ortaya çıkaran CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz,  raporun kamuoyundan gizlendiğine ve yayımlanmadığına dikkat çekerek “Rapor hasır altı edildi. Sansürlendi. Gümrük giriş fiyatı 200 – 300 TL olan kanser ilaçlarını hastanelere 20- 30 bin TL’den satmak büyük bir soygundur” diyor ve ilgili tüm sorumlulardan tık yok.

Sayıştay’ın raporuna bakalım!

Raporun “ilaç ve medikal ürünlerin gümrükten giriş fiyatlar ile nihai satış fiyatları arasında yüzde 4 bin 530’lara varan fahiş kârların olması” bölümünde çarpıcı tespitler var.

Yapılan incelemelerde ithal ilaçların gümrükten giriş fiyatlarının takip edilmediğine dikkat çekilip, “Depocu giriş fiyatlarının gümrükten giriş fiyatı olarak kabul edilmesine rağmen bu ilaçların gümrükten gerçek giriş fiyatlarının Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu ile SGK tarafından bilinmediği tespit edilmiştir” deniliyor.

Sayıştay, 41 firmanın 2017 yılında ithal ettiği ilaçların gümrükten giriş fiyatlarını Ticaret Bakanlığı’ndan temin ettiğine dikkat çekerek en pahalı beş ilacın gümrükten giriş fiyatları ile izin verilen Türkiye satış fiyatlarıyla karşılaştırıldığını aktardı.

12 ilacı ithal eden firmalar ile bu ilaçları satın alan firmaların yüzde 90’ı aynı firma

Yapılan incelemede Sayıştay, söz konusu ilaçların gümrükten giriş fiyatları ile Türkiye’de izin verilen nihai satış fiyatları arasında 46.3 kata varan farklar tespit etti. Yani fiyatlar arasında yüzde 4 bin 530 kâr marjı var. 12 ilacı ithal eden firmalar ile bu ilaçları satın alan firmaların yüzde 90’ın aynı firma.

İlaçların genellikle kanser tedavisinde kullanılan ilaçlar ve “bu ilaçların pahalı ilaçlar olması nedeniyle kâr marjlarındaki çok küçük bir farkın bile hastanelere ve SGK’ye çok büyük maliyetle getiriyor.

Şimdi sormak lazım: Sayıştay’ın kamu adına yaptığı bu denetim neden gizleniyor?

Buna kim göz yumuyor, kim kazanıyor, kim kaybediyor?

Ve bu ülke tüm bu olumsuzluklara rağmen ayaktaysa; sizce de gerçekten zengin bir ülke değil mi?

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.