DOLAR 7,8433
EURO 9,5220
ALTIN 460,96
BIST 1.325
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 16°C
Az Bulutlu
Diyarbakır
16°C
Az Bulutlu
Cum 15°C
Cts 15°C
Paz 14°C
Pts 14°C

Tecrit Günleri

07.11.2020
A+
A-

Pozitif çıkan Koronavirüs testi sonrası temaslı hastalar 14, bulaş yoluyla virüs bulaşanlar 10 gün evde karantina sürecini geçiriyorlar.

Peki, nasıl geçiyor bu süreç?

 

Hastalar harantina sürecini, evde başka hasta yoksa ayrı bir odada tamamlamak zorunda.Aynı evin içinde farklı odalarda yaşamak zor olsa gerek. Bir çoğu da bu dertten mustarip. Aynı evde aile bireyleriyle, özellikle çocuklara dokunamamak, görememek, yemeğin kapının önüne bırakılması zor. Tam bir tecrit süreci.

Başlı başına psikolojik bir baskı.

 

Birçok kişi için bu süreç tedavi süreinin en büyük sıkıntısı.

Gazetemiz yazarlarından Mehmet Sebih Altun da geçtiğimiz günlerde aynı sorundan muzdarip 14 günlük karantina sürecine alındı.

Altun, sürecin ilk günlerini ele aldığı sosyal medya paylaşımında şöyle yazmış:

“Evin içinde hapiste yaşıyorum sanki. Karantina da bedenim. Beynimin hücreleri gün sayıyor yazarak. Dilimin sessizliği kalemime mürekkep, duygularımın haykırışı beyaz sayfalara sayı olmuş adeta.

Boğazımın ağrısı geçmedi bir türlü. Yutkunmak bir yudum suyu bile işkence haline getirdi. Göğsüme nefes aldıkça camlar batıyor sanki. Bedenimin her hücresi isyanda. Üzerimden kamyon geçmiş gibi. Kemiklerim bedenimin ruhunu teslim edecek gibi.

Evin bir odası hücre gibi bana. Kitaplar tadını yitirmiş. Aklımda kalmıyor bir tek cümlesi. Okuduğuma anlam veremiyorum. Bedenimin sızısı beynimi kemiren bir fare gibi. Ne yazdığım ne de okuduğum unutturmuyor bana.

Prensesim güzel kızım sarılmak istiyor. Hastayım Birtanem diyorum ama kabullenemiyor.

Dışarı çıkamamak derin nefes alamamak belki de sıradan bir gün için bile şükretmek gerektiğini hatırlattı. Suyun bile tadı yok dilimde. Ne yemekler, ne meyveler ne de çay tat vermiyor. Kokular uzaklaştı burnumdan.

İlaçların ardı arkası kesilmiyor ama faydası yok. Tüm hücrelerim direniyor.

Sabır belki de bu günler için varoldu. Atlatmak zor ama imkansız değil bilirim.

Duanıza ihtiyacım var. Hepinizi seviyorum.”

Zor bir süreç.

Hastalık dipte yatan hastalığa ve vücut direncine göre farklılık göre farklılık gösteriyor.

Kimisi çok ağır geçirirken, ayakta atlatanlar da var.

En azından yoğun bakımda geçiriyor olmamak sevindirici.

En az iki aydan beri yoğun bakımda olan insanları düşündükçe, evde ağrıyla geçirmek daha iyi olsa gerek.

Bu ve benzeri karantina süreçleri ile ilgili haberler fazlasıyla yazıldı. Hepsi de uyarı niteliğinde.

Dikkat etmek, kurallara uymak önemli.

Birçoğu imkanlar dahilinde kendi elimizde.

Çemberin gittikçe daraldığı bu süreçte, biraz daha dikkatle bu süreci kazasız belasız atlatabiliriz.

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."