DOLAR 8,3335
EURO 10,0306
ALTIN 478,83
BIST 1.345
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 27°C
Açık
Diyarbakır
27°C
Açık
Cts 30°C
Paz 30°C
Pts 32°C
Sal 28°C

Tahir Elçi: Bazı yaralar zamanla iyileşmez…

30.11.2019
A+
A-

Ben ahir zaman diyorum yaşadığımız günlere…

Tahir Elçi işte böyle bir zamanın iz bırakanlarından. O yüzdendir ki 4. Ölüm yıldönümü sosyal medyada trend topic oldu.

Binlerce paylaşım oldu, güzel insana güzel yazılar yazıldı.

Sözlerin tükendiği, yetmediği bir ruh haliyle bir kaçını paylaşarak yad etmek istedim.

@yuksekkahve: Tahir abi hep Yüksek Kahve’nin tarafında oldu ve olmaya devam ederdi.

@MSTanrikulu,”meclis taxi” adlı tv programındaki görüntülerle şöyle yazmış:

#TahirElçi’nin yokluğunda zaman çabuk ama bir o kadar da ağır geliyor.

Daha dünmüş gibi bu yaşadıklarımız.

Gazeteci Murat Bayram’ın “Tahir Elçi Nezaketi” yazısından: Elçi herkesin aklına farklı geliyor olmalı. Benim aklıma her şeyden önce nezaketi geliyor. Evet Türkan Elçi haklı, ona ceket çok yakışıyordu ama üzerine en çok oturan onun nezaketiydi. Bana bıraktığı en büyük miras o nezaketiydi. Hala hatırladıkça ruhumda bir şeylerin arındığını hissediyorum.

Kim yazmış hatırlamıyorum ama en etkileyicisi olacak ki başlığa da onu yerleştirdim: Bazı yaralar zamanla iyileşmez…

Ve Türkan Elçi’nin ‘Kış Uykusundan Uyanmak yazısından bir alıntıyla bitireyim:

Sonra bunun bir rüya olduğunu, sabah bu rüyadan uyanacağımı düşünmeye başladım. Sabah kalkacak Tahir’e belki de bu rüyayı anlatacaktım. Belki de kıyamayıp anlatamayacaktım. Rüyadır kandırmacası üç gün sürdü, gitti. Gece hafiften bir kar yağdı, kış erken gelmişti ve toprağın altında onun üşüyeceğini, soğuğu hiç sevmediğini düşünmeye başladım. Erken gelen kışın soğuğu gibi erken gelen ölümün acısıyla ürperdim. Artık rüya olduğu oyunundan vazgeçtim. Çünkü bir günde binlerce insan “başın sağ olsun, başın sağ olsun” cümleleriyle karşıma dikiliyordu…

Yusuf Hayaloğlu’nun bir şiiri ile bitirmek anlamlı olur:

Birer yolcuyduk aynı ormanda kaybolmuş

Aynı çıtırtıyla uyanan birer serçe

Hep aynı yerde karşılaşırdık tesadüf bu

Birer tomurcuktuk hayatın kollarında

Birer çiğ damlasıydık

Bahar sabahında gül yaprağında

Dedim ya;

Hiç yoktan susturuldu şarkımız

Yüreğim kanıyor yüreğim kanıyor

Bitmeseydi…

Bitmeseydi bizim öykümüz böyle

Göğsüm daralıyor

Yüreğim kanıyor

Olmasaydı sonumuz böyle.”

YAZARIN EKLEMİŞ OLDUĞU YAZILAR
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

"Bu internet sitesi, Avrupa Birliği’nin maddi desteği ile oluşturulmuştur ve sürdürülmektedir. İçerik tamamıyla diyarbakiryenigun.com sorumluluğu altındadır ve Avrupa Birliği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir."